1 Temmuz 2009 Çarşamba

akıllı beni bulmaz, deli dibimden ayrılmaz...


Bi tane normali bulsa beni, öpüp başımın üzerine koyacağım , valla vak. Hepsi mi beni bulur ama hepsi miiii. Ya bunun ilacı bulunsun,ya da o kanımızda dolaşan mikrop herkese bulaşsın. Nedir yani hepimizi tuhaflaştıran, arıza merkezine çeviren, nediirrr, sorarıımm.

Yeni bir insan tanıdığımda sessiz bir bekleyişe giriyorum artık. “bunda ne arıza çıkacak acaba, üretimden kaynaklı mı, yoksa sonradan mı olmuş”. Veya çok yakınımda biri yeni biriyle bir ilişkiye başladığında, yeni bi arkadaş edindiğinde aynı süreç başlıyor.”Bekle bakalım, bunun arızası ne acaba, merak ettim şimdi” diyorum. Resmen bekliyoruz yaaa, belli bir deneme süreci geçiyor, arıza kendiliğinden ortaya çıkıyor ve bingooo. İşte o zaman “asayiş berkemal” diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Onunla veya onsuz. ( sadece ilişkiler anlamında bakma olaya okuyucuu, işiniz gücünüz aşna fişne yahuu)

Arızalar çeşitli şekilde kendini gösteriyor elbette. Öncerleri sinsi sinsi , (ya da sindire sindire diyebiliriz buna) geliyorlardı, şimdi bangır bangır mübaaarek.

Titiz, mükemmeliyetçi, kusursuzluk meraklısı, gergin, sinirli, işkolik, baskıcı, cimri, insan kullanmaya meraklı, ben merkezci gibi özellikleri tereyağının üzerine reçel niyetine sürer afiyetle yerim. Bunlardan daha daha büyük şeyler olmalı dikkate değer olması için.

Anne travması, baba travması olanı var bunun, pek bi insanı hayatına şükrettiren modeller vardır mesela. Ablası, abisi , anası danası ile ilgili geçmişe dayalı sorunlar yaşamış olanlar ya da. Sizi hiç sahip olmadığı “o” kişinin yerine koyanı, sizden yüklenemeyeceğiniz anlamlar almanızı bekleyeni. “ bak ; ben de senin gibi bi insan evladıyım, bak bana iyi baak, iki gözüm, iki kolum var benim de. Ay ben basit bir canlıyım, fazla bir şey beklemesen, beni germesen olmadık yere , dimi amaaa”

Obsesif kişilikler vardır, onları yeme yanında yat, hatta yatarken yastığının altında kendini korumak üzere kesici alet bulundur.Herşeyi takıntı haline getirmiş tipler. Ayy ben hiç dayanamaaam hiççç. Temizliği takıntı haline getirmiştir, güzel ve şık giyinmeyi, olmadı aşırı pis olmayı, aşırı rahat olmayı. Aşırı dindar olanlar , aşırı aşmış olanlar. Her şeyin aşırısı yanii, direk “beni öldür” konumundalar işte benim açımdan bu gruptakiler. Hani incik cincik şeyleri takıntı haline getirmiş olanlar çok möheem değil. Herkesin vardır, benim de var ama aklıma gelmez şimdi “hah” dedin mi.

İlişkiler açısından iki temel arıza var kadın ve erkekte. Kadınlar için “aşırı sahiplenme, boğma, erkeği hayatının merkezi yapma”. Ben buna “hayatımın anlamı yoktu şimdiye kadar, bittin seeen” sendromu diyorum. (daha kısa bi isim bulan varsa buyursun, yoruma açık bir post efendim) Yani erkek olsam bu tiplerden sanırım 3. saniyede filan kaçarım, ardıma bakmayı bırak, hayatımın sonuna kadar kaçarım ben yaa. Toparlayamam çünkü kendimi bir daha. Gerçi erkek dediğin mahluk nedir, ilgi manyağıdır. Ama bana ne ben kendimi o kadar da erkek yerine koyamıyorum, abartmaya luzum yok.

Erkekler için ilişki en normal ve böle ılımlı giderken, kadın her şeyin harika gittiğini düşündüğü sırada “ ayy yapamıyorum, bağlanmıyorum , ben iyi değilim, hayatım boyunca denedim , olmuyor, sorun sende değil bende…v.b” sözlerle kadın kısmını terk eden cinsi. Sayıları azımsanamayacak kadar çok olan bu grup ciddi arıza. Böylelerine “ be adam daha önce seni kim seslendiriyordu, o kimdiii , veya sen kimsin” diye sorarsanız cevap alamazsınız. Onları kendi hallerine bırakacaksınız. Allah onları nası biliyorsa öle yapacak zaten, endişelenmeyiniz.

Ayy, yazdıkça daha çok şey geliyor aklıma. Ama yazıda sanki dozunu aştı gibi. Ben azar azar anlatırım yine size sonra.

Bu arada, zannediyor musunuz ki bu tip insanların hepsiyle karşılaştım. Yok canıııım, daha neler. “Deli deliyi görünce çomağını saklarmış” sözünü benim atalarım söylemiş, cidden bak. Kesin öledir yani, çünkü “her köyden bir deli, bizim köyden önüne gelen deli” gibi bir durum mevcut.


11 yorum:

  1. bak o dediğin şeye bende çok gıcık olurum. karşındakine taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek. sonu hep hüsran olur yükleyen kişi için:))

    YanıtlaSil
  2. Hah cuk diye oturdu derler bilir misin :)

    YanıtlaSil
  3. aile sorunları olanlar nefret ettirir bende de.. hiç hoşlanmam.. babasını sevmeyen erkekler özellikle, aman der kaçmaya çalışırım, iş işten geçmediyse:)

    YanıtlaSil
  4. Ben cogu zaman "millet deliye, ben akilliya hasretim", derim ama seninkide iyiymis, alemsin valla, nedir bizim bunlardan cektigimiz:))

    YanıtlaSil
  5. başlığa bittim :)

    YanıtlaSil
  6. " Ben buna “hayatımın anlamı yoktu şimdiye kadar, bittin seeen” sendromu diyorum "

    ben de,
    "hah ağıma düştün şimdi canına okudum senin" sendromu diyebilirim...

    daha kısa olmadı sanki...

    YanıtlaSil
  7. bir kere tüm ilişkilerin başlama ve bitme sebebi baz istasyonlarıdır. sağa sola konuşlandırılmış elektromanyetizma kusan bu aygıtlar beynimizdeki hücrelere rezonans yaptırmak suretiyle davranışlarımıza etki ederler. aksini ispatlayan varsa hodri meydan. uğraşmayın artık kadınlarla erkeklerle yeter. onların bir suçu yok.

    YanıtlaSil
  8. bak atalarının bu sözü de uygun sana;
    hacı hacıyı mekkede, hoca hocayı tekkede, deli deliyi her yerde bulurmuş.

    YanıtlaSil
  9. anaaa o hayatın merkezi yapanlardan biride benim. düştüğüm bok çukuruna tekrar düşme yeteneğimde var üstelik. sıçsamda aynı yer sıçmasam da. sürekli bir kaka hali. :))))

    birde o bahsettiğin diğer tür erkeklerin 2 tanesine bulaştım. diğer kalanlar hep evlenmek istediler.

    YanıtlaSil
  10. : ))))) aferiin arızaa...hoşgeldin...bak yukarıda kimse kabul etmedi sen bu özgüveni gösterdin...gerçi sen bir akrep hatunu olarak arızanın en önünde gitmeye adaysın...benim ardımdan elbetteee:))

    YanıtlaSil
  11. ''Nedir yani hepimizi tuhaflaştıran, arıza merkezine çeviren, nediirrr, sorarıımm...''

    Nedir olacak yesarim,gayet açık..Bahsettiğin tiplerle karşılaşa karşılaşa, kafayı sinirden duvarlara vura vura sen de arıza merkesi oluyorsun.Daha ilk cümlede anafikiri yazmışsın, daha ne??

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!