24 Şubat 2009 Salı

...gitmek.

Alıp başımı gitme krizim baş gösterdi yine. Belediye otobüsünde otururken bile düşünmeye başladım “bu yol hiç bitmese, saatlerce gidebilirim şu anda”diye.Elbette herkese olur biliyorum. Ama benim bunu istememi gerektirecek dertlerim, tasalarım, beni sıkan bir ailem, bunalımlarım filan yok şu sıralar. Sadece çok sıkıldım ve odamda tek kaldığım tüm o saatler boyunca bile kendimi yalnız hissedemiyorum.

Geçen gün kuzenime “şölee tek başıma bir studio daireye çıkmak filan istiyorum” dedim. “Kimseye söyleme lütfen. Sadece bir düşünce şimdilik. Şu krizi atlatsak biran önce, çünkü tek başıma karşılayamam şuan”. Yani evde zaten 3 kişi yaşıyoruz neyime studio daire anlamadım ama kesinlikle şiddetli bi istek. Anahtarı çıkarmak evime girmek , evde o an kimsenin olmaması, dilediğimi yapmak , dilemediğimi yapmamak filan. Neyse , kuzenimden gelen tepki şuydu “heyy harika olur , hatta ben de katkıda bulunurum sana, bi kısmını öderim. Ara sıra kaçacak yer olur. Annem de gelir bazennn……” böle uzarken durdurdum ve dedim ki “sanırım ben en başta senden gizlemeliyim bu fikrimi” :))

Daha sonra aklıma otel fikri geldi. Bi otele 2 gün rezarvasyon yaptırsam, alsam kitaplarımı bilgisayarımı, kapatsam telefonumu 2 gün çıkmasam. Daha az masraflı olur hem, hem de bir kutu kola bir telefon uzaklığında:)

Bunalım belirtisi gibi görünebilir ama değil. Gayet iyiyim.vallaaaa. Sorunsuz şu sıralar hayatım. Maddi kaygılar hariç. O tüm ülkenin ortak derdi. Yapılabilecek çok fazla bir şey yok. Ama benim gerçekten dış etkilerden uzak, özel bir zamana ihtiyacım var. Sorumluluk olmadan,tanıdığım hiçkimseyi görmeden, sadece kendime ayıracağım zaman diliminden bahsediyorum.

Bu arada elbette biliyorum gitmek aslında sadece mekan değiştirmek...Sonuçta bu beyin aynı şekilde çalışmaya devam ediyor, bu kalp yine aynı şeyleri hissediyor.Benimle birlikte onlar da değiştirmeyecek yerlerini.Ama ben onları bir düzene sokmak için gitmekten bahsediyorum.Kaçmak değil amacım.Kaçacak birşey yok.Kendimden kaçamadıktan sonra...

Çoğu insan benim sahip olduğum şahsi alanın , kisişel zamanın onda birine bile sahip değilken neden böyle bir şey istediğimi çok düşündüm. Ama benim etkilenme alanım yakın çevremle sınırlı değil. Tuhaf bir yapıya sahibim sanırım. Ya da derdim yok nasıla diyerek kendimi amme hizmetine adadım. Benden kilometrelerce uzak bir hüznü bile dert edip, kafaya takmaktan bahsetmiyorum, ciddi anlamda mesafeleri aşıp ondan etkilenebiliyorum. Yakınımdakilerin etkilerini düşünemiyorum bile. Bu da bende , içimde biryerlerde karmaşaya neden oluyor.Gerçek duygulardan uzaklaştım, sadece 24 saati bitirme derdindeyim. Hisleri, gerçekten hissetmeyi özledim. Akış dedikleri şeye kapıldım ama arkama doğru baktığımda kendimi görüyorum sanki. Hiç haraket etmeden dikilmiş bekliyor. Tuhaf tuhaf ama bir o kadar da anlamlı bakıyor uzaktan gözlerime.

Yani aslında karıştım bu sıralar. Dengemi bulmam gerek ve biraz uzaklaşmak her şeyden ve herkesten. Enerji mesafe tanımıyor çünkü.

Yine kar yağmaya başladı. Her şeyin üzerini örtmeye yetse keşke.

6 yorum:

  1. ne zaman gerçekten sağlam bir nedeni olmadan hayatıma nankörlük ettiğimi düşündüğüm şeyler geçse kafamdan,başka bir deyişle rahat batsa ya da kaşıntı tutsa, bütün bunların hep menstruasyon dönemine ait hissiyatlar olduğu ortaya çıkar.
    arkasından da rahat be "ohhh beeee" çekerim.
    bu hormonlar var ya bu hormonlar...
    belki seninki de?..

    YanıtlaSil
  2. winstonum wolfummm...o rahat batması bende aylık değil günlük yaşanan bir rutine döndüğü için bu sefer farklı olduğunu hissediyorummm...
    yarım saatte bir ruh hali değişen bir gen taşımaktayım ve sorumlusunu da gayet iyi biliyorum...
    yaş kemale eriyor ve bir iç hesaplaşma dönemi yaklaşıyor gibi...hakkımızda hayırlısı:))

    YanıtlaSil
  3. yazın cok güzel olmuş, brava ;)

    bu arada yorumCvp copyPaste:

    yesari blog isinin sadece bağlantı kısmından anlamıyorum. Senin sadece bir yazını okudum canım ve ben bağlantı vermedim, zira bilmediğim birşeyi veremem .)
    ama elbette yapmışta olabilirim bilmeden, seni takip edicem goruntude kalmadan, sozZ. eminim sevicem ;))

    kisses

    YanıtlaSil
  4. tedbili mekanda ferahlık vardır sözü bir yana,ben hangi belediye otobüsünde bu düşüncelere daldığınızı merak ettim.misal bir topkapı-tuzla otobüsüne bindiğinizde,hakikatten yol bitmiyor yahu.

    YanıtlaSil
  5. lolla,teşekkür ederim:) ben de anlamıyorum inan..o yüzden sormak istedim..ben memnunum bağlantı olayından...

    sami; otobüs yolculu Ankara'da pek uzun ve meşakatli değildir.15 dk sürer benim eve yolculuğum...(ne acı değil mi:P)

    YanıtlaSil
  6. :))))) amannn amannn...nasıl sevdim birden kutup iklimli Anlara'yı....uuuuuu....nasıl güzel bi şehir burasıı:D

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!