27 Ocak 2009 Salı

synchronicity(eşzamanlılık)


hayır delirmedim böle bir başlık atmak için...google da yazarken bile zorlandım...ama okudğun kitabın daha başında hönnk die böle bi kelimeyle karşılaşınca yazman mecburiyetinde kalıyorsun...bide İ. Oktay Anar'ın kitaplarını böle google başında okumuştum....süper osmanlıca kelime dağarcığı yapmıştım...harikadır kitapları...

neyse...araştırdım...bu aralar kuantum fiziğine sardım...kelimeyi yazdığımda the police grubunun albümünü buluyor yoğun olarak ama önemli bi anlamı varmış kelimenin...paylaşalım görelim:)

carl gustav jung’un “meaningful coincidences-anlamlı tesadüfler” olarak da adlandırılan teorisinin adıdır. “together in time-zamanda beraber” olarak açıklanabilen bu teoride jung “anlamlı tesadüfler”i evrende gerçekleşen tüm olayların birbiriyle anlamlı bir şekilde ilişkilendirilebileceği düşüncesinden hareketle açıklamaya çalışır.

jung bu noktada kant’ın noumena* (e.g. things-in-itself) ve phenomena* arasında nedenselliğin farklı işlediğini anlatan fikirlerinden yararlanır. daha farklı bir deyişle “anlamlı tesadüfler”de de tıpkı noumena’da olduğu gibi bilinen anlamıyla bir nedenselliğin varlığından söz edilemez. bu yüzden synchronicity, olaylar arasındaki bağlantı algılanabilir, nedensel ya da “phenomenal” olmadığı halde anlamlı olduğu düşünüldüğü zamanların yarattığı terörden kurtarır bizi. bu konuyla ilgili olarak literatürdeki en ilginç örneklerden birini ünlü fizikçi richard feynman “eminim şaka yapıyorsunuz bay feynman” adlı yarı-otobiyografik kitabında vermiş.

feynman’ın ilk karısı veremden öldüğünde yatağının başucunda duran, kendisinin hediye ettiği ve o dönemde pek her yerde olmayan bir dijital saat ölümle eşzamanlı olarak durmuş. tasadüf feynmanı son derece etkilemiş, ancak daha sonra hemşirenin ölüm anında saati kontrol etmek üzere eline aldığında hassas düzeneği etkilendiği için durduğunu düşünerek kendini rahatlatmış. feynman tüm hayatı boyunca saatin ya tamamen basit bir düzenek sorunu nedeniyle ya da tamamen olağanüstü bir tesadüf sonucu durduğundan bir kez bile şüpheye düşmediğini anlatıyor. evet bir tesadüf ama tamamıyla anlamlı bir tesadüf.

Jung, EZ’lı olayların tümünün, iki zihinsel durumu içerdiğini düşünüyordu. Biri, o an birey hangi faaliyetle meşgul ise onun sonucu olan sıradan zihin durumu, diğeri; bir arşetipin harekete geçirilmesinden ileri gelen olağan dışı zihin durumları. İkincisi bilinç dışıdır. Jung EZ olayının üç şekilde olabileceğini ifade eder:

1.Belirli bir psişik içeriğin, kendine tekabül eden ve kendisiyle eş zamanlı olarak meydana gelmişçesine algılanan nesnel bir süreçle rastlaşması

2.Öznel bir psişik halin, aşağı yukarı eşzamanlı olarak, fakat uzakta oluşan, eşzamanlılık niteliğe sahip, nesnel bir olayın aslına uygun yansıması olduğu daha sonra anlaşılan rüya veya görüntü ile rastlaşması

3.İkinci şıkka ek olarak, algılanan olayın gelecekte oluşması ve şimdiki zamanda sadece, kendisine tekabül eden bir rüya veya görüntü ile temsil ediliyor olması şeklindedir.

EZ ile ilgili en mantıklı açıklama Hines’ten gelir. Hines, bu durumu, yalnızca “yapıcı/constructive, seçici bellek ve algı” olarak değerlendirir. Ve gerçekten de daha fazlası değildir. EZ olayı bir augmentum ad personam’dır. Yani, kişinin ya da kişilerin öznel bir takım deneyimlerinin ya da eğilimlerinin kanıt olarak öne sürüldüğü yanıltıcı akıl yürütme biçimidir.

7 yorum:

  1. Tebrikler. Her ne kadar doğu bunları biraz daha farklı algılasa da bir insana dair kelebek etkisinden söz etmek her an mümkün...

    YanıtlaSil
  2. hiç yorum yapılmamış bir yazımı bulmuşsın negzeel:)

    YanıtlaSil
  3. Belki de tek güzel yazın olduğu içindir:p

    YanıtlaSil
  4. terbiyesiiiizzzz:)))

    YanıtlaSil
  5. Beni Fransız mürebbiyeler yetiştirdi. Ankara'nın soğuk katolikliği ile yesari(tuzsuz) şimdi bana saygısız demek de...

    Ben ise saygımı mohti Lazlar dan aldım.:)

    YanıtlaSil
  6. bi sn bi sn.. bütün yazılar mı okundu..şifrelerim çözülmeye başlanmış..:))) saygımız aynı yerden geliyorsa ıslak odun nedir bilirsin sen :)))

    YanıtlaSil
  7. Bütün yazıların 29 harf ve dekoratif* bir işlevsellik içeriyor.

    Islak odun ile alakalı çağrışımım : Hızlı koşabilirim yakalayana aşkolsun.

    *Mesleki :)

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!