2 Mayıs 2009 Cumartesi

ben küçükkkenn...

Ben küçükken ; :)

Yazacak konu bulamayan çocukluğuna mı sarıyor yoksa çocuk olmaya mı özlem çocuğum olmasına mı özlem karar veremedim ama aklımda kalan çocukluk anılarımı kısa kısa yazmak istedim..ileride ayzaaaymır olursam diye yazmalıyım hatta ,çünkü öyle bir durumda birzamanlar çocuk olduğuma bile inandıramazlar beni. O kadar inatçıyım ki:)
Bazılarını hatırlıyorum bazılarını ise o kadar çok anlattılar ki ya gözümde canlandırdım yada üstün bir hafızaya sahipmişim..

Şimdiii , öncelikle ben en küçük çocuktum. Dolayısıyla biraz daha özgür büyüdüm diyebiliriz. Serde var zaten özgürlük merakı , alıp başımı gitme duyguları. Ama evden hiç kaçmadım bu amaçla. Hep özgürdüm. Ablam bizimle pek takılmazdı. O daha büyüktü. Abim ben ve aynı bahçede büyüdüğümüz amca çocuklarını ögütler gizli karargahlar kurar oralarda yaşardık. Pek kendimi evde hatırlamıyorum . Köyde büyümek böyle bir şey sanırım. Televizyonla belli başlı çizgi filmler dışında işim olmazdı. Kendi filmimi çekiyordum o sırada. Korkusuz ve deli cesareti vardı bizde. Gerçi çete gibiydik. Kimseye ihtiyacımız olmazdı oyun arkadaşı olmak için. Akrep kuzenimle çok didiştiğimizi hatırlıyorum. Ayy benden de inatçıydı. Neyse ki benden küçüktü ,en fazla çok sinirlenip küsüyordu. Onun hatırladığı ,bana geçenlerde hatırlattığı “aman küsmicem seninle ,nasılda 5 dakika sonra tekrar barışacağız” demişim ve bu küsme olaylarına noktayı koymuşum.

Gözünüzde canlandırın. Üç kardeş en büyükten en küçüğe çatıya çıkmışız. Çatı katı henüz inşaat halinde o zamanlar. Bir sigara izmariti bulmuşuz ve sırayla onu çekiyoruz. Ben herhalde 4 filanım. Ama hepimiz de nasıl bir öksürme ve gözyaşı. Ölüyorum sandım sanki.Sigaradan nefret etme nedenimi buna bağlıyorum. Boşuna “çocukluğuna dönelim” lafı yayılmamış. Var bi hikmeti.

Ben bildiğiniz şukufeydimm. Lakabım “bulaşık” beni o dönemde temiz pampak ,eli yüzü temiz gören olmamış. Gördüm diyen varsa külliyen yalan. Şehirden gelen “abla” kuzen alıyor beni yıkıyor,temizliyor, giydiriyor ve aynaya bakmamı sağlıyor. (itiraf ediyorum, bunu kesinlikle hatırlamıyorum ama her yerde en keyif alarak anlattığı hikaye bu). Ayna da kendini gören ben şaşkınım ve kendi yüzüme dokunuyorum. Beğeniyorum kendimi.
Ahahaha…bir keresinde makyaj yapma merakımdan sanırım (gerçi makyaj neydi ki o yaşta)
Yüzümü gözümü yanmış bir odun parçasıyla boyamışım. Tam bir apaçiyimmmm. Hooopp beni yine ayna karşısına oturtmuşlar. “beğendim mi yaptığını ,ne bu yüzünün hali” ben eserimden gayet keyif almışım tekrar tekrar aynaya bakmak istiyorum.

Dillere pelesenk olmuş bir cümlem var ayrıca. Birgün sıkılıp koltukların tepesinde başımın üzerinde yürümeye çalışıyorum. Dayım soruyor”napıyorsun?”,”-Sıkıldım ayaklarımla yürümekten,neden hep ayaklarımızla yürüyoruz,ben kafamla yürümek istiyorum” ya ben cidden maymun gibiydim. Vitrin tepelerinde filan dolaşırdım. Ağaçtan inmezdim. Komşumuz erik ağacını benden ve ekibimden korumak için altına korkunç bir köpek bağlamıştı ve biz erik ağacına yakın bir çatıdan çalmaya başlamıştık erikleri. 2. kat balkonundan düşer sonra döner kapıdan girerdim. “Sen ne zaman dışarı çıktınnnn?”sorusuna verilecek cevabım yoktu elbette. Anlıyorum şimdi neden rüyalarımda hep bir yerlerden düştüğümü veya atladığımı görmemde ki hikmeti.
Topraktan çanak çömlek,ekmek yapardık. Renkli taşlarla her yere çizim yapar bizden sonra ki nesillere hiyeroglif çizimler bırakırdık.

En çok saklambaç oynamayı seviyoruz. Aynı bahçede 3 evden sesler geliyor “hadi herkes eveeee” işte o karanlık basma saatleri saklambaç oynamanın keyfine diyecek yok. Gizlenmek üç kat daha kolay ve daha heyecanlı. Ahh bir de “akşam ebesi”tabiî ki. Birini ebelemek ve eve ebe olmadan dönebilmek nasıl bir keyif.
Yazın serinlemek için tüm azarları göze alarak su savaşları yapardık. Bunu Zeugmanın bir yazısında anlatmıştım. Geçen yaz benim yeğenlerim ve küçük şehirli çocuklar ellerinde bilgisayarlar bir ordaya kapanmışlar. Kimse onları köyde olduklarına ve bu yaptıklarının çok komik olduğuna inandıramıyor. İnternette oyun oynuyorlar ve birbirlerinin yüzlerine bakmadan konuşuyorlar. Büyükleri ise eve sokamıyor kimse çünkü herkes şehirden kaçmış hafta sonu için ve bahçede çardakta oturup huzurun keyfini çıkarıyor .
Zar zor ikna ederek bahçeye çıkarmayı başardık 3ünide. Öle ortada dolanıyorlar saf saf. Ne yapabileceklerinin bile farkında değiller.O sırada arabalardan birini yıkayan ben hortumu küçüklerden birinin üzerine tuttum. Deniz tam bir şok halinde dona kaldı. Ve ağlama resleksi gösterdiği anda herkes birden “hayııırr sakın sakın ağlama, ağlamamalısın,vermen gereken tepki bu değil. Sen de onu ıslaaatt” şeklinde oldu. Deniz anca kavrayabildi olayın ne olduğunu ve o dakikadan sonrası tam bir şölen. Çocuklar inanılmaz zafer çığlıklarıyla bir oraya bir buraya koşuyorlar. Herkes birden düşman oldu. Biz de katıldık tabi ki. Denizin kuzenime söylediği söz her şeyi özetliyordu. “Anne köy çok eğlenceli derken ne demek istediğini şimdi anladııım” dijitaller arasına sıkışmış çocuk hayal gücü bu olsa gerek. gerçek bir şeylerle karşılaştığında ki o yüz ifadesi çok güzeldi.
Hafızayı zorluyorum neler var diye. Elbette çok fazla şey var eklenebilecek. Evde eğitim diye bir şey olsaydı keşke. Hiç okul sosyal yaşam toplum girmeseydi . kalıplar ve sınırlar olmasaydı ve ben o halimle büyümeyi başarabilseydim. Öğrendiğim her şeyi unutmak daha zor bir süreçmiş onu anladım.

Bir şey daha anladım kiii benn evimi özledim…gidiyoruummmm bananeeee…

13 yorum:

  1. hahahahahahahahhah sesim geliyormu gülme sesimmmmm:) hay o komşunun köpeğine yeryzndeki tüm kediler musallat olsun inş:)))
    ''sen ne zaman dışarı çıktın'' koptumm bu lafa...

    YanıtlaSil
  2. Ahahayyy :)) Sen çok yaşa emi !!
    Uslu bir kızdım, desen inanmazdım zaten ama bu ne yaa? Çeten mi vardı bir de? Liderleri sendin kesin :DD
    Ben de yazmıştım çocukluğumu bloga anekdotlar diyerek:))
    Bahçedeki beyaz tavukları kirlendikleri için Pril kullanarak yıkama olayım vardır,çok ünlü...Rezil gibi oldular ama kuruyunca şahaneydiler..
    Nabeeerrrrr ??? Beğendin mi ablanı :)))))

    YanıtlaSil
  3. okurken yoruldum ya, bağlarım senin gibi çocuğum olsa,suyunu sütünü veririm arada...
    (haaaa yaparım, taşlayın beni) :)

    YanıtlaSil
  4. bende su savaşlarımı özledimmm :(((

    YanıtlaSil
  5. yaa ben tavuklarla sorun yaşamazdım da,bu horozların hepsi neden beni kovalarardı bilmiyorum...ömrüm onlardan kaçmakla geçti... komşunun köpeğini alt ettim ama horozuyla başedemedim ya...iyi yapmışsıın...ohh olsuunnn...

    yanii çocuk düşmanı winston sana ne desem boşşşş...

    :)hayalmeyal; özledim demekle olmuyor...yaşına başına bakmayacaksın...yukardaki fotoğrafı çekerken ben de kuru değildim:)

    YanıtlaSil
  6. izmariti biz de içerdik de, bir keresinde normal teksir kağıdını dolayıp yakmıştık, sigara gibi dumanını da içimize çekmiştik. Geberiyoduk be :)

    Gündüz pek ortalarda olamıyorum, geceleri okuma fırsatım oluyor yazıları o da uykudan çalarak. Yoksa gözüm sende yesari :)

    YanıtlaSil
  7. birşey mi dedim,sitem mi ettim..yok yaparım daa:))

    YanıtlaSil
  8. Sen küçükkende eminim çok tatlısındır..
    Şeker senii..
    Hadi kız bi makas alayım yanaktan:))

    YanıtlaSil
  9. ben küçükken de eminimmm seni ayağına basardım...yada kolunu ısırır kaçardım...hrrrr

    YanıtlaSil
  10. Bu ara evet her blogta "ben küçükken çok küçüktüm" yazıları var, bende yazdım nitekim :)
    Bizde geceleri saklambaç oynardık adı "ay gördüm" hem gizemli hem tehlikeli bir saklambaç türü.
    Çok afacan bir çocukluk yaşamışsın beni geçmişsin bu konuda :)

    En çok neye güldüm, trajikomik ama “hayııırr sakın sakın ağlama, ağlamamalısın,vermen gereken tepki bu değil. Sen de onu ıslaaatt” töbe yarabbim işte bu haldeler şimdiki bebeler dimi :))

    YanıtlaSil
  11. evet siminya,bende bakıyorum...23 nisanın etkileri sanırım...ya da bu kriz herkesin çocukluğuna özlem duymasına neden oluyor bilmiyorum:)

    birde deniz nasıl zeki nasıl akıllı bir çocuktur,büyümüşte küçülmüş havası vardır. adam karşısında böle çocukça bir hareket görünce şok geçirdi tabii:)) ama çok tatlılar yinede...onlar milenyum çocukları ,geleceğimizi kurtaracaklar:)

    YanıtlaSil
  12. ahh kuşum ya bende çocukluğuma gittim ne güzel olmuş ağzına sağlık..
    Aynı dönemin çocukları olduğumuz için yazdığın şeyler okadar yakın geldiki bana :)benide sokaktan alamazlardı valla
    lastik atlamak hata hala hatırımda isimleri üçgen,is-tan-bul-lu-lar , bebeler :) sonracıma 9 taş ve bide plastik topla duvara sektirerek şekilden şekile girdiğimiz oyun vardı bak ismini hatırlayamadım şimdi ahh huleyyn ahhh..
    Şimdiki çocuklarda dediğin gibi pc nin başından kalkmıyolar benim 3,5 yaşındaki yiğenim bile bee anneme kullanmasını öğretiyo o derece yanii

    YanıtlaSil
  13. :))) canım kelebekim...şanslı neslin son üyeleriyiz kıymetimizi bilelim, kıymetimiz bilinsin...ama ben zekama laf söyletememe rağmen bunlar çok akıllıı yaaa...napalımmm biz 80 nesli ile kapandı bir dönem açıldı daha tuhaf bir dönem...darbe çozuklarıyızzz bizz:)

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!