6 Mayıs 2009 Çarşamba

hıdır amcayla randevu





Ne zamandır yazma sıkıntısı çektiğim için biraz yalnızlığa ihtiyaç duydum ve şehirden biraz uzaklaştım. Burası bir inziva bir saklanma mekanı bizler için. Ben de gizlenip kendi sesimi duymak ve tekrar yazmaya başlayabilmek için bu huzur mekanına geldim iyi mi.
hahaaahaha…ben böyle bir hale gelir mişim. Bu blog işini abartıp kendimi yazar zannetmeye başlayıp havalara girermişim. Kahretsin tıkandım,ilham gelmiyooorrr. Yeteneğimi kaybediyorum. : )))). Kendi kendime gülüyorum.

Şimdi olay şu. Cidden kaç gün oldu tek kelime yazamıyorum. İş güç gezmek tozmak derken. Bugün hıdrellez dedik, patroniçeyle biz bu şehrin içinde bir gül ağacını bırak gül dikeni bile bulamayız , erken kaçıp çiftliğe kaçalım. Bizim çiftliğimiz var. Hatta kölelerimiz,çiflik ağamız,boy boy hizmetçilerimiz,bir tane zenci uşağımız atlarımız, koyun ,kuzu, kaplan, deve, orangutan ne ararsan var. Yahu valla adı çiftlik. Adres madres vermiyorum ama Ankaranın biraz dışında bir köyle aynı araziyi ortak kullanan bir cennet mekan burası. 4-5 çiftlik evi kiralık verilmiş. Bizim patron bulmuş etmiş bir yerlerden kiralamış işte Allah razı olsun. Kaçıyoruz arada. Bu günlerde baktık hava açacak gibi değil(hava güneşliyken ben sadece mal mal etrafı izliyorum) yine de gelelim dedik . Ani çıktığım için makinayı evden alamadığım için fotoğraflayamadım bu sefer ama muhteşem herşey. Laleler açmış sarı kırmızı;) Kiraz ağaçları gelin gibi süslenmiş,yeşil inanılmaz tonlarda(biraz edebi sanat yapalım taze yazar olarak:P)
Adı üstünde burası bir köy olduğu için açma kapama düğmesini bulamadım sobanın. Bende kolları sıvadım ve ormana odun kesmeye gittim, orda yakışıklı bir ormancı ile karşılaştıııım demek istedim amaaa üzgünüm bu işleri bizim için yapan bir görevli var zaten burada.

Ben savaş çıkma olasılığına karşı marketten stok alışveriş yaptığım için yemek yapma gibi bir derdimiz de yok. O yüzden sadece keyif çattık. Peki benim sakin sessiz keyif çatma sürem nedir. 1 saat, bilemedin 1 buçuk olsun.etrafta araştırmaya koyuldum. Sonra cd dolabının önünde buldum kendimi. Karıştırp bi film bulma ümidim vardı. Ama bizim patron yaş itibariyle biraz bana uzak olduğundan mı , artık film satın almadığından mı “Kuyucaklı Yusuf” yazısını görünce bir cd kabının üzerinde oradan hemen uzaklaştım. (izlemeediim harika bir film olabilirrr umurumda değilll, izlemiiiceeemm)
E ben tv izlemeyi de sevmiyorum ki. sonra çekmecelerde asıl hazineyi buldum. binlerce fotoğrafff. beni oyalayacak yegane şey. çaldık patroniçeyle bazılarını ama nasıl korkarak. birbirimize yeminler ettiriyoruz. sakıın ağzından kaçırma sakınn, şaka yollu bile olsa. yoksa bizi öldürür. bittiğimiz gündür. yeminnn ett, hayır sen yemin ettt. herkes kendi fotoğraflarını çaldı:))

Buraya ilk gelişim aklıma geldi. Allahımm nasıl oflayıp pufluyorum yol boyunca. Klasik iç anadolu iklimi ve bitki örtüsü. Yaz ayının ve bozkırın ortasında gidiyoruz da gidiyoruz. Köyler geçiyoruz ama yol bitmiyor. Yol bittiğinde ,evin bahçesinde bi 10 dk kendime gelememişim. Nasıl yani, bu bir şaka mı? Ne buuu neee,burası nasıl bi yer dedim durdum. Nasıı merak ediyorsunuz değil mi nasııılll : )))

Ya ben ne anlatacaktım nerde takıldım. Hıdrellez dedik değil mi? Ben pek ilgilenmem bu olayla ama sülalemin kadınları pek sever bu seranomiyi. Geçen sene benim hakkımda çizilip edilenler üzerinde çok oynanmıştı. Yok öle olasın böle olsun, şuda olsun, ne alakası var ondan hoşlanmaz bu olsun. Çizildi edildi. Baktım ortaya absürt mü absürt bir yaşam çıkıyor ben kağıdı yırttım. Ve sonuçları ortada. O kağıttaymış ya meğersem keramet. Ahh benim akılsız başımmm. Ben sadece yine annemin zoruyla baya baya gülün dibine inşa ettiğim üniversiteyi hatırlıyorum sadece bu hıdrellez ayininden. Üzerine adını da yazmıştım üniversitenin. Ve senesinde girmiştim okula. Bilseydim yanına eli yüzü düzgün bir de adam dikerdim ama o zaman aşna fişne kimmm ben kiiiim. Varsa yoksa testler sınavlar. Şimdi de ne gül kaldı ne de ağacı. Bir gül ağacı bulmak için şehir aştık bee. Dur senn durrr ben biliyorum bu sene neler isteyeceğimi hıdır amcamdaann. Benn kenndiimii amannn amannn gülün dibinde bulduummmm.
Buraya ilk gelişimde bulduğum boş bir defterde bir uygulama başlatmıştım. Gelen giden çok renkli bu eve. Her gelenin bir şeyler karalaması ve bir nevi günlük havasında olması için. Çok güzel yazılar var. Ama çok güldüm şu alıntıya. Kuzen lerry yazmış geçen temmuz ayında,

Aaaaaaa çok sıkıldım yaa!!!ben öle diğerleri gibi yazamam bir sayfa. Nee hani ne sığınağı yaa. Elektrik kesik, geldim kapkara heryer. Sivrisinekler yedi beni yediiii. Wirelesss yook!! Bu ne demekkk? İnternet yokkkk demekk!!! Bu ne demek?? Facebook yokkk demek!!! Bu ne demekkk? Poker yok demekkk!! Asıl bu ne demek biliyor musun??? Bu gece çook uzun olacak demek. Ayyy kızzz baktım yine yok elektrikkk. Napıcaam melekkk??”

Şimdi ona diyorum ki. Keşke sen de burada olsaydın ya melek :)

Sanırı uykum geliyor. Yani uyumuyor olmamın etrafımıda hiç kimsenin olmamsıyla alakası olamaz değil mi. Yok yok olamaz. Bi çığlık atsam çiftliğin sahibinin evi 50 metre ileride. Kapının önünde 2 alman kurdu konuşlanmış durumda. Yani hiçbir ses olmaması bana başka sesler duyuruyor olması da uykumu kaçırmış olamaz. Cıxxx ıı ıhhh. Hiç alakası yok. Sanırım ben uyuyorummmmm…ZZZzzzzzzzz.

Sabah saatlerinden not: kağıtlardan bir iki tanesi sabah paralanmıştı. Bu bana bir mesaj olamaz değil mi:S

dip not: resim geçen seneden. Ben yokum aramayın:)

9 yorum:

  1. nerdesin seeeen özlettin kendini:D işarettir bu işaret, oluversin işte dileklerim böbeem yarasın yarasın:D

    YanıtlaSil
  2. ayyy olsun olsun hıdır amca gelsin her dileğini gerçekleştirsin böbeeem, özlettin kendini geldiğin iyi oldu:D

    YanıtlaSil
  3. kızım sen ne zaman yazıyorsun bilkent terimleri sözlüğünü:)) bide beni takip etmiyormuşsuun ...tüüü...resilll...136. izleyici senii:))

    YanıtlaSil
  4. ahkam kesesim tuttu xD akıcı cümlelerini özler olduk, sende ki şu yazarlık ruhu asla sönmezz :D

    YanıtlaSil
  5. kes ahkamını hayal meyal..rahat ol...çekinmee...sevmiyooosunuuzz dimii artıkkk beniiiii...kesiceeem bileklerimiiiiiiiii...:((((((((

    YanıtlaSil
  6. Ben de yazamıyorum tek kelime..O sıkıntıyla yorum bile yazamaz oldum Yesariiii ..
    Hiç boşuna üzülme.Aynısıyım..
    Ama sen ne güzel bir yazı çıkarmışsın bak.Tütü maşallah:))
    Şaka maka biz de gül ağacının dibine çizdiğimiz evin aynısını almıştık senesine kalmadan.Hem de planı bile aynıydı,ağzımız uçukladı :DD
    Ciddiyim valla..
    Başka bir sene evde kalmış teyzem için koca ve yanına çocuk çizmiştik.Olmuşken erkek olsun diye ona göre çizdik :D
    Bir sene dolmadan teyzem hem evliydi hem de Nisan ayında oğlunu dünyaya getirdi..Bu da doğru yesariii:))Valla bak,yemin sana..
    Hadi öptüm seni..
    Paylaşımın çok güzeldi.Teşekkür ederim şeker:)))

    YanıtlaSil
  7. ben uşağın zenci olmasında takıldım kaldım.
    yani katil hem zenci, hem uşak.

    ayrıca ohhh beee sonundaa!

    YanıtlaSil
  8. yaa zeugma inanırım... bişiy demiyorum...ama kendi elimle hazırlamıyorum , gerçekten istemekle alakalı sanırım...ama bakalım 1 yıllık kalkınma planı neler gösterecekkk..

    winstonnnn sennn o işyerinde ki bilgisayarı atttt, yakkkkk, yıkkkk...ödüm koptuuuu:)

    YanıtlaSil
  9. hayatımda bir yazıyı okurken buuu kadar güldüğümü hatırlamıyorum sizi tebrik ediyorum bence haksızlık etmeyin kendinize,eğer birini bu kadar güldürebiliyor iseniz siz yazıyosunuz zaten..yazar olmak için ne yapmak gerek ki başka..vermek istediğiniz şeyi alması önemli karşıdakinin..ve bakıyorumda sizi seven ve en az benim kadar okumaktan büyük keyif duyan arkadaşlarınız var.. harikasınız çok ciddiyim...tebrik ederim yesari.10 puan...:))) bu arada gazeteci olma nedenim kaynaklı ismimi açıklamadım...sizi izlemeye devam edeceğim...

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!