3 Mart 2009 Salı

teğet geçmişmişşşş...geometrisi kaçtı acabaa bu başbakanın???

Böyle bi sıkıntılı hava var…yazmak gelmiyor içimden…herkesin sorunları maddi şu sıralar…çok aşk acısı duymuyorum…yok o öle dedi, bu böyle yaptı gibi anlamsız konuşmaların içinde de bulmuyorum kendimi…ben zaten yapmam da hani bana da yapılmıyor artık:P

Herkes benim dediğime geldi…(nasıl egoo amaaa) her zaman bana derdim olup olmadığını soranlara derim ki “ Sağlık ve maddi sıkıntı yok..gerisi dert değil zaten”.Ama genelde bunları da söylemem o ayrı konu. Yani şimdilerde insanlar gerçekten dertli ve bu genele yayılmış durumda. Hiç ekonomik çıkarımlar yapıp finansal analizler üzerinden konuşmayacağım. Okul zamanında bile sevmezdim, şimdi hiç işim olmaz.


Kriz bana neler öğretti???

Bir kere boş boş AVM gezmemeyi, o mağaza senin bu mağaza benim aylak aylak dolaşmamayı öğretti. Hatta kuzenimle Zara’da dolaşırken (%870 İndirim ne demekkk yaaaaaa) “hemen koşarak buradan uzaklaşıyoruz” dedim be çıktık mağazadan. Yani ben sanırm son 3 aydır hiçbirşey almadım. Ama bunun için ciddi çaba sarfediyorum.

Kredi kartı kullanmamayı öğrendim. Hatta kredi kartım olduğunu unutmayı.

Yemek sipariş ederken keyfime ve damak zevkime göre değil, cebimdeki paraya göre tercih yapmayı öğrendim. Yok efendim öle bol keseden saçmak.

Dışarıdaysam; “Nasılsa birazdan dönücez, evde yeriz” demeyi öğrendim.

Dışarıda daha az vakit geçirmeyi, evde kendime daha çok zaman ayırmayı öğrendim.Ev oturmalarını özlediğimi fark ettim.

Şehir içi yolculuklarda (aciliyet yoksa) taksiyi değil, dolmuşu tercih etmeyi öğrendim.(hehehe…hiçbir yere tutunmadan yolculuk yaptım 40 tane akrabamla!!!!. Çünkü düşeceğiniz , yamulacağınız bir boşluk yoktu:))

Cebinde 20 ytl varken, yarı yarıya paylaşmayı öğrendim.

Patronumdan şunu duydum “50 milyon değerinde şirketim var ama cebimde 50 Lira yok” Büyük başın büyük derdi olurmuş, bunu fark ettim.

Ailenin ne demek olduğunu tekrar öğrendim.. Ailesinden uzak yaşayan biri olarak zaman zaman iletişimde sorunlar yaşasak bile her zaman benim yanımda olduklarını hatırlattılar bana. Abim resmen teşkilat gibi çalışıp , ordan buradan bilgi toplayarak benim kredi kartı borçlarımla sorunlarım olduğunu öğrendi, kredi çekti kendine ve borçlarımı ödedi. Bu yüzden utancımdan kredi kartım var demeye bile utanıyorum. Babam da aile olduğumuzu ve bu tür zor zamanlarda birlik olup sorunu olan kimse o sorunla hepbirlikte baş edeceğimizi söyledi. Yani ben bu krizde aslında ne kadar şanslı olduğumu bir kez daha anladım. Kendime çıkarmam gereken dersleri de tek tek çıkardım. Umarım bu derslerden bi kez daha sınıfta kalmam.

Uzun sözün kısası azla yetinmeyi, çoğun kıymetini bilmeyi öğrendim.

Ankara memur kendi denir durulur.Biraz küçümsenerek belki. Ama açıkçası eğer İstanbul’da yaşasaydım sanrım her şey iki kat daha zor olurdu benim için diye düşünüyorum. Çünkü Ankara’da bir otobüs kartınız varsa tüm günü dışarıda cebinizdeki 20 Lira ile geçirebilir ve hatta yemek yiyebilirsiniz.Ama sanırım İstanbul’da buna “mucize” diyorlar.

Umarım herkes için bazı şeyler olumlu katkılar da sağlamıştır bu kriz dediğimiz meret. Bazılarımı “Hani bardak” diyebilir ama ben hala bardağın yarısının dolu olduğuna inanıyorum.Ve herkesin krizin olumsuz etkilerini en kıza zamanda atlatmasını diliyorum.

11 yorum:

  1. aferim sana yesari. Kızım zaten ne işin var AVM’de ya, o kadar seri sonu ve defolu ürünler dururken, yapma böyle şeyler.
    Kredi kartını valla ben de unuttum. Maaşı komple yatıyorduk. Ben de kafeteryalar çok para verdim. Adamlar artık beni görünce, aman efendim diye başımda dikiliyorlardı.
    Patronun doğru söylüyor. Benim bir arkadaşımın, çalışanına para verirken, eve ekmek götüremediğini biliyorum.
    Ben de çok şey öğrendim, valla elektrik parasını yarı yarıya denk getirmeyi öğrendim.
    Bu arada seni takdir ettim, hangi şıktı o? :) Dur bakim yorumuna, evet b şıkkıymış.

    YanıtlaSil
  2. sana cevap vermiyorummmm...hıhhhh

    YanıtlaSil
  3. :) Çok hoş yazmışsın yine..

    Herşey bir yana, aile kavramı sanırım boyle günlerde daha bir önplana çıkıyor.. İşte buna seviniyorum..

    YanıtlaSil
  4. tabiki öyle...aile çok önemli...ama benim için zor bir deneyimdi..biraz gurulu muyum yok sa aileme yük olmak çok küçük yaşlardan beri rahatsız eder mi desem...gelmişsin 28 yaşına, çalışıyorsun, o borçları yapmasını biliyorsun...ama sonra "ödeyemedim bana yardım edin"...gerçekten yazması kolay ama pek kolay değil benim için...elbette hayatımda "kaya" olarak nitelendirdiklerim ailem...ama insan yine de ailesine bile olsa güvenmeyecek bu dünyada...haddini bilecek...
    bu uzun bi konu...benim için meşakatli ve zor geçti o anlamda...ama çok özel ama gerçekten çok özelll bir ortama , aileye , yetişme ve yaşam koşullarına sahibim...ve bunun için herzaman şükrediyorum...

    YanıtlaSil
  5. çok güzel yazmışsın, çok doğru demişsin.
    ya bugün ayrı bir duygusallık var bende galiba, duygulandım yazını okurken de..
    aslında çok düşündürücü şeyler bahsettiklerin, o yüzden katılıyorum demekten başka bişey diyemiyorum, daha doğrusu gerek yok.

    YanıtlaSil
  6. canım pervane...duygulanman normal...aile söz konusu olunca iş r gözyaşı rengine dönüyor biraz...

    YanıtlaSil
  7. Güzel bir yazı. Yüreğine sağlık. Bugün bloguma yazı yazmayacaktım. İçimden gelmemişti ama senin bu yazını okuduktan sonra içimde birden bişi kabardı ve bu konu ile ilgili bende bir yazı yazmak istiyorum ve blogumdayım...

    YanıtlaSil
  8. Ben bu krize, geçen sene Nisan ayında tutuldum.Çalıştığım firmaya özel, bir kriz boy göstermişti.

    O tarihden beridir (10 ay) yaklaşık olarak yukarıda yazdıklarını yapmaktayım.Bireysel krizim önce başladıysa da, safsata söylentilerle global hal alan korku insanların içinde yer edindi.

    Ne diyelim, herkese Allah kolaylık versin.

    YanıtlaSil
  9. tebrikler öncelikle..çok iyi özetlenmiş burada Ankara ve İstanbul arasındaki mucizevi fark:)gidecegin yere yürüyerek gitme gibi bi gayetin varsa,20 ytl ile de bütün günü kotarabliyosun,yapanlar var bilirm,ögrenci insanı işte:)istanbul koynunda yılarca yasayıp bir yerlere cıkmayanların aksine,çok güzel yerler keşfediliyo bu sayede ayrıca.)elinde iyi bir makina varsa bir de,mucize kareler yakalaman an meselesi:)

    YanıtlaSil
  10. yorumlarınız için teşekkür ederim...Erkan;yazını okudum,çok güzel. tebrik ederim

    Erdal bey; sadece amin diyebiliyorum dileğiniz için...çok zor bir dönemden geçiyoruz ve henüz bir umut ışığı görünmedin.

    sevgili monochromatic ; öncelikle hoşgeldin...yorumun için teşekkürler...ama inan öğrenciyken herşey çok kolaydı...özellikle Ankara'da öğrenci olmak biraz sıkıcı olsa da kolay geçer , pek sıkıntı yaşamazsın...öğrenciyken cebimde daha çok parayla dolaşırdım:))
    fotoğraflar konusunda haklısın, ben çok severim...fırsat buldukça çekerimmm...

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!