22 Nisan 2009 Çarşamba

unutabilmenin dayanılmaz hafifliğii...


şükürler olsun ki ikizler burcuyum...yani kendine hayran bi tip değilimdir ama bu ani ruh hali değişikliklerini seviyorum...yaa dayanamam ben öle...uzun uzun depresif hallere...ne kendimde ne karşımdaki insanda...

dün berbat bir gündü...yoğunluk ve tüm bu yoğunlukla tek başıma ilgilenmek zorunda kalmakta cabası...sorun değil ama keyfim yokken 3 kat daha zor geliyor...800 telefon görüşmesi ,müşteriler, yanıt bekleyen sorular ve sorunlar...ama bugün de aynı yoğunluk olmasına rağmen keyfim yerinde...hatta gereksiz derecede yerinde...yani olumlu herhangi bir gelişme yok...bu durumda buna şööle bir açıklama getirmek mümkün..."çevrenizdeki herşeyi algılamanız sizin ruh halinize göre değişiyor"(prof.dr yesari:P/)...dışarda bir hayat var ... sizin içinde bulunduğunuz şartların nasıl göründüğü sizin bakış açınızla ilgili...nasıl bakıyorsan öle...(aslında kaşık eğilmiyoorrr neooo:)...görecelik var manevi alanda bi kuplee:)...polyanna değilim ama ben kaşındığım zamanları da bilirim:)...hani benim manyak tarafım vardır...severim arada böle derin dalmayı...ayağımı yere vurup çıkmayı tekrar...yani eğlencesine kendime dert yapabilirim...çünkü herzaman söylerim...sağlık ve para probleminiz yoksa diğer problemlerin bir önemi yoktur...lükstür böyle bir lüksüm var şu sıralar...herkes kendine lüks problemler çıkartıyor gibi geliyor bana...özellikle bizim yaşımızdakiler...(yaa tamamm yaa tamamm benim yaşımda eşek kalmadı biliyoruumm ..aaaaa...susss)...ama hepsi geçiyor...geçmeyenini görmedim...ne kendimde ne başkasında...en büyük aşklar da unutuluyor, aşk acılarıda...süresi değişiyor sadece...bir şeye canım çok sıkıldığında kimni söylediğini bilmiyorum ama okul hayatımda birinin beynime mıh gibi işlenmiş cümlesi geliyor...sınavımın çok kötü geçtiği birgün...dert yanıyorum ama sözle değil...belli ki iyi değilim...kimdi acaba bunu söyleyen..."şunu düşün,bundan 1 hafta sonra şuanın bir önemi olacak mı"...yani değiştirebileceğimiz birşey yok...olan olmuş...geçmiş...üzülmek ne kadar anlamsız...geleceğe çapa atmak doğru bir yöntem olabilir bu anlamda...çok keyifsiz birşey yaşadığımızda 1 hafta sonrasına da düşünmek kendini...veya o andan sizi çıkartacak herhangi bir zamana...o anı yaşadğınızı unuttup, geçip gittiğini hissetmek belki...anlık bir rahatlatma olabilir...ama işe yarar genellikle bende...ne biliim...öle birşey iştee:))

unutmak ne güzel bir özellik bize bahşedilen...ya olmasaydıı...düşünemiyorum(düşenimiyoruum düşünemiiyoruummm/yaa ne güzel filmdir arabesk)

bugün iş yerinde bi fincanı severken buldum kendimi...böle bulmuş temizlik yaparken kadın....cam bir türk kahvesi fincanı...ama nasılll sevimlii nasıll...böle herkese gösteriyorum...tuhaf tuhaf bakmalarından anlamalıydım bi gariplik olduğunuu...ama yani napiimm...tüm günün içinde güzel birşeydii...

işe ilk başladığımda b*kunu çıkarmıştım stress olayının...sorumluluk sahibi olmak zor..uyuyamıyordum bile...herkes gülüyordu..."ilk başta bizde böyleydik"...şimdi biraz daha sakinim...ama yine sabahları veya gecenin bir yarısı yapmam gereken birşeyle uyanabiliyorum..."ulan nasıl unuttum,allammm nolur yarın sabah unutmuş olarak uyanmayayım"...ama eskisi kadar sıkıntı yapmıyorum...çünkü herşey bana bağlı değil...hiçbirşeyi tamamen kontrol altına alamayacağımı biliyorum...kontrol bende olsun istemezdim zaten...herzaman kendimiz için istediğimiz iyi olmuyor çünkü...göremiyoruz ...yeterli değil görüşümüz , yok öle bir erdem...kendin için en iyi olanı kesin bilen var mı...insan yanımız bu...

hiçbir sorun çözümsüz kalmıyor nitekim...ben beynimi yesem de yemesem de...gerçi deneyim de önemli elbette...bir süre sonra sorunların kaynağını bildiğiniz için çözümü de eskisine göre daha kolay bulabiliyor ve yol alabiliyorsunuz kolayca...aynı hayat gibi...her geçen gün biraz daha deneyimliyoruz ve öğreniyoruz...denemeden de öğrenebiliyor daha zeki olanlarımız...amerikayı tekrar keşfetmeye gerek yok...görmek anlayabilmek...çok mu büyük erdem...

yaa ne kadar kıda cümlelerle yazdım bu yazıyı...yaa allah aşkına bişiy anladınız mı bu yazıdan...ben yazdım ortaya...mümkünde anlamlı birşeyler çıkartın içerisinden....kısa cümlelerle çok şey anlatmaya çalışıyorum genelde...herkes o cümlede ne anlatmak istediğimi anlayacak...anlamak zorunda sankii...ama bu benim günlüğüm değil mi;)

bu aralar sadece iş iş iş...çok yoğun...eve taşımak istemiyorum ama aklım yine içinden canavar çıkan o müşteride...halbuki ne kadar güzeldi,bebek gibi...poposunun ne kadar güzel olduğunun dedikodusunu bile yamıştık patronla(hatun patroon hatun...abartma okuyucuuu)

yarın 23 nisan ama benim için tatil yok...neşe dolamıyor bu insan yani...ama ben şimdiden içimdeki haylaz çocuğun bayramını kutluyorum...ve sizin de tabii...içinde ki çocuğu katletmemiş olanların da 23 nisan ve egemenlik bayramı kutlu olsun:)...ve yeğenlerimindee elbettee...

16 yorum:

  1. ismi lazım değil akrabalarıman bir tanesi kendni anlatırken''sanki dünyayı ben sırtımda taşıyorum''demişti hayatı ne kadar sıkıntı içerisinde yaşadığını anlatabilmek için...
    Dünya telaşıyla canımızı bi hayli sıkarken gerçek anlamda yaşamayı unutabiliriz...Allah öyle olmaktan alıkoysun bizi:))
    en küçük kuzenlerimden biri daha 8 yaşındayken canının sıkıldığı bi zaman ''keşke bir üzüm tanesi olsam da yola düşsem sonra da üstümden bi araba geçip beni cılk diye ezse'' demişti:)) 8 yaşında bu cümleyi kuran çocukla biraz önce anlattığım kişi arasında 1. dereceden akrabalık var:)) ama böyle cümleler kurduklarına bakmayın hayatı en eğlenceli şekliyle yaşıyor onlar... kısacası onlarınki lafta:))
    bunalımdan bile sıkılan bi yapıya sahibiz Allahımaaaa şükürrrrr:))

    YanıtlaSil
  2. puahahahhahahaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaahaaaaaaaaaaaaaa......üzüm tanesiiiiiiiiiiiii...

    YanıtlaSil
  3. Hakikatli insan, aziz dostum yesari. Duyduğum ve gördüğüm kadarıyla, yazılarının altına imza atmakla kalmıyor, etrafındakileri de imza atma konusunda tahrik ediyormuşsun. Çok güzel.

    Ben de şu güzel imzanızı elimdeki bolca miktarda ödenmemiş senedin üzerine itina ile fotoşopluyorum şu anda haberiniz olsun. Yakında haciz memurları senin kapına ve kader arkadaşın winston wolf'un kapısına dayandığında lütfen beni hatırlayınız. :]

    Zamanında yapacağınız ödemeler için de teşekkürü borç bilirim.

    :]

    23 Nisan'da da çalışılır mı yahu? Huhaha

    (Evet bu sefer kesin beni öldürecek.)

    YanıtlaSil
  4. nihayet tüm günlüğünüzü okuyabildim:))) çok keyifli ve renkli bir blog.. kutlarım. yorumsal olarak katılamasamda keyifle takip ettiğimi bilmenizi isterim..
    sevgilerimle
    neslihan

    YanıtlaSil
  5. Heğ şikayet hep şikayet..
    Aa olmaz ki:))

    YanıtlaSil
  6. sevgili dostumm...sen ne ara uyandın da borç yaptın...en son uykun vardı...uyu senn benceee:))uyumak zihni açar,kuvvet verir,neşe verir,huzur verir...verir alalh verir...

    neslihan yaaa...ne yaptın sen...mahçup ettin...hem sen kendine ne ne yaptın bölee...beynine yazık,ruhuna yazıkk:P

    şaka bi yana ,çok teşekkürler güzel düşüncelerin için...

    dijital;yorumuna cevap vermiyim istersen canımm benimmm!!!!

    YanıtlaSil
  7. Ne zaman yazdın bu yazıyı seeen?
    Başlık aynı şaşırtmışsın beni.Benim gibi resmi değiştirdin falan sandıııım :(

    İlla yazının içine kendinin bile anlamadığını söyleyen cümleler eklemesen olmuyor dimiii?
    Ama söyleyeyim; senin aklına mıh gibi kazınan o cümleler HARİKA!!!
    Benim aklıma da kazıdın.Sayende daha mutlu olucam bundan sonra :)))
    Bildiğimiz bir şey aslında ama neden bunu hiç düşünmemişiz yaa !!!
    Öpüyorum cingözüm seni :))
    Eline sağlık valla,yine şahane :))

    YanıtlaSil
  8. Ne başlığı yaaa??
    Ne diyorum been?
    Aklım o hırsızlık olayında kalmış..
    O yazı,onu unutmak falan zannetmişim..
    Yesari neler oluyor bana ??
    Bi söyle !!!!

    YanıtlaSil
  9. zeugmam...ben de soracaktım ne başlığı diye:))

    YanıtlaSil
  10. kızım seviyorum seni işte aynıyız yaww..
    öle bende çok bunalım olamam hayatta sıkılırım bee yeter 1 gun somurttum zaten 2. günü niye eziyet edeyim dünyayı kendime dimi 2 günlük dünyada :)

    bidahamı gelecem be dünyaya :)

    YanıtlaSil
  11. kelebekime bak sen helee:))sen istesen de depresyona giremezsin...sen bu neşe konusunda benden iyisin ama...sen ilaç gibi birşeysin...hani her eve lazım olanından...öpüyorum seni...

    YanıtlaSil
  12. yaa ben bu siteye geldiğimde sanki londradaki anneannemi ziyaret ediyormuş gibime geliyor... :))

    artık başka bir tema lütfen...(bknz.seyrüsefer)

    yazıya gelince unutamayan ve o ağırlığı hala üzerinde taşıyan biri olarak söylüyorum, bazı insanlar için hiç kolay olmuyor unutmak. her anlamda da...

    YanıtlaSil
  13. bak sennnnnnnnnnn....dikkat ette kurt yemesin anneanneniii....terbiyesiiizzzz...anneanne benzetmesi yetmedi bide beni seyrüseferle mi karşılaştırıyorsuuun....gittiikkçee batıyorrsun uyarmadı demee...
    madem sen bu şekilde geldin ben de vuruyorum...eğer geri dönüşü olmayan bir ayrılıksa senin ki sana kötü haberlerim var...UNUTACAKSIINNNNN...istesen de istemesende unutacaksın...zaman girecek,vucutlar ,ruhalar girecek arana onunlaa...(sen istedin)

    YanıtlaSil
  14. bak işteee...
    bel altı yok, bel altı yok...

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!