25 Haziran 2009 Perşembe

unuttummm!!! :(


“Unutmak”, ahhh ne güzel bir özelliktir. Bana karşı daha bi bonkör davranmış sanki yaradan. Biliyorum eşit görüyor hepimizi , ama neden mesela biraz daha zeki, biraz daha anlayışlı , biraz daha sakin değil de biraz daha unutkan.

Ya kalemini bi yerde kaybetmek, gözlüğünün gözünde unutulması(ki zaten gözlük takmıyorum) gibi unutkanlıklardan bahsetmiyorum. Ama biri bir şey söyler, 3.sn de bilir benim unutacağımı oda bende. Veya bana önemli bir şey anlatmıştır mesela, "kimseye söyleme" diye uyarmıştır. Bu noktada her şey çok güzel, çünkü söylemem, istesem de söyleyemem çünkü. Anlatıldığı anda benim için önemini yitirmiştir zaten ,bir daha bırak başka birine anlatmayı bana anlattığını bile hatırlatmakta zorluk çekerim. Çok komik, geçenlerde başkaları duyulmaması gereken bir şey duyulmuş sülalede. Ben biliyorum ve en doğru kaynak benim. Sen bi endişelen, acaba ben mi söyledim, ben söylemiş olabilir miyim? Hatırlamıyorum bile böyle bir konuşma yaptığımı, yok yaa, sanırım ben değilim diye diye yedim beynimi. Tabii benden çıkmamış, çünkü bu başkalarının çok önemsediği, yada onlar için önemli konular benim için önemli olamadığı için konuşma gereği duymuyorum. Her geçen gün neden çok az konuştuğum, kimseye bir şey anlatmadığım, etrafta olup bitenlerle ilgilenmediğim dert oldu herkese. Aslında onları önemsemediğimden veya sevmediğimden değil, sadece hayatta ki küçük ayrıntıların büyütülüp, gereksiz sorunlar haline getirildiğini düşünüyorum. Sanırım en az ilgilendiğim şey “o ne yapmış , diğeri ne demiş, şu nasıl tepki vermiş, şunlar bunlar onlar”. Bi muhabbetin konusu bu ve benzeri olaylar etrafında dönmeye başladığı zaman ben ortamdan sıvışıyorum. Yapıyorum bunu, sonra “bizimle neden oturmuyorsun, neden bir şey anlatmıyorsun” a geliyor olay. Bir de son zamanlarda sık kullanır oldum bu tür konuşmalar duyunca “ ne güzel yaaa, insanların hiç derdi yok, bunlarla ilgilenebiliyorlar”. Valla bak, hayranım. Çünkü insan her haltı paylaşınca rahatlıyor, yani sanıyorum rahatlıyor. Benim bu parmak kuvvetim çenemde yok, en azından her zaman yok. Yani demem o ki, söylediğiniz şey bir şey değiştirmeyecekse söylemeseniz de olur. Tartışmalarda da bu böyle, tartışmanın bir yerinde bakıyorsunuz ki sadece tartışıyorsunuz. Ne sizin için ne karşınızda ki için herhangi bir şey değişmeyecek. Susmak en iyisidir bence. Ama “ego manyağı” bi toplumuz, maşallahhh herkesin ego tavan vaziyette, papuç kadar mübarek. Dolayısıyla bir tartışmayı kazanmak savaş kazanmakla eş değer. Bu arada benim de ego fena değildir ama tartışmalarda mantıklı davranmak gerek. hah , unutmak işte burada da devreye giriyor.

Bi kız arkadaşım vardı , şurada bahsetmiştim. ona demiştim ki bir seferinde “beni unutamayan bi eski sevgilim olsun istemem”. Çok şaşırdı , kendisi için unutulmamak , önemli olmak , akılda kalmak çok önemliydi çünkü. “ neden ama , ben unutsun istemem, unutulmak ve sıradanlaşmak istemem” dedi. Halbu ki sizi unutamayan her insan sizin hayatınızda zihninizde bir yüktür. Sizi düşünmesi bile, kafasında bir yerlerde sizinle ilgili bir şeylerin takılı kalması sizi bir şekilde etkileyecektir. Hafıza kaybından bahsetmiyorum, ama unutulmamak bitmemişlik demektir. Yarım kalan her şey bir şekilde döner sizi bulur. Biri hayatımdan çıkmışsa geri dönmek ve “nerde ne hata yaptım” sorgusunu yinelemek istemem. Bitsin gitsin, kafamda bir yerlerde yeri olmasın.

Ayy ben kavga ettiğimi, birinin bana kötü muamele ettiğini , ne bilim haksızlık ettiğini, size kendinizi değersiz hissettirdiğini filan da hemen unuturum. Buna da yeni çözümüm şu “amannn şimdi böle sinirleniyorum, ulan unutucam 2 gün sonra zaten , bilmiyor muyum kendimi, hiiç sinirlenmeee hiiç germe kendini”. Çok işe yarıyor , şiddetle tavsiye olunur. Ama tabi kendinizi tanımanız gerek. Ben biraz ılıman iklime sahibim bu konuda, siz diyorsanız ki “ben bunun acısını çıkartırım, 3 katıyla geri dönerim” o zamam Allah sizin de karşı tarafında yardımcısı olsun. Ama en çok sizin. Bu tür duylular en çok insanın kendisine zarar veriyor çünkü. Affetmediğiniz her insan , her olay tahmin bile edemeyeceğiniz yaralar açıyor. Affet kurtul yaaa, ne takıyorsun. O bunu yapmış, şu şunu demiş. Kim ne yaparsa kendine yapmıyor mu bu dünyada. Anne babamızdan bunu öğrenmedik ki. Valla herhalde dünyanın sonuna geldiğimizde (kendi küçük dünyamızın) öğrendiğimiz şey anne babalarımızın ne kadar haklı olduğu olacak. Ben her geçen gün daha fazla hak vermeye başladım onlara.

Anammm ne ciddi yazı oldu, Ankara’da yağmur ve kasvetli bir hava hakim. Bundan etkilenmiş olma ihtimalim var. Ama yazdıklarımı bi düşünün… Affetmek, unutmak güzeldir.

26 yorum:

  1. güzel fikirler:)
    egon kaç senin:)

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten elimizde mi? Herkes hükmedebilir mi kalbine, içinden gelen sese. İç sesimizi ve etki ettiği duygularımızı bizler mi yönetiyoruz. Uzun zamandır bunu sorguluyorum..

    YanıtlaSil
  3. egom ölçüm sınırları dışında nadir...

    bu konuarda büyük konuşmamak gerek biliyorum ama ben her konuda duygularıma da istediğim zaman söz geçiren biriyim Bilal...mantık baskın biriyim...ben yapabbiliyorsam herkes yapabilir demek isterim...yada benim sınırlarımı zorlayan birşeyle karşılaşmadım henüz;)

    YanıtlaSil
  4. okurken kendimi gördüm(:

    YanıtlaSil
  5. he bir de senin basit diye unttuğun bazı şeyler başkaları için belki de önemlidir ne dersin:)
    Ama yine de seni anladım ben en netinden:)
    Kandilin kutlu olsunnn senin deee....

    YanıtlaSil
  6. keşke ben de unutabilsem bana yapılan kötülüğü..çok kinci bir insanım..ve bu huy insanı yoruyor gerçekten..

    YanıtlaSil
  7. :) öğrenilebilecek birşey değil aslında gelininbiri...ama daha az azıtmasını dilerim ve sana daha az zarar vermesini...
    hem karşındakine hem sana...ben akrep burcunun öfkeisnden korkarım bilirsin:))

    YanıtlaSil
  8. fena olur akrebin öfkesi.. :) bu arada gelininbiri yazmışsın, pek sevindim :D allah söyletti herhalde gelin mi olacağım ne? :Pp ahaha :D

    YanıtlaSil
  9. puahahahahahha...kelime hatası yapılır da böle mi yapılır...hadi bakalımmm...abdala malum olurr:P:D mübarek gündeee...hehehehhe

    YanıtlaSil
  10. üç günlük dünyada birşeyleri kafaya takıp, sıkıntı etmeye gerçekten değmiyor...dediğin gibi ne ediyorsak kendimize ediyoruz...öyleki bir zamanlar kendimizi yiyip bitirdiğimiz konulara şimdilerde dönüp amann ne küçük şeylere kafamı yormuşum diyebiliyoruz...şahsen bende öyle oluyor.
    yazında da bunları gördüm, gerçekten güzel değinmişsin konuya:)
    bu arada kandiliniz mübarek olsun :) :)

    YanıtlaSil
  11. seninde gecen mübarek olsun MOMOL:)
    teşekkürler ayrıca;)

    YanıtlaSil
  12. "Halbuki sizi unutamayan her insan sizin hayatınızda zihninizde bir yüktür." perfect bi ifade, çok akıllı bi söz etmişsin yesari,tebrikler, sakın unutma bunu kullan bol bol :)

    YanıtlaSil
  13. Keyifle okudum.Dusunceleriniz bir cogumuza isik tutuyor aslinda...Keske herkes basarabilse...Sevgiyle kalin...

    YanıtlaSil
  14. teşekkür ederim Nil, kendim içinkullanmama pek gerek olmuyor ama birileirine söylemem gerekebilir herzmaan:) dikkat çekmen çok güzekk...teşekkürler tekrar...

    papatyaaa; başarabiliyorum diyen ben bile bir çok yerde takılıyorumdur eminin...ama biraz daha az belki...balık hafızamı seviim:)

    YanıtlaSil
  15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  16. neden kaldırdın yorumu hanife:S bana mail olarak geliyor bilesin...o küfürleri etmeyecektin:P:P
    teşekkürler yinede:)

    YanıtlaSil
  17. selamlar sevgiler uzun bi aradan sonra .. ee tatildeydim yani:))
    al benden de o kadar herkes unutsun kimse hatırlamasın benide ..

    YanıtlaSil
  18. hoşgeldin...sana bir sırrr:) sen şuan bi şehirdesin ya...işte ben de orda büyüdüm;)

    YanıtlaSil
  19. Duygu celladı olmaya gerek yok. Unutmamak da bir duygudur ve biz hatıra deriz onlara. Ben hatırlamayı severim mesela kendi geçmişimdeki her saniyeyi. Burç hayvanımın iki kıskacı ve bir de zehirli kuyruğu oluşundan değil, suç ve cezamın "insan olmam" oluşundan elbet. Kimse kendini kandırmasın, geçmişiyle ilgili cümle kurabilen her canlı "insan"dır şu yeryüzünde ve unutamamaya mahkumdur ziyadesiyle. Bir de şöyle düşünelim; eğer unutsaydım ve daha da kötüsü eğer unutmaya çabalasaydım geçmişimdeki her acı zamanı, her kötü hissi, her meşru hüznü, şimdi anlar mıydım hiç şu şarkıyı veya bu şiiri? Bence acıdan korkanlar unuturlar. Daha doğrusu unutmak isterler. Sırtındaki duygu küfesini boşaltıp onu daha kolay taşımaya yeltenen tembeller unutmak isterler. Kendisi için yarattığı o eşsiz ve güzel dünyayı bu aptal ve saçma dünyayla savaştırsa her defasında o meydandan zaferle ayrılacağını bile bile sırtını o savaşa ve yüzünü de bu ekrana dönüp ahkam kesenler unutmak isterler. Bence duygularından utananlar unutmak isterler. Kısacası unutmak isteyenler unutmak isterler. Ama unutmasınlar ki bu bir seçim değildir. Bu bir duygudur. Yani unutmak imkansızdır, sadece ertelenebilir o kadar :)

    YanıtlaSil
  20. senin sözünün üzerine söz söylemek istemem ama :)
    bak ne demişim yukarda;
    "Hafıza kaybından bahsetmiyorum, ama unutulmamak bitmemişlik demektir"
    yola devam etmek benim bahsettiğim...hiçbirşeyi unutmuyoruz zaten, anı oluyor elbette...deneyim oluyor...bir şekilde " hayat " oluyor yaşadıklarımız...

    YanıtlaSil
  21. aynı gökyüzünün altında bulunduk diyorsun yani..:)
    yolun düşerse.. yada yolunun düşmesini istersen çocukluğuna ben mutlu olurum seni görmekten haberin ola ;)

    YanıtlaSil
  22. ayın şavkı sazım üstüne vururken yazdım zaten onu bir gece vakti. şimdi gündüz gözüyle bana blog eleştirmeni muamelesi yapma mouseunu seveyim. göz kırpışıma denk gelmiş demek o cümle tüh deyip rezil edebilirdim kendimi ama ben bir akrebim ne yapayım, komple ikna olana kadar uğraşırım ben. mesela şimdi viyadükten u dönüşü yapıp refüje toslama isteği sezinliyorum sende ama olsun ben gene de rüşvet yemiş trafik memuru kıvamına bürünüp farketmemiş gibi yapayım bu seferlik. haa, rüşvetim vanilyalı çukulatalı karışık olsun lütfen, malum yaz geldi :)

    YanıtlaSil
  23. bak tartışma benimle...ben öle sucuklu yumurtaya tav olmam...kaldı ki sende de düğün sonrası sucuklu yumurta yapacak hal görmüyorum...akrepsin sen dicem ama bu son damatta akrepti...
    yani diyeceğim odur ki...tartışma iyi geçin...hem bence bu unutmam ben eskileri durumun başına iş açacağa benziyor...ayrıca uyarmadı deme...senin yapacağın yorum "ahhh yesaricim, haklısın, elbette hepsini unutmalıyım, unutmak ne güzel şey, her kelimene katılıyorum" gibi birşey olmalıydı..
    bak sabah sabha amma tehdit savurdum heyttt:))

    YanıtlaSil
  24. az kaldı, ben yüzüğü takıp bilbo baggins gibi ortalıktan kaybolunca sen ve sevgilim birbirinize sarılıp islamın ilk şartını yerine getirirken çok gülücem ben size. hem sen benimle uğraşacağına aynanın karşısına geçip günde 40 defa "ego regülatörü" de kendine. ben denedim, bir defa bile diyemedim mesela.

    YanıtlaSil
  25. diyemiyooruuummm diyemiyorummm...olmuyoooo...yapamıyorum...sesli okumaya kalktım ama senin sevgilin çenesi acıyana kadar güldü o sözcüğeee...

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!