12 Haziran 2009 Cuma

babam...


Günün anlam ve önemine ilişkin yazı yazmayı da pek sevmem zaten...Babalar gününde yayınlamak istemedim..

Bu mektubu sanıyorum 2005 yılında yazıp babama postayla yollamıştım.Amacım ağlamasını sağlamak değildi tabiki...Ama mektup ulaştıktan sonra ki telefon konuşmaları oldukça ilginçti...Bizim klanın tamamı aramıştı beni...Etkilenmişler belli ki...Neyse, mektup işte...


Benim babam herkesin babası gibi değil. Değil işte. Çünkü o benim babam. Bana genlerinde olan her şeyin en iyisini vermeye çalıştı. Beni hayata inandığı en iyi şekilde hazırladı. Yaptıklarıyla, çevresindeki insanlara davranışlarıyla, önderliği ve güvenilirliğiyle, dürüstlüğüyle örnek oldu büyümekte olan küçük kızına. Arkasında durduğu her şey , kendi gibi olması, kimseye benzemeye çalışmaması saygısını kazandırdı herkesin ve tabii yaramaz kızının. Öğretti, öğretti, öğretti. En önemlisi sabretti bu haylaza.

Akşamları kitap okudu , kitap okumanın televizyon izlemekten daha çok şey öğrettiğini anlattı. Dönüp küçük kızına “ bu izlediğin programdan ne öğrendin?” diye sordu. Ve sorgulamasını sağladı her davranışını. Nede olsa boşa geçirilecek vakit olmamalıydı hayatta bir saniye bile.

Nedense her hastalandığımda elinde bir paket krakerle gelirdi. Hadi o gelirdi de ben neden hemen ayaklanır ve cin gibi bakardım eskisi gibi. Gerçekten hastaydım halbuki. Şimdilerde bile kendimi kötü hissettiğimde bi kraker yemek istiyor canım. Ama aynısı olmuyor tabii.

Canım babam;

Bi türlü çözemedin değil mi bu 3 numaralı, “kazan dibi”, “bulaşık” hatta şimdilerde kazık kadar olmuş kızını. Bi türlü söyleyemedim dilimin ucuna gelenleri sana, gönlümden geçenleri. Halbuki ne kadar çok şey borçluyum sana. Şimdiler de “kendinden çok başkalarını düşünen “ biri haline geldim, aynen senin gibi. Ne kadar çok “teşekkür” borcum birikmiş. Ve tabi ki bir o kadar da “özür” borçluyum haliyle. Hatırlıyor musun her akşam eve geldiğinde hepimiz ayağa fırlar, elini , “sakallı” yanaklarını öperdik. Ben hep şikayet ederdim “batıyoo baba yapmaaa” diye. Daha sonraları kaldırdık bu adeti. Kim kaldıracaktı başını okuduğu kitaptan, izlediği diziden, yada başladığı kardeş tartışmalarının birinden. Kuru “hoş geldin” lerle karşıladık seni sonraları. Seni öpmediğim her bir akşam için özür dilerim babacım. Şimdilerde “hoş geldin” bile diyemiyorum. Gözünde hala o kirli, pasaklı yüzlü , yalınayak ordan oraya koşan küçük kız çocuğuyum biliyorum. Sanırım hiç de büyüyemicem.

Sevgi ne dildedir ne de kağıtta. Sana acemice anlatmaya çalıştığım seni ne kadar çok sevdiğim aslında. İyi ki sen benim babamsın ve iyi ki senin kızınım.


...

36 yorum:

  1. vayyy be :( cidden ağlamamak mümkün değil..

    YanıtlaSil
  2. Dedem geldi aklıma, bedenini toprağa koyalımız 11 yıl oldu, üff zaman nasıl geçip gitmiş. Oysa dün gibi.. İşte bu kraker olayının benzerini dedem gofret biçiminde gerçekleştirirdi.
    Her gelişinde verecek bir şeyi olurdu. Ve evlerine ne zaman gitsek buzdolabında beni bekleyen 1 gofret olurdu. Babama ağlamayacak kadar gaddarca yetiştirilsemde, dedeme bir-iki yaş dökmüşlüğüm var.
    Baban? Bunun için her gün şükretmelisin.. Bulamayanlar var..

    YanıtlaSil
  3. başıma balyozla vursaydın MİM...daha az acıtırdı...zaten yayınlamakta bu anlamda çekindiğim bir yazıydı...

    YanıtlaSil
  4. yine ağladım yineeeee..
    Bir kere dünyaya şanslı geldikkk doğduğumuz ortamdan dolayıı..
    Verdiği ve vermediği herşey için Şükürler olsun Allaha..

    YanıtlaSil
  5. Cok sanslisin biliyormusun, böyle baba herkese nasip olmuyor. Hic bir zaman cekinme babana onu sevdigini söylemekten:))
    Dilerim daha uzun bir zaman beraber olursunuz:))

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  6. Amin Belgin...umarım...

    YanıtlaSil
  7. babamı kaybedeli eylül de 4 yıl olacak. kollarımda kaybettim babamı. bu tarz mektupları hep kalbime yazdım bende, kimseyle paylaşamadım. babam mesleği gereği otoriter birisiydi, fakat bir o kadar da şevkatliydi. ablam ne zaman babama sarılıp öpse benimde boynuna sarılasım gelirdi ama yapamazdım. son 5 gününde bile kısa süre sonra kaybedeceğimizi tek bilen ben olmama rağmen kimseye belli etmemek için boynuna sarılıp doyasıya öpemedim. şimdi her cumartesi mezarına gidip mezar taşını öpüyorum. kokusunu iliklerimde hissediyorum. sabah sabah gerçekten dağıttın beni de.

    YanıtlaSil
  8. sadece ağladım.. ve seni kıskandım ..
    çünkü babamı hiç anımsıyamıyorum .. ben 2 yaşındayken askerde hayatını kaybetmiş...
    babası olan herkesi kıskanıyorum .. heleki kızları .. imreniyorum .. ve kendimden başka herkesin yerinde olmak istiyorum bu konuda....

    YanıtlaSil
  9. şahaneydi çok duygulandım...

    YanıtlaSil
  10. goki ve cecil...bi sürü şey yazıp yazıp siliyorum...inanın söyleyecek söz bulamıyorum...böle aptal aptal ekrana bakakaldım...yutkunup duruyorum...bi süre kapatıyorum ekranı...

    YanıtlaSil
  11. bazı zamanlarda bütün kelimeler kurşuna dizilir yesari...
    söylenicek sözlerin hep olsun bu hayatta.. tükenmesin kelimelerin... cümlelerin.. ilk kez geliyorum sayfana .. ve konu "baba"
    bi anlayabilsem tanrı bana ne söylemek istiyor...........

    YanıtlaSil
  12. cecil, neden senin ismine tıklayamıyorum...profilin veya blog sayfan görünmüyor??? ayarlarla ilgili mi??

    YanıtlaSil
  13. Kaybedeli 7 yıl oldu harika babamı. Keşkelerim olmadı, oldurmadı. Herşeyi yaşadım babamla. Sevdim, sevildim, sarıldı, sarıldım, tartıştık ama tabi numaradan.
    Ne iyi insandı. Varlığı meğer ne çok yer kaplıyormuş demiyorum çünkü onun kıymetinin farkındaydım, o boşluğu doldurabilecek birşey yok.
    hani derler ya, zamanın iyileştirmediği yaralar var. sanırım kastedilen bu olsa gerek.

    Ebru

    YanıtlaSil
  14. explorer dan heralde.. ille mozilla dan girmem lazım.. bilen varsa bunun çözümünü öğretsin bana..

    YanıtlaSil
  15. ağlatılası bir mektup yazmışsın annem sen de, ama benim babam geldi aklıma. bırak tv izleme demeyi, yarışma programlarına katıl diyor, evlendirme programlarına katıl diyor. beni her türlü magazinsel antin kuntin işlerin içine atıyor. dur lan ben de yazıcam mektup babama.

    YanıtlaSil
  16. kızım bana böyle mektup yazsa, önce bir güzel döver, ardından da bir güzel ağlardım... :)

    valla güzel olmuş. kız babası olmak, iki kere ciğer sahibi olmak gibidir...

    YanıtlaSil
  17. Bir gün oğluma, bana böyle bir mektup yazacak kadar çok şey verebilirsem ne mutlu bana.

    Çok duygulandım, ne kadar içten ve dolaysız anlatmışsın hislerini. Eline sağlık...

    YanıtlaSil
  18. Yazacağın mektup şimdiden beni endişelendirdi Aras:)

    Teşekkürler hocammm:)

    Aslı; anneme böyle bir mektup yazar mıyım bilmiyorum:D:D Ya bu babalar ve kızları durumu incelemeye değer bence....ama analar ve oğullarıda öle yaa..gerçi blog yazarı bi oğlan yetişrirsin sen eminimm:))

    YanıtlaSil
  19. Yesari sağol be :)) yetiştiririm hem de en has yorumcun olur, benimle iyi geçin :)

    YanıtlaSil
  20. Süper bi yazı dökülmüş Yesarimden...
    Bir kez daha ispatlandı ki bir insan ne kadar neşeliyse veya mizahı,espri yapmayı seviyorsa onun iki misli kadar da duygusaldır.
    İşte sen de aynısısın Yesarim..Benim de gözlerimi doldurdun..Harikasın gerçekten..
    Yüreğine sağlık..
    Ve ne mutlu o babaya...

    YanıtlaSil
  21. :)pekiiii teşekkür ederim...maymunuz ama maymundan gelmediikkk zeugma hanıımmm..bu bünyenin de içinde duyguları varrrr, kan dolaşıyor damarlarımızzzdaa:)))

    şaka bir yana...teşekkürler çok hemde çokk:)

    YanıtlaSil
  22. çok etkilendim harbiden ağlarım.

    YanıtlaSil
  23. ben de bir şiirle dile getirmiştim sözlerimi babaya mektup ismini bağlığına ekleyerek.
    Duyguların ne tatlıi ne sade. Mizahının yanında duygusal bir doruk noktası bu, sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  24. yesari cok guzel bir yazi bu.... yuregine saglik.

    YanıtlaSil
  25. eva :S ağlama sen yaaa...aman dur sakınn:P:)

    teşekkür ederim Emre...şiir çok güzel olmuş... ben şiir yazmaya kalksam heralde babamı gülme krizine sokardım:D

    sağol ashure...beğendiğine sevindim...

    YanıtlaSil
  26. Hassas yerimden vuran bir yazı olmuş.Teşekküler paylaştığın mektup için.Ağlantın beni.

    YanıtlaSil
  27. üzgünüm nesli...üzmek değildi amacım...

    YanıtlaSil
  28. Alın benden bir babası daha. Daha doğrusu babasız büyüyen bir çocuk daha. Yazını okurken bir şeyler hissedemedim çünkü hissetmek için yaşamak gerekirdi. Öyle bir hal ki çok isterdim babamın yanağına sakalına dkunup senin gibi bunu hissederek yazmanı. Hissedemediğim senin duyguların değil benim babasızlığım. Herşey yazabilirim çizebilirim her şey dolabilir hayatıma yaşantıma ama ne olursa olsun BABA söz konusu olunca koca bir boşluk hissediyorum. Onu 11 yaşımda kaybettim. Zaten onun öncesinde de kazanmış değildim. Gemi kaptanıydı sürekli yurtdışındaydı. Yada yanımızda olması gerektiği zamanlarda yanımızda değildi. Eleştirmiyorum, kızmıyorum. Önceden çok isyan ettim, çok kızdım. Bir erkek çocuğun babasız büyümesi kadar zor bir durum yoktur. YAZACAğım o kadar çok şey var ki, bayram geliyor bak yine hüzün çökecek. Mezarlığa gideceğiz. Annem hadi sen de gel diyecek ben yine bahane bulacağım. Ne zor. en son ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum. Ama gittiğimde mezar taşına dokunup ağlamak...ne zor. işte bir sürü şey. söylemek istediğim son şey: LÜTFEN NE OLURSA OLUN, BABANIZI SEVDİĞİNİZİ BABANIZA SÖYLEYİN. ÇOK MESAFELİ İSENİZ "BABA SENİ SEVİYORUM" DİYE NOTLAR BIRAKIN CEBİNE CEKETİNE.BABA SENİ SEVİYORUM DEMEYİ İHMAL ETMEYİN.

    YanıtlaSil
  29. Sevgili Engin; çok teşekkür ederim...hem de çok...

    ne kadar zor bir çocukluk, gençlik yaşadığını çok iyi anlıyorum..tüm ailenin sorumlulu sendeymiş gibidir..ama hayat hepimize farklı senaryolar sunuyor...güçlü olup ayakta kalabilmek mesele..seni yaşadığın şeyler bak ne güzel bir "adam" yapmış..klasik bir laftır ama cidden baban seninle gurur duyardı be...

    sevgiyle kal Engin...

    hoşgeldin bu arada:)

    YanıtlaSil
  30. Çocuğunun sevgisini yitirmemiş adam,
    Büyük bir adamdır....


    elki .:.

    YanıtlaSil
  31. http://www.facebook.com/video/video.php?v=129223431399&ref=mf


    http://elki.blogcu.com/babalar-gunu_717265.html


    elki .:.

    YanıtlaSil
  32. bu duygulu yazını hiç görmemiş olsaydım kalbim çatlıyacak kadar mahvoldum ağlamaktan benim babamda aynısını yapardı beni sırtından indirmezdi .bir kere canım babacığım seni çok seviyorum dedinmi yüzüne karşı doğru cevap ver bunu söylesen yüzüne baban seni dizinin dibinden ayırmaz annende geberir gider kıskançlıktan yesari dikkat et annen okumasın bu mektubu.

    YanıtlaSil
  33. valla ben de ağladım.

    YanıtlaSil
  34. Allah herkese seninki gibi bir baba ve senin gibi bir evlat nasip etsin.

    YanıtlaSil
  35. Bende babamı kaybedeli 7 sene oldu.Eskiden babasını kaybedenleri inceledikce "acaba normal hayata " nasıl döndüler diyordum..Ama dönülüyormuş bende normal hayatıma alıştım ama hayatın aynı olmuyor değil mi?Hep şunu sorguluyorum ve kendi kendime sotuyorum:Benim babam 10 sene önce mesela bugün neye canı sıkılıyordu acaba?Acaba neydi o günki gündemi?3 sene sonra öleceğini bilse neler yapardı acilen.Yada düşünüyorumda sanki hiç yaşamamış gibi onun yaşadığına dair tek kanıt bizleriz çocukları..Ne yediği içtiği tabak ne yattığı yatak ne kıyafet nede ondan arda kalan şey kaldı sadece ufak tefek hatırlanmalık eşyalarrrrr....Zor çok zor bari Annemizde yoğunlaşalımda,ona elimizden geleni yapalımda çünki o bizlere babamızdan kalan tek mirass kalın sağlıcakla

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!