2 Eylül 2009 Çarşamba

bir yorum...



aycane dedi ki...

Öncelikle Merhaba..
.. Öylesine gezinirken dikkatimi çeken bloglar içinde, okuyuverdim son yazınızı...
Şaşırdım da, size gelmiş olduğunu anladığım, yazı karakteri eleştirisine...
Bir başka bakış olsun diye de, yazayım istedim. 29 yıldır; yani, üniversite hocalığımın bugüne dek olan 29 yıllık süresinde, sınav sorularımı yazarken,doğallıkla hep Comic Sans kullanmadım. İlk yıllarımda, henüz ne pc'ler keşfedilmişti; ne de daha sonra, 86'da, ilk Microsoft words yazılımında, kullanıcıya, bunca yazı karakteri seçeneği sunulmuştu. Ne var ki, 80 sonlarından beri,özellikle tüm sınavlarımı yazarken, özellikle, hep Comic Sans kullandım!...Kullanmaktayım. Yalnız yazı karakteri de değil tabii; ama, davranışlarım; sınav sırası, ciddi üniversitelerde hele, asla beklenmeyen şeker-gofret sepeti dolaştırmalarım; sınav başlamadan, kürsüye bi dans eden-konuşan vs. komik küçük oyuncak koyuşlarım; sorularımın arasına 3-5 gülünesi ve ince espri yerleştirişlerim bir bütün olarak bana binlerce olumlu geribildirim getirdi!...
.. Sınav pek çok öğrenci için başlıbaşına bir gerilim kaynağıdır ya zaten, hem bunu azaltabilme kaygısıyla yaptım-yapıyorum bunları; hem de, bunca keskin köşeli-kurallı dünyalarımıza, anlık, ve olabildiğince, yumuşak, ve normdışı bir esneklik koyabilme amacını güdüyorum rol modelliğimde.

... Öyle ya, bi düşünün gençler; örneğin Deniz Tayyip'e; Tayyip Abdullah'a; ya da Merkez Bankası başkanı Hazine'ye; ya da benim rektörüm YÖK başkanına, hayatta hiç comicsans falan karakteriyle bi yazı gönderebilir mi?!!... Bana şimdi "Onlar zaten yazışmıyo bile..."; ya da, "Bırak onları, biz bile, keyfekeder, birazcık paylaşım-arınım-içboşaltım derdiyle yazdığımız bloglarımızda tepki alıyoruz, sen ne diyorsun??!!" ya da, "Ayy kadın, 30 yıldır didaktik böcek olmaktan hiç mi bıkmadın sennn!" vs. vs. diyebilirsiniz tabii... ve daha nice şey. Olsun. Ben yine de bunları yazmak istedim.
Sevgiyle tabii...

1/9/09 20:44

korkmayın korkmayın:)) eski karaktere dönmüyorum...çünkü göz yorduğundan bahsetmiş arkadaşların bir bölümü...kimseyi rahatsız etmek istemem bu anlamda...ama ilginç bir yorum ve anlattığı şeyler çok ilginç...o yüzden paylaşmak istedim sizinle...

yorumu şuradaki yazıma yapmış aycane...sanırım üniversite hocalarımızdan biri...stickman'nin yorumuna da katılıyorum ...bir blog yazmalı ve bizimle paylaşmalı deneyimlerini...valla okuduğum üniversitenin eğitim sisteminden, standart tip hocalarından dolayı sanırım çok hoşuma gitti okuduklarım...

bi de bana en sevdiğim filmlerden biri olan Patch Adams'ı hatırlattı bu yorum...ne alaka diyebilirsiniz ama ben o filmde sevmiştim Robin Williams'ı...sürü psiklojisinden de o fimde nefret etmiştim...bizden beklendiği gibi davranmaktan...standart olduğu varsayılan sistemlerden...bizi birbirimize benzetmeye çalışanlardan...

ohooo...gidecek bu konu yine...

valla iyi alıştım yorumlardan post yapmaya...tembel işi oldu ama paylaşmadan edemedim...

not: aycane; profiline ulaşamadığım için izin alamadım..ama zaten yaptığım sadece yorumlardan çekip post olarak yayınlamak oldu...umarım sorun olmamıştır...

35 yorum:

  1. No more Comic Sans :) Bu gayet okunabilir. Patch Adams'ı ben de çok sevmiştim bu arada oldukça başarılı bir filmdir :)

    YanıtlaSil
  2. :)) sözzz...dömicemmm...

    YanıtlaSil
  3. bende öle diyorum aras ama...dinletemiyorum:))

    YanıtlaSil
  4. comic sans olmasa, neyle yazardım msn de :) msni keşfedeni de alnından öpesim geldi aniden. Neyse yazı tipin gzel olmuş. Aslında Geçenlerde benm de aklıma takıldı. La bu yesari nası comic le yazıo heralde onun temasından kaynaklanıo.. Pff benimkinde seçilmiyo lanet! ehueheueheuee :D nazarım mı değdi ne? ARtık sende kullanmıcan zannımca.. Yaşasın kötülük!! :D

    YanıtlaSil
  5. ayyy ne dengezi yorumcularım var benimmmm:))) senin temanda da seçiiyordur...hyml den değiştirebiliyorsun hayal meyal...ben sölemiş oliim...tek tek ben comics yaparım hatta...yeterki yayılsın ve herkesin gözü alışsın:)))
    kötülük mü demiştin:))

    YanıtlaSil
  6. yesari bu yoruma nasıl cevap yazmaz diye şaşkınlık içinde düşünüyodum bende :) meğersem yazıya saklamışsın cevabı, iyi de olmuş. aycane hocaya daha etkili bir ulaşım olur. valla öyle bi hoca bulsam yeni baştan başarım üniversiteye. aycane hocam, bunu okuyorsanız bir blog açmanız konusundaki ısrarlarımız kararlılıkla sürdürülecektir :) arz ederiz.

    YanıtlaSil
  7. :)) stickman; bu yazı karakteri vukuatı(artık vukuat haline geldi) ilginç bir hal almaya başladı...bencede bir blog açmalı..gerçi vardır belkide...ama gizlemek istiyordur...bakalım biz sesimizi duyurabilecek miyiz.)

    YanıtlaSil
  8. Bence Comic Sans'ın hiç bir zararı yoktu. Benim en çok kullandığım yazı biçimidir kendisi. Aycane hocam bana da Robin Williams'ı anımsattı ama "Ölü Ozanlar Derneği"ndeki rolünü... Patch Adams'ı izlemedim çünkü. Hmmm... hemen bir yerlerden edineyim bari. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  9. Yesarim yazinla pek iliskisi yok ama, tesadüfe bakarmisin, bende bu gün baska bir nedenle Patch Adams´i düsünmüstüm:))
    Nedenini bilmek istersen, suraya bir bakiver: http://kumralada-ada.blogspot.com/2009/08/kucugum.html

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  10. sevgili mit; bana da zararı yoktu...zaten sanırım kişilik gibi comics sans....comic sans insanları var ...mesela hayal meyal demiş ya...msn de de onu kullanıyormuş..ben de öleyim..hatta canlı bi renk kullanırım...kalın comic...genellikle neşe veriyor...eğlenceli...tek düze değil gibi düşünüyorum...

    filmi muhakkak izle...Ölü Ozanlar Derneği'de bence çok güzel bir benzetme olmuş...doğrudur...

    YanıtlaSil
  11. Belgin; teşekkürler paylaşımın için...çok güzel bi yazı olmuşşş...

    YanıtlaSil
  12. Yesuuuu, aycane cok ama cok tatli kadindir biliyo musun?! Universite hocaligi da nev- i sahsina munhasirdir, hem ogrencileriyle dost olup, hem de zor hoca olmayi basarir. O kim biliyo musun? :)

    YanıtlaSil
  13. ayy ben neden hiçbişi bilmiyoruuummm:S

    Eliza kim o???

    YanıtlaSil
  14. Eliza; kıza bir araştırma sonrasında buldum:)) ama sen nerden biliyorsun??

    YanıtlaSil
  15. Benim 1 donem hocam, 30 yildir da annem cunku ;)

    YanıtlaSil
  16. bence de bi blog acmali :/
    en azindan universite hocalagini anlatmali biraz (bende akademisyen olmayi kafamda tartip duruorum zar mi zor mu nasi yapilir omru bopyunca der mi calismali etc)

    ps tamam bencilce bi istek oldu kabul .)

    sevgilers .)

    YanıtlaSil
  17. :s enemmm Eliza Doolittle' in annesi mi :s
    hhhiiiiaaaaoo super sasirdim ama :)

    Yesari nnnolur blog acsin nolur :s :)

    YanıtlaSil
  18. aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

    been küçüük çapta bi şok geçiriyorum şuan..inanamıyoruuummm...uuuuuuu...

    annene benziyorsun o halde dersem baban alınmaz değil mi Eliza...çok şaşırdım ve çook sevindim...

    YanıtlaSil
  19. Lolla; "Yesari noolur blog açsın" diye bana neden söylüyorsun...kampanya mı başlatiim napiim...

    Aycane hocam; görüyorsunuz işte, stickman , ben , Lolla 3 kişi olduk bile...kırmayın bizi...başımın etini yer bunlar benim:))

    YanıtlaSil
  20. allaam tamam sozzzz ama dayanamadim walla baska yorum yazmicam :s sey demek istedim kabalik olmazsa:
    ben aycane hocamiza bayildim :$, hic bu kadar muhtesem bi hocam olmadi sinavlarda topuklu giyip tıkır tıkır yuruyenler oldu ekseriye, yahut ters ters bakanlar :( tapilasiHoca .)
    ne guzel ne ince ne nazik ne pedagog, bunlardan biri olsa bile raziydim ama uni hayatim bitmek uzereyken lanetler ediorum okulStresime su an :/

    temeeem sustum bu sefer soz :/

    YanıtlaSil
  21. haaaahahaaaaaaaaaaaaaaaa:)))

    Lolla...sakin ol...sakinn...hiçbirimizim öle hocaları olmadı...tamam tontiş ihtiyar sevimli holcalarım oldu benim....ama onlarda aycane hocamız gibi en az 25 yılık hocalardı...yeni nesil öğretim üyeleri bize aşk hayatlarını anlatırlardı...hepsinden soğumuştum bende mezun olur ayak...

    bakalım sesimizi duyacak mı:))

    YanıtlaSil
  22. Duyar bayilir :)
    Ben de bilahare iletirim!
    Yesucum, benziyorsun demene de bayildim, beni de seviyosun cunku di miiggg?!

    YanıtlaSil
  23. delüsüüüün....senden dolayı anneni daha çok sevdim şimdiii...

    YanıtlaSil
  24. Canim benum...Opucuk!
    Aha da burda var bi anne yazisi.

    http://pygmalionamsterdam.blogspot.com/2009/04/lale-devri.html

    YanıtlaSil
  25. :)) anne özlemi de başka tabiii...kolaylıklar..

    YanıtlaSil
  26. İncelikli mesajlarınız için içten teşekkürlerimle…
    Hepimiz, kendi yaşam serüvenlerimizde neler neler biriktiriyoruz. Gözlemlerimiz, irili ufaklı kişisel deneyimlerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz, gördüklerimiz, dinlediklerimiz, iletiştiklerimiz, iletişemediklerimiz, duygularımız, düşlerimiz…
    Ne çok girdisi var insan belleğinin. Hele de tüm bu girdilerin bileşkesini, bir yandan, doğrudan ve yaşamın hakkını vererek yaşamaya çalışan; diğer yandan, önyargılardan olabildiğince arınarak, kendisine benzeyenler kadar, benzemeyenlere de eşit mesafede ve yansız; ama herkese saygıyla; hak edenlere de yürekten bir sevgiyle yaklaşan; olabildiğince ve her koşulda diğerini anlamaya çalışan bir kişilikle destekleyince, biriktirdiklerimizin anlamı da, değeri de artıyor.
    Elias Canetti’nin “Körleşme” adlı romanını anımsadım şimdi. Ana karakteri birkaç bilimsel dalda profesör. Gündeliğin en sıradan ama olmazsa olmaz ayrıntısının planını bile, daha çok okuyup, daha çok çalışıp, daha çok öğrenebilme üzerine kurmuş. Bunun gereği için de takıntılı bir düzen içinde. Yemeklere, kişisel bakıma, uykuya tam tamına kaç dakika, kaç saat, kaç hamle ayrılması bile planlı.
    Binlerce kitapla dolu evinden, yıllardır çıkmamış; kimseyle konuşmamış.Haftada en fazla, alışveriş listesi ve birkaç emirden ibaret 3-5 cümleyi uşağına sarf ediyor.
    O uzun romandan,temel bir mesaj çıkarsanıyor.Paylaşılmayan bilginin hiç değeri yok. Tıpkı, hakkı verilmeden yaşanan bir yaşamın da olmadığı gibi.
    29 yıldır, öğrencilerimle, seminer ve konferans dinleyicilerimle, yakınlarımla, yakınımdakilerle, “en değerlim”, sevgili Eliza’mla,imbikten geçmiş türlü çeşitli birikimlerimi,olabildiğince,yeri geldiğince, paylaştım-paylaşıyorum.Bunu yaparken,diğer insanların kafalarını şaa’p(!)mamaya;ilgilerini ve zamanlarını‘gasp’etmemeye;”car car,kabus teyze" ya da “sevimsiz ukala böcek” olmamaya gayret ederek. Buna rağmen,arada haddimi aştığımda, “mesleki deformasyon var biçarede… ” denilerek,umarım biraz olsun bağışlanırım.
    Sevecenlikle önerdiğiniz gibi, zaman ayırabileceğim emeklilik günlerimde, “Allah… her gün kafalarını şaaptığım öğrenciler de bitti… bi blog yazayım acilen…” diyebilirim her an!
    Tekrar sağ olun ve devam gençler, ben keyifle takipteyim.

    YanıtlaSil
  27. Hayatta her seyi paylasir, bunca konusuruz, hayret, Korlesme'yi ilk kez duyuyorum. Okumak lazim ve ne harika bir mesajmis paylasilmayan bilgi degersizdir mesaji...
    Ben ki her gun sansima sukrediyorum. Ne yazıyorsam blogda orda burda, ne ogrendiysem 30 yılda, ne Comic Sans'larla ne metinler duzduysem yana yana, hepsinin ana kaynagi sizsiniz hocam! Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  28. çok teşekkür ederim...bunları bizimle paylaştığınız için...

    bu işe Lolla çok sevinecek gibi görünüyor...:)

    gerçekten çok güzel bir mesajmış kitabın verdiği...sizin bize ulaştırdığınız...Elizam; sen nasıl güzel bi insansın, nasıl güzel bir ailesiniz...bu blog benim için çok şey değiştirdi ve değiştirmeye devam ediyor...her gün ayrı bir keyir...

    aycane hocam; umarız en kıza zamanda sizi okumaya başlayabiliriz...heyecanla ve sevgiyle bekliyoruz...

    YanıtlaSil
  29. Sevgili Yesari, Stickman, Lolla ve canımın içi Lizam,
    Şımarttınız beni yine! :-))) Hepinize, hem tüm onurunuzla, keyfiniz, büyük sevinçleriniz, küçücük kederlerinizle; yürüdükçe bıraktığınız anlamlı izlerle; tam yanınızda, yanıbaşınızda, sizi sevgi,saygı ve gururla destekleyen duygudaşlarınızın varlığının bilinciyle uzun,anlamlı yollar diliyorum. Paylaşarak ve hayatın hakkını vererek tabii.

    YanıtlaSil
  30. çook güzel dilekler bunlar...daha güzel anlatılamazdıı...umarım..hepimiz adına...umarım..

    YanıtlaSil
  31. Aman aglattiniz beni burda be! Anamı ozlemişim deliler gibi zaten...
    Benim icin de blogging her gün yeni bir anlam, yeni bir kazanım...Cok yasa Yesum benim, iyi ki tanıdım hepinizi..ve tanıdım diyorum evet, yüzünüzü görmeden, sesinizi duymadan, ama tanıdım gülerek, hüzünlenerek, edebiyat parçalayarak, bazen saçmalayarak, bazen mizah yaparak...

    YanıtlaSil
  32. anammm .. kızım ne bu duygusal mod...çıkalım çıkalımmmmmm:)

    zaten bende annemden uzağım..aramış sabah çok özledim ,seni çok seviyorum demiş...

    suss sussss...

    YanıtlaSil
  33. aycane hocam, onlar nasıl güzel yaşam dilekleriydi öyle. bugüne kadar böyle birşeyle karşılaşmamıştım. çok teşekkür ederim. o kısmı saklıcam yemin ederim. artık şu andan sonra, blog açma konusunda atacağınız somut adımları sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  34. canımmmmmmmmmmmmmmmmmmm

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!