8 Şubat 2009 Pazar

delilik yerçekimi gibidir...



yok yoook...insan dediğin öyle durup dururken delirmiyor...herşeyin bir sebebi vardır diye boşuna dememişler...

sen al beni...ameliyat et...sonra 4 gün yatakta geçirt...bu arada burnundan nefes aldırma...sonra 5. gün çook normal bir şekilde hayata dönmemi bekle...yoook doktor yoook...ararım ben seni pazarın kör saatinde...dua et evine gelmedim...yarın gelip dikilicem kapına...

neyse...

şimdi şöle ki; efenim öle bünye alışık değil uzun süreli uykuya , yatak istiharatine filan...bu burundan nefs alamama konusu pek bir sinir bozucu zaten...manyaklık bende...oturup ağızdan da nefes alamazsammmm, böleeee boğazımdan delik açacaklarını filan hayal ettim...grey's anatomy beni bu hale getirdi biliyorum...

bu arada can sıkıntısından film izleme olayında ipin ucunu fena kaçırdım...bu filmleri izleme fırsatım olacağını hiç tahmin etmezdim...masum masum duruyorlardı...nasip iştee...

bu arada dengeli dengesiz uyanmalarım dolayısıyla blog kayıtlarına yeni eklenen yazıları sıcağı sıcağına takip ettim...çok eğlenceli...genellikle yeni yazılar gece geç saatlerde ekleniyor...



bir iki film yorumu yazıp bitiriyorum...

1408: korku filmiymişşş...pırtttt...hiç sevmedim...John Cusack genel anlamda sevdiğim bi oyuncu ama bence identity en iyi gerilim filmiydi...böle içi kötülük dolu otel odaları filan bizi germezzzzz:)

A home at the end of the world: imdaaattt...bu film hakkında yorum bile yapamıcaaaammmmm

Music and Lyrics: galiba ben romantik komedi insanıyım...izliyorsun...gülüyorsun..unutuyorsun...sinirlenmek yok...gerilmek yok...ohh missss...

Deception:vallaa filmin başında iki yakışıklı adam görüp aldanıyorsun...Hugh Jackman ne kadar da güzel gülümsüyor ama...ama albette bu gülüşün ardında bi bit yeniği olduğunu da seziyorsun...severim gerilim korku filan ama etkilemedi...izlenebilir(havaya girip yıldız filan verirmişim:))

The Dark Knight: bence en iyi batman filmiydi...yazımın başlığında da anlaşıldığı üzere..."delilik yerçekimi gibidir...sadece hafifçe itmek yeterlidir"
ben şöle sorarım hakedene " deliğin tanımını bilir misin?" "aynı hareketleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemek, deliliktir"
bir de jokerin "durdurulamaz bir güçle , hareket ettirilemeyen güç" teorisi ilginç...yine biraz uzatmışlar...ben hasta be yaşlanmakta olan bi insanım ....olmuyoo yaniiii:)

Slumdog Millionaire: ödüllü film düşmanı olan beeeen, ilk defa bir filmin ödülü hakettiğini düşünüyorum...bence çok güzel...filmin başından beri " ne biçim hint filmi bu yaa...kimse neden dans etmiyorrrr" dedim dedim...erken konuşmuşum filmin sonunda gördümmm:)

farkettim de galiba o kadar da abartmamışım....aaa pardon birde Lost'un kaçırılan son iki bölümü ve Fringe'in son bölümü var...Fringe saçmalamaya mı başladı ne...ne o öle kirpi adamlar filan...

ayyy haklılar gelibaaa...ameliyattan sonra hiç eğlenceli biri değilim...bişiy oldu bana...burnum acıyor filan ama yani deeee...geçecekkk , hepi geçecekkkkkkk:(((

not: hiç okyanus görmedim ama, Ankara'nın ortasında okyanus suyuyla boğulmak üzereyim.stop

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hadi söyle söyle!