23 Mart 2009 Pazartesi

sezon açıldı...bismillahhh...aaa bide mim:)

hani meşhur "leyleği havada görmek" deyimi var ya...haahh...işte o leyleği ben her bahar başı yakalayıp, aslında uçamayan bir kuş olduğuna ikna etmeye çalışıyorum...."aslında sen bir penguensin, aslında penguensinnnnnnnn, huuu kimee diyoruummm"...bi durrrrr, otur oturduğun yerdeeee di mii...ama yokkkk...sırfff desinlerr diyeee uççç sennn...sırf desinleerrr...."aaaa leyleği havada gördümmmm,tüm yıl geziceeemm...hehehe" iyi halt ediceen...

bahar başladığı zaman benim şehirler arası seyahatlerim de başlar...ailenizden uzaksanız mecbursunuz bir yerde...ama benim durumum daha karmaşık...3 ana nokta var...aynı anda olmak istediğimmmm...ama olamazsınız elbette...yani istemek başka olmak başkaaa...

bu haftaki duurağımıııııııııııııız:P....baba ocağıydı...
aslında 3 ana nokta aynı coğrafi bölge içerisinde olduğundan bazen hafta sonu katettiğim yol km olarak abartılabiliniyor tarafımdannnnn...bu hafta sonu start aldı bu yolculuklar...artık havaların ısınmasını bekleyemeyecektim çünkü görev beni çağırıyordu...hafta sonu benden 2 yaş küçük!!!!! kuzenimin sözü vardı ve beraber büyümemiz dolayısıyla onu yalnız bırakmamam gerekiyordu...(pek girmiyorum bu konulara hiç ilgim alakam olmaz...maksat kalabalık, herkesi bir arada görmek, gülmek eğlenmek hasret gidermekkkk)...bu vesileyle şehirden uzaklaşmak ve büyüdüğüm şehre gitmek pek bir cazip geldi...yolcukuk yapmak ben istediğim de keyifli...her ne kadar toplu taşımayla aram iyi olmasa da bu sefer herşey çok güzeldi...ve Ankaradan uzaklaşmak kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi geldi:)))



genellikle gelen gidenin çokkkk ve yol üzeri gideceğim yerlerin aynı istikametteoluşu nedeniyle otobüs yolculuğunu çok sık yapmama gerek kalmıyor...okul zamanıda böyleydi...sevmiyorum pek otobüs yolculuklarını...nedeni ise otobüs yolculuklarında hiçbir şekilde uyuyamıyor olmam...en son Antalya yolculuğunda tüm dengem altüst oldu ve töbeee dedim...töbeee....neyse...zaten öle uzun uzun yolculuklar değil benimkiler...uyumadan da dayanabiliyorum...ama bizim oralara giden otobüs firmalarına birşey olmuş...illa beni uyutacaklar...otobüsler değişmiş...şu kamil koç gibi tek kişilik koltuklardan türemiş...çift kişilikler acaip rahat...yanındakinin cinsiyetini bile öğrenemeyebilirsin o kadar yanii...alakan yok kimseyler...ben konuşmayı seven birinin yanına oturmak isteyeceği türden biri değilim...kusura bakmasınlar...asosyal olmayı kabul ediyorumm....konuşmayın benimle...konuşmayın huleyyynn...

kuzenimi aradım yola çıkmadan, organize etmek için"-ben gittiğimde evde olll"...oda "ohh ne keyif, sen zaten buraya gelirken ve giderken dinleniyorsun""senin tatilin bu" dedi...haklıda...çok keyifliydi...kitabım, i-pod ve şekerlerim çok mutluydukkk...ama muavin ve yanımdaki arkadaş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim...sanırım 5-6 kere dokunarak veya aynı cümleyi 3 kere takrar ederek ilgimi çekmeye çalıştılar...ama sabırlıydı muavin allahı varrr...her seferinde gülümsüyordu...naapsın kulağında müzik kitabına gömülmüş birine zorla kahve servisi yapmak her baba yiğidin harcı değil...en son "valla hiçbirşey istemiyorum...valla bakk" dedim de benden ümidi kesti...ama ne gıcıktır yaa...yok o yok bu yok şu...

tabii benim bir yerde sabit durabilme sürem 2 saatle sınırlıdır...ben yerimde kıvranmaya başlamıştım ki mola verdik ve ben kendimi arkadaki boş koltuklara attım...

neyse yok hoş güzel de ....gittiğimde kalabalık toplanmıştı zaten...herkes şehirler arası artıkkk..toplanınca kimin ne dediği anlaşılmıyor...sadece çok güldüğümü hatırlıyorum...gerçi biz hep çok gülüyoruz...ama aklımda kalan cümler ikiz halalarımdan birinin damadın ananesine "teyze gülseneee biraazzz...ödüm kopuyoo senden "demesiydi...ben kopmuşum....zavallı kadın önce şaşırdı sonra gülmeye başladı...:))

akşam bizim kızlar(kuzen sayısı oldukça fazla) beraber kaldık ve yapmadığımız dedikoduları yaptıkkk...bi sürü fotoğraf çektik...pazar günü hava biraz daha güzel olsaydı buraya eklemek için bir kaç resim çekecektim...ama ne yazıkki çok yağmur vardı...aslında dönmek bu yüzden biraz daha kolay oldu...Allah güneşli havalar için şimdiden bana yardım etsin...hiç dönmek istemiyorum o zamanlar bu şehre...bir resim ekliyorum güneşli havalarda çekilmiş...anlayın haaalimiiiiii:((

pazartesi sabahın kör saati bindiğim otobüste aynı muavinin olması ve kendisinin bana 0(sıfır) ilgi göstermesinin kötü birşey olduğunu hiiiiiiiiiiiç düşünmüyorum...çok güzeldi çoooooooooooooo

haaa bir de; dönüşte tam gişelerden sonra bir leylek gördüm...yerdeeeeee;)...ikna edenden Allah razı olsun:))

bu arada mimlenmişimmm...tam bir blog "dropofblood" beni mimlemiş...lakaplarla ilgili...lakabınız nedir...sanırım böyle birşey...çok fazla yok denilebilir...en geneli ismimin kısaltılmış hali...ama çok çocukken takılan "bulaşık" herkesin bildiği ve muhabbetini yaptığı bir lakaptır...nedeni hep yara bere , kir pas içinde bahçeden içeri girmemem olabilir...sonra "ukela" der kuzenlerimden biri...gelinim"cadı görümce" derr...(ben de ona cadı gelin)...hocalarım "bay başkan" derlerdi...ya da soyismimle çağırırlardı....aaaa amcam geldi aklıma....çocukken sürekli o işe giderken bahçede görür bağırırdım balkondannn..."kepçe kulaaaakkk"...oda bana "çekiç kafaaaa"derdi...hergün yeni birşeyler bulur ve güne böle başlardıkk...çekiç kafayım ben yaniii:))

bu arada dijital kelebek bugün aynın mim için mimlemiş...ona da cevap vermiş oldum sanırım....


şimdilerde de "yesari" diyor herkes:)

2 yorum:

  1. Yerinde durmuyorsun yani, fıldır fıldır geziyorsun. Seni lan yandı :) Bu arada muavinden ne istedin, çocuk işini yapıyor etme eyleme yazıktır.
    Çekiç kafa, hımmm, kafa mı atıyordun millete?

    YanıtlaSil
  2. dur yaa...daha başlamadık bile...muavindeen birşey istemedim o sürekli ne istediğimi sordu:)) çay mı kahve mi mevye suyu mu kek mi kolanya mı...
    çekiç kafa şekil bozukluğu getirmesin akıllara, aklımıza gelen en kötü kelimelerdi onlar...amcamın bana ne demesini bekiyordun ki:))

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!