13 Eylül 2009 Pazar

elinin hamuruyla deveye hendek atlatmak...

Bazı eylemsel hareketler vardır. Onlardan bahsederken “bisiklet kullanmak gibidir, bir kere öğrendin mi bir daha unutmazsın” denir. Hah işte “yemek yapmak “onlardan biri değil kesinlikle.

Yaa ben bi zamanlar çok güzel yemek yapardım. Hatırlıyorum yaa, anılarımı kimse benden alamaz. O bendim evet. Amcamın oğlu bana “evin ana” takmıştı en son yufka açarkenki görüntüme  şahit olunca.
 Üniversite bitmiş, babamın dizinin dibine dönmüştüm. Belki oralarda iş bulurum diye hani!!! Bir nevi nadasa bırakmıştım kendimi. Ama nadasta nadas yani. Henüz kimse dağılmamıştı başka başka şehirlere. Ne yapsın canı sıkılan Yesari, her akşam birşeyler yapıp milleti yemekle etrafına toplardı, sıkılan canını eğlendirmek için. Can sıkıntısı bu, bou değil. Sağır sultan bile onun yemeklerinden bahseder olmuştu, “ ee bu akşam ne yapıyorsun” diye sorulurdu yüzsüzlük yapılıp. Bin tane kuzen var zaten , ayın muhakkak bir kaç günü birinin d.günü oluryor filan. Hani şunu yapalım bunu yapalım. Hadi yapalım, organizayonlar , ziyafetler filan. Bendim o yaa been, evet o bendim. (hayır okuyucu, o zaman aldığım kilolara hiç girmiyoruz, çıkar aklından o fikirleri). İnsanlar elimde ya kitapla ya tahta kaşıkla görmeye alışmışlardı. Bu durumdan da en çok pilavlarıma ve çorbalarıma bayılan babam memnundu sanırım.

Gel zaman git zaman. Nolduu bana peki .İnsan yemek yapabilmeyi unutur mu. İşe başladığımdan bu yana hiç yemek yapmam gerekmedi. Yani gerçekten hatırlamıyorum pilav dışında, ya da birşeyleri kızartmak dışında mutfağa girdiğimi. Pilav konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Kimse elime su dökemez ama...ahh ama...bu ama'lar mahfetti beni. Artık oyun hamurundan cin ali bile yapamıyorummm...

Ramazanın ilk 3 haftasını evde tek başına (hadi 3-4 gün yüzsüzlük yapıp davet ettirdim kendimi ama) çorba ekmekle oruç açtım yahuu. 3. haftanın sonuna kadar anca çobalarım benim içebileceğim!!! kıvama gelebildi. Darısı diğer yemeklere derken ramazan bitiyor zaten. Neyse, döndüm baba evime 4. hafta şerefine. Bayram öncesi 7 iftarım var değerlendirecek. Bunlardan bir kaçında rahat bırakılmam , ama bir iki tanesinde de ben rahat bırakmam. Ruhumu geri kazandım kazandım, yoksa ömrümün sonuna kadar kuru baklagil ve makarna kemirmeye mahkum kalacağım gibi bir his var içimde. O hissi olabildiğince derinlere gömüp bayram hazırlıklarına başlamak istiyorum. Sıkı bir strateji planı hazırlayarak ona harfiyen uyacağım. Bir tane bile yemek blogu takip etmeyen ben,ukala dümbeleği önerilere açığım. Denemeden öğrenemem ama değil mi?(hayır,baklava önerilerinizi kendinize saklayın, o kadar da değiiil)

Eeee, kimler geliyor şimdi bayrama bizeee???(çok ayıp yaaaa, ne o öle, "henüz gencim , canıma susamadım" gibi düşünceler, valla çok ayıppp)

16 yorum:

  1. Öncelikle Allah kabul etsin :)
    sonrasında, Beşamel soslu fırında makarna yapabiliyorsan bayramda direk istemeye gelelim
    Hmm

    no name

    YanıtlaSil
  2. mmmmmmm...
    Sevgili "no name" ; öğrenirim, ayıpsııın...ama iki bayram arası olmaz o işler biliyorsun..ben kurbana kadar pratik yapıyorum...sonra yine yorumlaşıyoruzzz:))

    YanıtlaSil
  3. Öyle deme ama bak bu durumu avantaja çevirebilirsin. Mesela çevrende güzel yemek yapan birinin karşısına geçip ellerinide beline koyup böyle aşağılayan bi bakışla ''haa haa senin bildiklerini ben unuttum bebeyim'' diyebilirsin:))

    Hani sen giderken ben geliyordum hesabı. düşünüp duruyordum bu cümle tam olarak nerde kullanılır ki diye. yazıyı okuyunca ampul yandı birden. cuk oturdu valla. yemin etsen başında ağrımaz hem. sdasfagsfahfd

    YanıtlaSil
  4. ohh ne güzel ..desene size gelenler yaşadı:P İnsanın yemek yapma kabiliyeti olması ya da böyle bi ihtimalin oması bile güzel..zorunlu olduğu için yemek yapan beceriksiz insanlar da var bu dünya da (farz-ı misal demicem taşın altından ben çıkabilirim:P)İyi dinlenmeler Yesari ana(pardon evin miydi)

    YanıtlaSil
  5. yemek yapmakta ne var allahını seversen ya, tüm yemekler nerdeyse aynı sayılır. şu an girsem mutfağa dünyanın en kral yemeğini yapar koyarım önüne parmaklarını yersin. benim elim şeymiş, şey işte hani ne yapsa süper olan insanlardanım :p valla bak. bi kere patates yemeğini karıştırmıştım böyle ayrı bi güzel olmuştu. herkes öyle dedi.

    YanıtlaSil
  6. geliyorum, börek var mı börek?

    YanıtlaSil
  7. hayalciii; koptum yorumuna...süpersinnn...moral verdin vallaa....haklısın...hem el alışkanlığıdır...bayramda sonuçları söylerim ben...ruhum geri geldii:)))

    YanıtlaSil
  8. debepe; her zaman kapımız açık biliyorsun:))

    YanıtlaSil
  9. stickman; hep bi varsayım, hep bi varsayım...patates yemeği olayıda eminim kibarlıklarındandır...hiç gerçekçi gelmedi valllaa...(sen yapamıyorsan başkalarına da çamur attt)

    YanıtlaSil
  10. arasss; bangır bangır bağırıyorsun...yok mangaldı ,yok güllaç günüydü...sana bi börek yapan olmadı...sen o ekibe bi gaz versen diyorummm:)))

    YanıtlaSil
  11. senin elinden çiğ tavuk olsa yerim.. sirke olsa baldan tatlı gelir.. yok la.. o beleş oluncaydı.. neyse yemek öle pek mühüm bişey değil.. en fazla bi gün sonra çıkartmış oluyosun.. nedir yani..

    YanıtlaSil
  12. mühim mühim...öle deme...sen zaten zırt pırt hasta oluyorsun...senin için öğrenmem gerekiyor zaten:))

    YanıtlaSil
  13. waay hatun kendine koca bulmak için post yazmış, yorumlara bak... bööle giderse bayrama eve bi dolu erkek gelecek sen gör o zaman şamatayı.. :))

    YanıtlaSil
  14. Ehehehehe Yesu sirf yemek derdine yapistigini cakarsa oklavayla kovalar bence!
    Tabii besamel soslu makarna uzerine izdivac teklifinde bulunan adsiz yorumcunun karni da bayagi ac galiba!!

    YanıtlaSil
  15. LA; ben Ankara'dan ayrılınca bi deli cesareti mi geldi sana ne oldu...yok hadi geldi anladım ama...bu gidişin bir gönüşü olacağı gibi sana gelenlerinde geri dönüşümü olacağını düşünmüşsündür umarım!!!

    YanıtlaSil
  16. Elizamm; bilemiyoruz açlık sınırlarını ama bizim evimiz han gibidir bayramlarda...herkese kapımız açıktır...ama öle antin kuntin yemekler pek yapılmaz...pilav olur, domatesli makarna olur...ama bakıcaz artık...:))

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!