20 Nisan 2009 Pazartesi

çöp şiş..çöp ev..çöp cin ali...çer çöp...

nasıl uyuz görünen ama keyifli bir pazar geçirdim...şehir dışına çıkmayı düşüyordum ama pazar sabahı o kadar üşendim ki...şu grip illeti yüzünden hafta içi yeterince dinlenememiş olmamın acısını güzelim güneşli pazar gününden çıkarttım...tüm gün yatak ,tv odası, mutfak üçgeninde geçti...ilaçlarımı aldım...bilgisayarımı kucağıma,çayımı sehpama koydum...film izledim...blog okudum...tv de iğrenç programlar izledim...uyudum...kalktım...uyudum....tekrar kalktım...evdekiler şehir dışında olduğu için yediklerimin bulaşıklarını bile yıkamadım...akşama doğru mutfak kapısında o yıkamadığım birkaç tabağı görünce gözümde canlandı 2008 yazı...ve derhal bulaşıkları yıkadım, yerleri süpürdüm, tozları bile aldımmm...uuuuu..

neden bu telaş dersenizzz...(dersiniz dersiniz:))

bazen insana bir kişi yeter...gönül ister ki aşık olduğu insan olsun o...ama öyle olmuyor her zaman...ben de bir kuzen varrr...dostlar başına...yazın ev ahalisi yazlık yolunu tutunca ben koca evde tek kalınca İstanbul’dan kuzenim geldi benim için (benim için demem gerekiyor burdaa:D yok yok gerçekten benim için)...geldiler diyelim aslında...o ve 3 bavulu....bavullardan biri tanesi sadece ayakkabı dolu...
bizi boş bir odaya koysalar bile biz yine de eğleniriz güleriz nasılsa dedik...başladık yaşamayaaa...(yaşamak denirse elbettee)

hatırlayabildiklerim...

bizim oturma odasında bi L kolduk vardır...L nin bir tarafında kucağında bilgisayar ben, diğer köşesinde o...birbirimizle msn den konuşacak hale gelmişsiz...yolda bile L şeklinde yürüyecektik artık...bi akşam tembellik diz boyu...bitmişim...bizimki keyfi varsa, zorlarsam işe geliyor...gelmiyorsa evde pinek halde...ben akşamın bilmem hangi saati eve geliyorumm...evin erkeği modu…eve ekmek getiriyorum sanki…hay allammm…aman yarabbiii…. çöp evvv...alışık değilim ki...insan zannediyorki iki hatun evi her daim temiz tutarız...gül gibi geçinirizzzz....ama ne zormuuşş hem çalışıp hem ev ile ilgilenmekkk...

bi akşam L koltuk.... "-kak kız su getir" "- hayatta getirmem bana ne" ...yarım saat sonra..."-kız öldüm ya susuuszluktan" "- ablacım hadi sen büyüüümsün bi meyve suyu gazuz mazuz kap gelll".."cıxxx şimdi kim kalkıpp ta mutfa gidicek"...3 saat sonra.."ya yesari sen küçüksün küçükler su taşır ya a aaaa hadi amaa"..."abla ölsemde beni kaldıramazsın mutfak çok uzakkkkk"....5 saat sonraa...vücuttaki su oranı gerçekten düşer küçüklükten şansızım ya iş başa düşer büyük bir efor sarfederek..."ablacım ben mutfa gidiyorum hakkını helal et heee"...derim... yanıt.. "yürü git yesari kızım, şimdi kim helal edicek ya çok uzun bi cümle"..."kak hadiii"

yaa geçtiğimiz yaz Ankara bence yüzyılının en sıcak yazını geçirdi...hergün tekrar edilen cümle..."şu mağazadan kullanılmayan klimayı getirsek miiii"...."evet evet bugün söyleyelim Emre'ye getirsin onu muhakkak...ararız servisi kurar"..."tamam"....ama hergüün...sadece cümle halinde kaldı.... en son bir çarşafı ıslatıp yattığını fırçayı basmıştım...hasta olacaakkksıııınnnn.....gebereceksin manyaakkkk"...ertesi gün kim çarşafı ıslattı dersinizzz!!!

evin her yerinin kadın kıyafetleriyle dolu...mutfak ve kolidor hariççç...alış veriş manyağına dönüşmüş iki insan görünümlü canavar (aahhhh ahhh o zamamlar kriz mi vardııı) iki yatak odasını yatacağımız bölümler hariç açık pazara çevirmiş...her yerr her yerr etiketi üzerinde çeşit çeşit kıyafett...yahuu 15 çift ayakkabı aldıkkkkkkk...hala aklıma geldikçe “o ben miydim” diyorum...şaka gibiii...ama vallaa çok güzel indirim vardııı...yanii, ucu açık ve bir kez bile giymediğim o çizmelere(şahikaa modeli) nasııılll intiyacıım vardıı ama nasıııllll!!! işte soru bu "nasıl"....bana onu nasıll aldırırsın yaa...benim tarzım mı o...bak yine aklıma geldi...Zee her gördüğü yerde o çizmeleri soruyor banaaaa...ayyy...sakin olmalıyımmmm....

sabah kalkıp işe gidiceeez... soru "ayy bugün ne giysekk" "ne demek ne giyseeekkkk...."ne" ne demek...gir odaya kendi kendine konuş be kadın...geç şu yığının karşısına ve karar ver hangi kombinasyonu seçeceğine ...hepsi gözünün önündeee"daha varlığından haberdar olmadığımız parçalar var orda...

asıl bomba şu...bi mağazadayız(marka da vermemek gerke…sonra laf oluyoo:D)...yine alış veriş turu...hava o kadar sıcak ki evde bizimki çıplak gezecek utanmasaa...(hayıırr okuyucu hayal etmee...kes şunuuuu)...bana reyondan birşey gösteriyor..."-yesari bak çok güzel...çok rahat ve hafif bir şeye benziyor...çok ucuz...sana da alalım mııı" ben şöle bir gösterdiği bez parçasına bakıyorum "-hayır iyiyim ben böle..."diyorum...
akşam ede...bizimki duştan çıkmış rahat!!! bez parçasını giymiş içerden bağırıyor...."-ayy kızımmm keşkee sende alsaydıın...bu gerçeeeektennn ama gerçekten çok hafifmiş....
hafif dediği kıyafeti tarif ediyorum...elinize mini tulum şort alınız ve onuuu göğüs hizanızdan göbek deliğinize kadar makasla carrt kesiniz..şöyle göğüs göbek deliği bi ortaya çıksın..arkadan bakıldığında ise şortun string haline gelmiş olduğunu düşünün koca bi popo yüzünden..hehhh bu bizimkinin rahat anlayışıı..eee rahat tabi kızım, çünkü kral çıplakkk )) bizimki üstünde bişi var sanıyorrr oysa kadın şefffafffff..ama para verdiya üstünde bişi var sanıyor..ve her adımında göğüslerden biri dışarı bizimki gir emri veriyor ....kolidorda gülmekten yere yapışmış bennn...

zaten koridordan fırlattığı ayakkabının eşini bulmak için seke seke dip odaya gitmeye çalıştığı manzarayı unutmuyorummm...
ikimizde de "abi" fobisi var...evde iki kız olduğumuzu bildiği için onun abisi benim kuzenim olan abimizzzz nadir akşamlarda uğruyor bize ...bir akşam arıyor"kızlaar yemek var mı"..."honkkk...yemek miii....eee kem kümm....yook...ama ayarlarız birşeyler....ne zaman geliyorsun"..."gelirim 1 saate kadar"...L koltuğa lehimle yapışmış biz 1 saat içerisinde nasıl çoşku ve heyecan içerisinde evi silip süpürüyoruzzzz ama nasıll....kıyafetlerin olduğu odalar hariçç ortalık normal insan yaşam alanı şekline giriyor...gösterdiğimiz performansa biz bile şaşırıyoruz be gelen misafiri güler yüzle kapıda karşılıyoruz...makarna suyu ocakta…ortalıkta teknoloji ile ilgili hiçbir araç gerek yok...kitaplar serpiştiriyoruz etrafa...bir iki işle ilgili doküman...gayeett masumuzzz...

evde yemek yaptığımıza dair hatıralar için zihnimi zorluyorum ama cıxxx...cümleelr ve kelimeler var akılıma gelen..."kızımm çok acıktıım""ne yiceeezzz""bi yemek yapmadıın mı bütün gün evdee"...meyve , içecekeler!!!,kuruyemiş filan net kafamda da....sanmıyorum ya...daha çok şunlar var..."acıktım""kebap49""kafemiz"coconut""mangal""burger king"tunalıya inelim mii"...bunlar yemek isimleri olamaz değil mi:S...neyse....hatırlayamadım...ama aç kalmadıkkk onu biliyorumi…ev yemeği hasreti nasıl bir şeydir anladım ama…

buraya yazamadığım hikayelerin birin deee....neysee...

ayyyyyyyy amma yazdım...böle oluyor işte...sakin sessiz huzurla evde otururken hiçbirşey yazamıyorum...canım burnumda iş güç tepemdeyken yazasım tutuyor...böle birşey....çok yoğunen ,kafam başka şeylerle meşgulken , yada yapmam gereken binlerce iş varken kesin kafam daha çok çalışıyor...en doğru kararlarıda ,çözümü zor görünen sorunların çözümünü de böyle zamanlarda buluyorum...bu yazıya çok ara verdim yazarken...hayranım kısa kısa aklına biriyle,birşeyle ilgili yazı yazanlara...benim aklıma gelen şeyden bu yazı çıktı işte...ben bile okurken sıkılıcam kesin...pfff....neyse böle işte...çok keyifliydi...okuduğumda o keyfi almayabilirsiniz ama ben yaşarken çok eğlenmiştim...bu yaz böle bir imkanımız olmayabilir gibi geliyor...ama bakalım..

14 yorum:

  1. Yuh size ama:))
    İki kız hakkaten de bu ne tembellik.Çöp ev olacakmış eviniz yaa??

    Sizi alan yandı kızım..
    Hani yemeeek? Haniii?
    Ben de Ankara'da okudum,aklıma Kebap 49'ları getirdin şimdi.İyi ki tokum :))Yoksa ölmüştün sen yesariiii..

    Şu alttaki imzayı sağa alırken şablon tehlikeye girmedi mi kız Cingöz Yesari??
    Solda dursaydı ya..Ne ayrımcılık yaptın şimdi.Bizimkiler salak gibi solda hep :DDD

    YanıtlaSil
  2. zeugma...yaa tunalıdaki kebap49un pidesinin üzerine tanımam...

    imzamı normal yazılarda da öle sağa attığım için oraya aldım...birşey bozulmadı...:S

    yaa ben bu yazıyla tüm kısmetlerimi kapatmış olabilirim değil mi...di mii di miii:D:D

    YanıtlaSil
  3. Eveet..Kapattın kısmetleri :)))
    Ne yaşın kaldı ne başın zaten..

    Ama var ya ben erkek olsam seni alırdım direkt..Harbi olacaksın böyle. İkiyüzlü sahtekar yalancılardan oldu bitti hoşlanmamışımdır.
    İyi böyle iyi..Devam şeker:))

    YanıtlaSil
  4. o değil de;
    imza çok şık olmuş.

    YanıtlaSil
  5. duydunuuzzz dimiii duyduunzzz....öğretmen konuşuyorrr aloooo:))
    teşekkürkeerrrr zeugma...ama bu güzel sözlerim acı sonu değiştirmiyorrr..ama sözz...1 oda bir salon ev olursa terseemiz yapıcammm....hadi olmadı 2 oda bir salon...:))

    YanıtlaSil
  6. winstonumm....sen gelsene şölee bi yamacımaa...öğreticem ben sana imzayııı:D
    nerdesin nerdee...özledim:)

    YanıtlaSil
  7. sizi alanın ruhuna fatihayı bn şimdiden okuyayım sevaptır :))

    YanıtlaSil
  8. Bense bir yazı kopuk olunca daha cok seviyorum. Her şeyden bahsetmeli bir yazı. duyularımla hissetmeliyim.

    Mesela hayal gücümü çalıştırabilmeli. anam utanmasam bende o koltuğa oturacaktım. :))

    böyle neşeli anlar güzel oluyor. aranızda hiç unutmayacağız bir sürü şey işte. :))

    YanıtlaSil
  9. gönül isterdi ki yazıyla ilgili birşeyler yazayım,tembelliğinizden dem vurayım,telaşınıza güleyim.olmadı,olamadı.gecenin bir vakti acıkmış olduğum gerçeğini yüzüme tokat gibi vurdunuz.

    YanıtlaSil
  10. devenin bale papucu...hatim indirsen fayda etmez...

    efsa; sen Ankara damıydın:P

    sami; bi tunalıya inelim mi...:D

    YanıtlaSil
  11. yaa ben tulumun tasvirinden sonra dağıldım gerisini pek anlayamadım ama, her zaman demişimdir blog okumadan önce yemek yemeliyim diye...

    bu sefer de isabet olmuş, birkaç saat önce kebap49 un enfes pidelerinden birini yemem, ben ce abine en güzel hediye bu pidelerden birini ısmarlamanız olurdu..

    bu arada imza çok şıkmış iyi düşünmüşsün, gerçi benim gibi otu, boku yazan biri için fazla ama uzun ve edebi(gerçi benimkiler daha çok ebedi oluyor ama) yazılarda neden olmasın..

    YanıtlaSil
  12. hazinsesss...görüyorsun diye aç karnını doyurup okuyorlarr yazılarııı...

    :))) tulum olduk olmadık yerlerde karşımıza çıkıyor...kesin yine abuk bi şekilde karşılaşırız...fotoğraflarım senin için:P
    yaa imzayı kaldırtacaksın bana...edebi yazıymışşş...dur ben bi deniim edebi yazmayı....yeni birşeyler denemeli denimeli denim:P:))

    YanıtlaSil
  13. Yazını okuyunca 12 yıl öncesine gittim.Bir yaz ailemiz yazlığa geçince kız kardeşim ve ben arkadaşlarımızı davet ettik.Evde kız hepimiz üniversitedeyiz. Final zamanı. Herşeyi yiyen ve hala 34 beden olan düşman çatlatanın gece yarısı gözleme yapışı,titiz arkadaşın devamlı elinde elektrikli süpürge kaldırın ayaklarınızı çemkirmeleri kız kardeşimin sakinleşmek için ütü dışında iş yapmam demesi benim alışveriş yapalım tutturmalarım hala gözümün önünde :)

    YanıtlaSil
  14. :) nane şekeri...çok eğlenmişsiniz gibi görünüyor...ama nerdee açlıkk, nerdee sefalettt, nerdee dırammm:))

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!