26 Şubat 2009 Perşembe

beni kategorize etmee...(yazının başıyla sonunu da bi tutturabilsem:)

Yine oldukça sakin bir gün….dolayısıyla bu sakinlikte sakin sakin bir yazı yazsam...şölee edebi bir şeyler…yaa yok ben hep böle masada karşımda biri varmış da onunla sohbet ediyormuşum gibi yazmaktan kurtulamayacağım…asıl ilginç olan eğer karşımda ilgimi çeken biri yoksa, ya da varsa bile böyle konuşmam ki…sanki kendi kendime daha çok eğleniyorum ...fark ettim ki artık çok daha az konuşuyorum…daha çok susuyorum…daha çok dinliyorum…bazen çok sıkılıyorummm…bu anlamda bu blog bana yarayacak…

Hey benim bir konum var…onunla ilgili yazacağım ama daha giriş bölümünü bu kadar uzatırsam yazı nereye kadar uzar bilmiyorum…sohbet bölümünü kapatıp yazı bölümüne geçiyorum...uyumaa yaa…kaldır başını masadannn..aşkolsunnn:(

Bir cümle kurdu aşk mağduru bir arkadaşım…durum biraz karışık olsada terk ettiği sevgilisinin ardından “ikliminin uyduğu insanı bulmak çok zor, onunla aynı iklime sahiptik”

İklim…insan…sahip olmak…karmaşık biraz…insanların iklimleri onların kişilikleri demek değildir…kişilik bambaşka bir şey…nedir iklim o halde…nasıl olur iklimler…gözlemliyorum sadece…benim fikirlerim bunlar…

Her zaman söyleriz değil mi…insanlar çeşit çeşit…kimse kimseye benzemiyor…yada kategorize ederiz…erkeklerin hepsi aynı…hayır kadınların hepsi aynı…sanki hepsi aynı tornadan çıkmışlar gibiii…hepimiz özel hissetmek istediğimiz için de nefret ederiz kategorize edilmekten…beni çok sinirlendir ama başkalarına benzetilmekten dolayı değil…işin kolayına kaçmaktır genellemek…karşınızdakinin ayrıntılarını görmek zor ve meşakkatli gelir çoğunlukla…sadece kadın-erkek ilişkileri için söylemiyorum bunu…her ilişki için…halbuki gerçekten ayrıntılarda çok güzel şeyler bulabilirsiniz çoğu zaman…kadın, erkek , genç, yaşlı hiç fark etmez …ayrıntıyı görmek ve en azından görebilmek için çaba sarf etmek gerekiyor sanırım…çünkü hiç kimse herkese aynı şeklide davranmaz…birinin davranış şeklini belirleyen birazda sizsinizdir…biraz değil sanırım…çoğunlukla… karşınızda ki insanın size davranışını, yaklaşımını siz belirlersiniz demeye çalışıyorum…kişilik bozukluğu yoksa tabii o kişide… her şeyin olduğu gibi insan ilişkilerinin de çok çabuk tüketildiği ve fast food tarzı ilişkilerin ortasında çok iddialı laflar bunlar sanıyorum…

Aslında iklimlerinden bahsedecektim insanların…kendi gözlemlerime göre…bu yazının değil bir sonrakinin konusu olsun bakalım…ben birkaç ayrıntı yazacağım sadece…benim görebildiğim , herkesin kendine göre görebilmesini dilediğim ayrıntılar…

Mesela;

Babam ve ilginç şekilde amcam uzun süre ayrı kalmışsak beni gördüklerinde gözleri dolar…ben fark etmemiş gibi yapar dikkatimi başka yöne veririm,kimse görmez ve fark etmez, bu aradaki duygu yoğunluğu hiç yokmuş gibi yapılır…şakalar esprilerle geçiştirilir… bi curcuna alır başını gider…

Annem ilgimi çekmek için genellikle çok tepki gösterir önemsiz bir konuya…tek istediği onunla ilgilenmemdir halbuki…bunu çok sinirlenip bana bağırarak gösterir…çok özler genelde…

Teyzem de annem gibidir…Lazlıktan mı gelir bilmem ama bana çok kızar çoğunlukla…ama bilmediği bir şey var ki ;ben bilirim kızmasının nedenini… kendimi aşmam ve gerçek gücümü , yeteneklerimi fark etmemi istemektedir aslında…

Abim ve ablam uzak olsalar da sürekli hissediyorum ki beni düşünüyorlar…arkamdan iş çevirirler ve benim ağzımı kerpetenin açmayacağını bildikleri için sorup soruştururlar bi derdim bi sıkıntım olup olmadığını etraftan…

Özel bir insan yok şuan hayatımda …ailesi her zaman özel davranır elbette insana …Yada ben çok şanslıyım bilmiyorum…Ama günlük karmaşanın içerisinde geçen zaman fark etmeyi zorlaştırabililiyor…”kapılıp gitmek suyun akışına” hoşlanmadığım bir tabir nedense…her anı kapılmadan hissederek yaşamak gerektiğine inanıyorum….yapabiliyor muyum?-Hayır ne yazıkki…

Her anı dolu dolu yaşayabilmeyi diliyorum…başarabilmeyi ya da…

İklimlerine göre insanları bir sonraki coğrafya dersinde inceleyeceğiz:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hadi söyle söyle!