28 Haziran 2009 Pazar

ben hiç ağaçtan düşmedim...hıh


Bir klişe daha gözlerimin önünde anlamını yitirdi. Gittiii dağ gibi cümle gittiii. Artık mümkün değil yazamam, söyleyemem “uzan bi şölee, çocukluğuna dönelim” diye. Anlamını yitirdi çünkü, en azından benim için. Doğru anlatım şu oldu“çık bakiim şu erik ağacına , çocukluğuna dönelim”. Çok mu komikkkkkkkk. Hiçç dil, çok ciddi birşeyden bahsediyoruz burda.

Meğerseeem ne çok şey gizliymiş o erik ağacının yeşil yaprakları arasında. Çıktım ağaca, dayanamadım, yaptım vala. Artık son demleri eriklerin nede olsa. Fırsat bu fırsat diyerek bir maymun edasıyla tırmandım ve o anda şimşekler çaktı gözleriminde,yıldızlar etrafımda. (hayırr yaaa, düşmedim ağaçtan filan)

Ağaç aynı ağaç değil, ben aynı ben değilim ama anılar aynen bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden ve bir matrix kodları nasıı çözüldüyse Neo’nun önünde aynennn öle çözüldü yaaa. Ben küçüktüm küçücüktüm, kuzenlerimin arasında nedense en korkusuz “seçilmiştim!!!”. O erik ağacına ilk tırmandığımda kaç yaşındaydım hatırlamıyorum belki de yılları bile öğrenmemiştim henüz, bilemedim şimdi. O kadar delikanlı kuzenden neden ilk ben tırmandım ve aşağıdakileri yukarıdan izledim emin değilim. Acaba kendimi o zamanlar erkek mi sanıyordum ne. Benim böle cinselliğe filan da merakım olmamıştı hiç, ne bi leylek, ne bi doğum hikayesi dinlemedim ailemden, sormadım, ilgilenmedim. Demekki doğuştan eşittik biz, umurumda değildi cinsiyet ayırımıymış, erkekmiş, kızmış, çift cinsiyetmiş. Yoksa ben demesini bilmiyor muydum en masum ifademi takınıp “ ama Yunussss bennn hiççç tırmanamam ki ağaca filaann, bana erikkk toplar mısınnnn, ama lütfeeeenn” demesini. tırmanmışım ağaca işte, erikleri atıyorum aşağıya, çep yok çepken yok tabii. “bakıınnn bekleyin benii, ben inmedeen hiç birini yemek yook, bi tanee bile yemeyeceksinizzz, atmam bakıınnnn” onlarda topluyorlar aşağıda. Herşey ne kadar güzel, hava güneşli, çiçekler açmış, erikler açmış, ben ağaçtayım. Sıra geliyor ağaçtan inme kısmına ama tırmanmak kadar kolay değilmiş inmek, o an anlıyor maymuncukkk. “banaa bi merdiveen getirin lütfeen , korkuyorummmm birazzzz” Geldik travmanın zart dadiği yereee. O kuzen dediği canavarlar ekip gidiyorlar cesaret abidesi Yesari'yi ağaçta bırakarak. Zorda kalan kız görünümlü cengaver atıyor ilk defa kendini boşluğa. Biraz orasını burasını yaralıyor ama yine kendi başının çaresine bakıyor sonuçta.

Affetmiyor mu kuzenlerini , affediyor elbette. Ancak yapılanları unutmuyor ve acısını sonradan gelen küçük kuzenlerinden(onu bırakıp kaçanların kardeşleri diyebiliriz) çıkartmak istiyor. Ama yemiyor elbette, nesil zamanla paralel şekilde gelişiyorr "yaaa yesari ablaaa , ben korkuyorum , çıkmak istemiyorum zaten ağaca" "hadi Yasmin biz gidip evcilik oynayalım” diyorlar. Yesari'de ondan sonraki hayatını ağaçta geçiriyor zaman zaman. Kaderiyle yüzleştiğinde aradan yıllar yılar geçiyor başka bi şehrin başka bir ağacında bu travmasıyla yüzleşiyor. Ama emniyet olarak ağacın gövdesine bir sandalye dayamayı ihmal etmiyor. Birde yandan cepli bir sort giymeyi elbetteeee;)

İnsan kendi başının çaresine bakmayı böleeee öğreniyor işteee. Kimseye güvenmemeyi. Yaaaaaa...

Resme bakarak bana çemkirmeye hazırlanan okuyucuya; hadi ordaaaannnn:))))Hayat bu ,biri yer biri bakar... bu kadar...cümle bitti...Kirazların resmini eklemiyorum çünkü onları toplamadım...sadece dalından kopartıp yedim...hehehehe
Kötüyüm ben kötüyümmm kötüyümmmm kötüyümmm...gerçi yediğim erikler teker teker bu satırları yazarken beni yiyorlar ama olsun...değdi...

aaaaa aklıma geldi...yazmalıyım...zamane çocukları yaaa...
resimdeki ellerden biri erikleri yerken tuz getirdi.. ve şöyle dedi "işteee eriğin yanına eşlik edebilecek en harika şey"
en küçük elemanın tepkisi;( yaş;9) " heyyyyyyyyy, yaşasııııııın şekeeerrr"
koptuğum andır:)

22 yorum:

  1. Kötüyüm ben kötüyümmm kötüyümmmm kötüyümmm...
    Bunu biliyorum bu satırı çok sevdimm
    Vay, evin arkasında dut ağacı vardı, kestiler çok oldu. Daire başı 350 bin liradan sattılar. Çok güzeldi be, öyle kolay kolay hatırıma gelmez. İlla biri hatılatmalı. Odun olunca böyle oluyo işte :))
    O ağaç ki 3 kişilik özel dalları vardı, uzanır dururduk. Kim önce çıkarsa o alırdı en güzel yeri. Alii laaan duuut lan duut :)

    YanıtlaSil
  2. :)))benim ağaç krallığımdı...ciddi bi fırtına gibi bişiy olmuş, yıkılmış...babam yerine yenisini dikti ama henüz fidan o...artık torunlarım tırmanırr:))

    YanıtlaSil
  3. Ben yeşil erik sevmiyorum ya, her blogta bu erikle ilgili ağız şapırtıları okurum ama benim tüylerim diken diken olur o yenir mi lan! Kirazı da görelim :)

    YanıtlaSil
  4. hiçbir yazında düşünmemiştim siminya, hiç sorgulamamıştım...ama şimdi düşündüm...cidden bakk.."sen gerçek diilsin, ıı ıhhh inanmıyorummm"

    YanıtlaSil
  5. ff de sölemeyi unuttum, bir de eşekten düşmesi var ki hiçbişeye benzemez:)))

    YanıtlaSil
  6. aaaa...bir söyle bin ahh işin buna denir nadir yaa...ne çok badiren varmışş senin de yahuu...bi blog sahibi ol artıkkk:))

    YanıtlaSil
  7. ııh sonra bana da inanmazlar:) baksana simiye yıllardır derdini anlatamadı, benim üçgünde anlatmam zor:))) siminya benim olduğumdan daha gerçektir, konuyla alakası yok belki ama söyleyim dedim:))

    YanıtlaSil
  8. :) biliyorum gerçek olduğunu nadir...şüphem yok...erik ile ilgili yorumu yüzünden takıldım ona sadece...kaldı ki çok umrumda değil burda kimin gerçek kimin sahte olduğu...okuyorum sadece...hayat...gerçek olabilir hikayeler sonuçta hepsi...

    YanıtlaSil
  9. Ağzım nasıl sulandı ama yapılır mı bu:))Şöyle doya doya erik yemeyeli çok oldu:((

    YanıtlaSil
  10. Eriklerden ağzım sulandı yesari :)

    YanıtlaSil
  11. Coooook kötüsün Yesari, yapilirmi simdi bu, ben nereden bulayim buralarda erik agacini, hem bulsam eskisi gibi tirmanamam artik agaca:)) Cocuklugunu agac üzerinde gecirmis biri olarak cok zor bu agaca tirmanamama isi:)))

    Kücüge de cok güldüm, erikle seker ha:))

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  12. erik ve şeker diyeni tahmin ettim deeee o eriğe uzanan elleri bulamadım hadi biri cemre düşmesi olabilirde diğerleri kim kimmmm...ahhh yaa ağaçtan erik yiyemeden bu yaz da geçiyoryaaaa..vay anasını komşunun köpeklerini bile özledim keşke onlar sabah namazında havlamaya başlasa da sonra evdeki misafirler sırayla balkona çıkıp köpeklere söylenmeye başlasa:))))aahh ahh özledim leynnn köyümü:))

    YanıtlaSil
  13. nesli, hayalbemol, belgin; ben nefret ediyorum market eriklerinden...o yüzden yaşadığınız o duygularda haklısınızzzz...ama geçtiii, ben hemen yeni bi yazı yazar alta atarım bu yazıyı...hepsi geçecekkk...üzülmeyinnn:))

    d.b.p; erik mevsimi geçti,sen hala köy diyorsun,erik ağacı diyorsun...böle ekşi erik filan kalmıştır belki...onlara belki...

    YanıtlaSil
  14. öncelikle bir mühendis olarak şu noktaya dikkatini çekmek istiyorum okuyucunun... o koca "cüsseyi"(bak cüsse dedim iyi günümdeyim) nasıl o ağaca çıkarttın? yani bunun için harcanan "potansiyel" enerji oldukça "büyük" olmalı. tebrik ediyorum ;)

    böyle çemkirirler işte... o eriklerden yiyemediğim her gün başka başka çemkirecem sana..

    ayıp ayıp... biz koyuyormuyuz blogumuza ööle erikler, çilekler falan...

    YanıtlaSil
  15. ya bak şimdi. cidden iyice meraklandım. bu eriğin siz kadınlarda cinsel çağrışımları felan mı var:))

    YanıtlaSil
  16. sevgili L.A; mühendis olabilirsin, çok şey biliyor olabilirsin...ağzın iyi laf yapıyor olabilir...zekana diyecek sözüm yok...hatta akrep burcu özelliklerinde yabana atılamaz...

    ama atladığın birşey var...

    o erikleri "ben" yedim...bitti...

    YanıtlaSil
  17. nadircan; ben sadece yerim, polemiğe girmem;)

    YanıtlaSil
  18. o zaman polemiğe girecek birilerini bulayım ben:))

    YanıtlaSil
  19. erikle mi seninle mi nadirrr:) kolay gelsin, yolun açık olsun...keşke bi bardak su olsa...döksem arkandan...tez zamanla ulaşsan gideceğin yere..:))

    YanıtlaSil
  20. yolum uzun, önce istanbulun bi ucuna sonra diğer ucuna gitçem. bol su dök:)))

    YanıtlaSil
  21. evet sen hiç ağaçtan düşmedin çünkü ağaçta yaşıyorsun... afiyet olsun :)

    YanıtlaSil
  22. erikten cacık yapıp yemiş bir fanatik olarak, aslında sadece konunun erik olmadığını gören biri olarak ben sevdim bu yazıyı

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!