14 Ağustos 2009 Cuma

yap, kullan, imha et...

Bu sefer cinsiyetsiz bir yazı yazıyorum. (ciddiyetsiz demedim cinsiyetsiz dedim).O nasıl oluyor demeyin, her iki tarafa da giydiricim. HZ. Ömer adaleti ya da ona yakın bir şeyler /Ramazan geliyor böle hz. filan kaynasın araya, sonra tepeden inme mülayim yazılar nerden çıktı demezsiniz/.Fark ettim de ben bu giriş kısmını pek kıvıramıyorum galiba. Bunun da bi hal çaresine bakacağım ama bi derdimi anlatiim , bir daha ki yazıya inşallah.

Yaa biz ne maymun iştahlı ne gözü doymaz, ne gamsız, ne geniş gönüllü, ne nee…/bulamadım/…

Biz öleyiz işte. Bıraktım gıdayı, giyimi filan. İnsanı üretip, insanı tüketmeye başladık. Evet evet üretmek dedim. Nasıl mı? Önce birini seçiyoruz, onu şekillendiriyoruz. Ona olan duygularımıza karar veriyoruz. Sonra onun bize karşı hissettiklerine de karar veriyoruz yetmezmiş gibi .( Birinin sana karşı hissettiklerine de hâkim olmazsın ki). Kaldı ki oda senin karbon kopyan. Oda seni seçmiş belki ve ya seçmemiş. Seçmemişse daha karışık. (bu yazı gittikçe karışıyor ama durun bakalım)

Böle karşılıklı debeleniyoruz. Adını koyuyoruz sonra ”aşk” “sevgi” “dostluk” “hoşlanma” . Üstüne bu duyguları bi güzel yaşıyoruz .Son kullanma tarihi gelince ,o da olmadı bizim onunla işimiz bitince hoop geri dönüşüm kutusuna yolluyoruz. Bizden korkuyorum, hissettiklerimizden, daha doğrusu hissettiğimizi sandığımız şeylerden de korkuyorum. Aklıma şöyle şeyler geliyor /her tür ilişki anlamında/ “aslında ortada duygu filan yok, var olduğuna inandığımız; bizim o kişiye veya ilişkiye yüklediğimiz anlamlar sadece”.

Bunu nasıl anlatiiim nasıı anlatiim. Sen yüklediğin anlamlardan sıkıldığında, canın gözünü açmak istediğinde, daha doğrusu o duyguyla işin bittiğinde karşındakine bakıyorsun ve gerçeği görüyorsun. Birden bire sıradan insan evladına dönüşüyor karşındaki. Buda sana yeterli gelmiyor çünkü artık süslü paketi açmışsın ve içindekini merak etmiyorsun. Etrafta yeni paket arıyorsun senin için bırakılmış. Ne de olsa paketin içinden çıkan senin /aslında/ istediğin, hayalini kurduğun hediye değil/mişşş/. İşin kötü kısmı öle bir hediye yok zaten. Buna halk dilinde “ Takke düştü kel mi göründü” de denilir.

Ne oldu da böyle “insan” tüketir hale geldik. Üstelik bunların hepsi karşılıklı, danışıklı dövüş dediğimiz cinsten. Karşılıksız olduğunda asıl duvara toslama duygusu yaşanıyor işte. Senin için rüya bitmiş, uyanmışsın. Ama karşında ki devam ediyor uyumaya. Belki uyurgezer, belki uyandırdığın an onun için geri dönüşü olmayan zararlara neden olacaksın. Biraz dikkat etmek gerekiyor bu tür şeylere sanırım. Karşınızda sizi sevmek için çabalayan, sizinle dostluk arkadaşlık yapmak için çırpınan insanlar görebilirsiniz çünkü. Çok acı bişiy buu. Hislendim ben galiba. Neyse, yazdım da ne oldu, sanki değişecek mi bir şeyler.

Amaaaan, sıkıldım beeen, bu yazı hiç umduğum gibi çıkmadı:P İade ediyorum bu paketi. Gidiyorum ben…

21 yorum:

  1. karışık anlatmışsın yesarim ama mesaj alınmıştır :)

    YanıtlaSil
  2. Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. Aynı detten ve sıkıntıdan ben de müzdaribim ne de olsa... Yapabileceğimiz pek birşey de yok bu konuda maalesef. En azından ben elimden geldiğince böyle davranmaktan kaçınıyorum. Ne kadar becerebildiğim tartışılır...

    YanıtlaSil
  3. Belki değişir bir şeyler..
    Ya bunlar nasıl kopuk, ne düzensiz cümleler böyleeee. Ne güzel olmuş okuması zevkli oluyor. Sen hep böyle yazsana ben seni böyle hayal edeyim. Yazıp çizim bozayım. Bak bu mantıkla gidersek aslında bu satırları yazan sen değilsinn, bizz yazdrıyoruz sana.
    Yalnız buralarda bizim sevgimiz öyle değildir. Onu unut, öbürüne bak.. Seversin, sevilirsin, sevişirsin. Unutmazsın...
    Yani bu karşıdakini yontma işi karşılıklı olmuyor mu. Zuhur eden sevgiden mütevellit her iki cinste birbirlerinin arzu ve isteklerine uyuyor, kendilerini düzeltme yoluna gidiyorlar. Yoksa nasıl tatmin olsun insan oğlu..

    YanıtlaSil
  4. mesajı aldın ne yapacaksın o mesajla şimdi garipkız:) ben bişiy yapamıyorum da o yüzden sordum...

    YanıtlaSil
  5. valla mim böle mimle alt alta yorumlarınız pek çık duruyor...

    hatayı farketmez ayrı bir erdem de...ben sadece konuşuyorum gibi hissediyorum bla bla bla...kulağa kar suyu kaçırmak gibi...

    YanıtlaSil
  6. mit mimm mmmm mit arkadaş yeni mi, tanıştırmayacak mısın bizi :)
    Bi gitt dersin olur biter.

    YanıtlaSil
  7. MİM, madem o kadar kopuk o cümleler sen o kadar şeyi nasıl anladın da o cümleleri yazdın merak ediyor insan...sizin oraları tartışmayalım istersen...

    YanıtlaSil
  8. valla burası blog alemi..herkes birbirini kendisi tanıtıyor MİM kardeş...ama bir iki level önce başlamak istiyorsan -mit; bu MİM - MİM bu mit...hadi öpüşün bakiim:)

    YanıtlaSil
  9. :)) Ben böyle seviyorum belkii. Polemikk polemmiikk. Bak konu sapıyor :Pp

    YanıtlaSil
  10. kişiler ve nesnelerin son kullanma tarihi farklılık gösteriyor. nesneler tamamen sizin elinizde, ama kişiler biraz farklı. son kullanma tarihleri hem sizin, hem onların elinde. bir şarkıyı bıkana kadar dinleyebilirsin, ama bir kişinin bazen bir sözü, davranışı, hareketi, sizin için ne kadar değerli olursa olsun her şeyi sıfırlayabiliyor. kaldırıp çöpe atıyorsunuz.

    sevdiğimiz kişilere nesne gibi davranmaya başlarsak olacak olan bu oluyor

    YanıtlaSil
  11. alkışlıyorum alkışlıyorum katılıyorum...ve insanları harcamayalım biz bu katogariye girmeyelim diyorum ...ben cümlemden bişey anlamadım anlayanlar buyursun...sevgilerrrr

    YanıtlaSil
  12. İnsanlar kendilerinden çok duygularını tüketiyorlar.
    Kendilerini anlamak için çıktıkları ,yolculuklarda,hep kendilerine dönüyorlar koca bir hiçle....

    YanıtlaSil
  13. Memnun oldum MİM :)

    YanıtlaSil
  14. Ben de aynen katılıyorum, ama bu konuda yapılacak bir şey olmayacağını ve her insanın bütün bunları aynen yaşadığını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  15. yaa bir kişide "hayır yanılıyorsun, fecii saçmalamışsın" dememiş...gittikçe moralim bozuluyor...söyliiim...hıh...

    YanıtlaSil
  16. ohhh beee aras...biliyorduum zateeennn....

    YanıtlaSil
  17. düşündüm buldum sandığın yüz yıllık gerçekler :p olayı güzel anlatmışın ama neden değişmesin bişeyler yesari, insanlarla iletişimi kesersin sorun çözülür. olmayan bişeyi tüketemezsin.

    YanıtlaSil
  18. anlamlar yalnızca anlamlar.karşındakini hayalindeki kimliğe sokuyosun.aklındaki, beynindeki sanıyosun.ona yüklediğin anlamlarla onu o şekilde görüyosun.ama seninde dediğin gibi bi süre geçince hepsini senin oldurduğunu, ordakinin çıplaklığını ve aslında seninle ne kadar zıt olduğu gerçeği farkına varıyosun.evet bunu biz yapıyoruz.bunu bize yapmalarına izin veriyoruz.ziyan oluyoruz ve ziyan ediliyoruz.

    YanıtlaSil
  19. Fevkalade, belki birşeyler değişmez bu yazıdan sonra; fakat yinede içi dolu biryazı olmuş.

    YanıtlaSil
  20. stickmannnn; bir sonraki yazımı okuma...sakın yapma bunu...

    oleboyle;ziyan ediyor ve ediliyorsak...durumu eşitlemişiz demektir...kimsenin kimseye söyleyecek birşeyi olamaz...

    pokerface; teşekkürler..değişir belki bee;) en son umut ölürmüş...

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!