Gruptaki kızlardan biri hepimizden küçük ,ama her anlamda küçük bi kız. İnanılmaz sevimli bir yüz(en fazla 14 yaş) 1.45 civarı boy ve sevimli bir çocuk sesi. Üniversiteyi görmeye meraklı kardeşimiz gibi yanımızda dolanıyor. Herkes bize bakıyor nedense koridorlarda yürürken. 2. haftasında yanıma alıp küçük kardeşimi!!! kitap alışverişine Kızılay’a gidiyorummm. Ne de olsa ben yabancıyım şehirde. Arama tarama derken bir kitapçıya giriyoruz , arkadaşım kitabın ismini ve yazarını söylüyor dükkân sahibine. Babacan ve oldukça sevimli adamcağız inanılmaz sevimli ve en çocuklu sesiyle “naaapaacaksıın bakim sen kitabı, ablan için mi istiyorsun?” diyor. Tabii benim pörtlek gözler daha bir pörtlüyor , şu meşhur msn iconu var ya.( :| ) Hah aynen öle oluyorum. “hayır benim kitabım, kendim için istiyorum” diyor. Adam bin bir kez özür dileyerek, bana bakarak üzgün bir ifadeyle bizi uğurluyor.
Okulun ileriki dönemlerinde tabi arkadaşımızın bir not tutma canavarı olduğu ortaya çıkıyor. Herkes onun için deliriyor dolayısıyla. Çok popüler. Hatta bir seferinde sınav öncesi hazırlanırken ezber ders özürlü bana çalıştığı yerleri özetlerken (ben de kitap takip ediyorum ) nokta ve virgül dediğine şahit oluyorum.(şaka değil) Bu olaydan sonra ipler biraz kopuyor tabi. Hocalardan biri daha sonraki sohbetlerimizden birinde itiraf ediyor. “yaa ben sizin kardeşiniz zannediyordum, sonra not tuttuğunu gördüğüm de çok şaşırdım”
Biz bir türlü alışamıyoruz ama kardeşimiz kendisiyle barışık ve bu durumlara alışkın. Gruptaki arkadaşlarımızdan biri ameliyat olmuş. Biz de ziyaretine gidiyoruz. Odasına girdiğimizde pek seviniyor. Ama onu kontrol için gelen hemşire bizim kadar keyifli değil. Arkadaşımıza bakıp “ buraya çocukların girmeesi yasaaaak “ diyerek bir çığlık atıyor. Hep bir ağızdan koro halinde “o çocuk değil bizim arkadaşımıııız” diyebiliyoruz sadece.






