15 Eylül 2009 Salı

tembellik hakkımız engellenemez

Bilindiği üzere ailemin yanındayım. Evet evet, öle işte. Ama benim tabi bayram öncesi sakinlikten canım sıkıldı. Sabaha doğru uyuyorum, öğleden sonra uyanıyorum. çıkıp bahçeden "incir" ve"üzüm" topluyorum iftar için. Sonra yeğenimle oynuyorum , onu dolaştırıyorum bahçede. (ayy benden bile yaramazzzz,yok böle bişii)Hamakta kitabımı okuyorummmm.Bu sisteme alışırsam durumum içler acısı. Gerçi bu düzensizlik bayramda acı acı çıkar benden. Yazı sıkıntısı da çekiyorum zaten, valla bak. Öle böle değil. Bi rahatlık, bikeyif bi huzur. Hiçbirşeye sinirlenmiyor hiç  kimseye çemkirmek istemiyorum. Akşamları, elde kalan tek tük kuzenler geliyor.(onları küçükken aramıza almazdık daha çok küçükler diye şimdi "bize gelsenizeeeee" diye sevimli bir ifade takınıyorum..."şimdi böle olduk di mi Yesari ablaaa" diyorlar sitemkar sitemkar ve bununla dalga geçiyoruz) Kakara kikiri. Ne yaziim şimdi ben. Sürekli gülüyoruz ama neye güldüğümü hatırlamıyorum.

Bu arada iki tane kitap okudum. Onları yorayım bari. Onlar beni hiç yormadılar sağolsunlar..(ıııığğğğğğğğğkkkk insana huzur böle iğrenç espriler bile yaptırabiliyor)


İlk kitap;Söz Yaşlarım / Stella Molinas Trevez

Kısacık bi roman. Otobüste başladım okumaya ve ne zaman yol bitti anlamadım. Zaten kulaklığımı evde unutmuşum, Aşti’den aldığım ve 1,5 tl verdiğim kulaklıklarda bozuk çıktı. Delirmemek mümkün değil. (konumuzda bu değil ama içimde kalmış işte)
Kitap bana birilerini hatırlattığı için ilginç geldi. Bu tür evliliklerle, bu tür insanlarla hayatımda karşılaşmış olduğum için sevdim beklide. Gerçekten çok fazla “gerçek” bir kitap. Zaten içinde örnek olarak aralara sıkıştırılmış hayatların bir kısmı gerçek hayattan alıntı. Okuduğunuzda anlıyorsunuz ki size çok uzak yaşamlar değil. Edebi edebi yorum yapamayacağım ama başta bazı tasvirlerde sıkılmış olsam da bitirmek için ertesi günü bekleyemediğim ve sonunu merak ettiğim bir kitap oldu.
Finale gelinceee; şimdi şey oluyooo, şeyyy işte…sonunda ben yaşamayı sevdiğim için çenemi (parmaklarımı) tutmayı başarabiliyorum var sonsuza dek mutlu yaşıyorlar…
Yaa bakıyorum , insanlar ne kadar güzel film ve kitap tanıtımı yapıyorlar. Şimdi bu kitabın yazarı görse kitabının böle tanıtıldığını kendi yazdığı kitaptan soğur yeminle.
Aaa bir de unutmadan…benim gibi evlilik fobisi olan birine çok iyi geldi… bir tuğla daha ekleyebilirim duvarlarıma…

İkinci kitap; Evrenden Torpilim Var/Aykut Oğut

Kişisel gelişim kitaplarından nefret eden ben yine kendimi öle bir kitabın sayfaları arasında buldum ya ,alacağım olsun. Ama ben sözümü tuttum, para vermedim. Kuzenimin ısrarlarıyla okumaya başladım. Her kişisel gelişim kitabı gibi diğerlerinden çooook farklı bir kitap. Valla anlatımı gerçekten farklı. İyi bir zamanda elim geçti ve oldukça samimi geldi. Ama bilirsiniz bu tür kitapları okumak değildir mesele, uygulayabilmektir. Ama valla boşverin bütün bunlar, eğleniyorsunuz bir kere okurken. Bir iki yerde kahkaha bile attım. Kendi hayatından örnekler vermiş yazar. Çok yalın ,basit bir şekilde anlatmış. O’nun evren dediğini siz farklı algılarsınız, anlamlarınızı ,inançlarınızı farklı oturtursunuz. İstediğiniz gibi oynayın. Ama bir şeyler yerine oturur kitap bittiğinde umarım. Okuyun arada böyle kitaplar benim gibi. İyi geliyor.

Bitti...gidip 12 saatlik uykuma dalayım bari bennn:)

19 yorum:

  1. Valla sana imrendim ne güzel işte boş boş oturuyorsun, kitap okuyorsun, dinleniyorsun kıymetini bil derim :)

    YanıtlaSil
  2. evlilik fobisiymiş.. peh.. geçicen onları yesari hanım.. sanki boş zamanlarında internetlerden gelinlik modelleri baktığını bilmiyoruz..

    hani hiç bi şeye sinirlenmiyorum diyosun ya.. işte sinirlenmeyi unutma diye yazdım bu yorumu.. vallahi hakkım ödenmez.. ehi..

    YanıtlaSil
  3. ben alışırım bu hayata korkusuyla tadını çıkaramıyorum Ata...mesla örneğin bir alt yorum:))

    Fevki; sen kızdırmaya çalışırken gecenin yarısı kahkaha atmama neden oluyorsun amaaaa:))

    YanıtlaSil
  4. bak, mis gibi de tanıtım yapmışsın yesari :) valla şu ikinci kitabı almayı düşündüm, madem iyi diyorsun, bir ara ben de bakayım.

    YanıtlaSil
  5. Enn guzel tatil modu...Yarasin kuzu :)

    YanıtlaSil
  6. ohhhh maşallahhhh, darısı başımıza :)

    YanıtlaSil
  7. Hamakta kitap okumak mı? En büyük hayalim... Çok fena tatile çıkasım geldi yaa :(

    YanıtlaSil
  8. darısı hepinizin başına...ama nazar değdi sanırım Mit hamak olayına...bu sabah yağmur vardı...neyse yağmurda daha güzel uyunuyor zaten:P

    YanıtlaSil
  9. Üniversiteye ilk başladığım yıl birçok kişisel gelişim kitabını okuyup daha sonra hepsinin birbirine benzediğine karar verip okumayı bıraktım.Bir yerden sonra sır kapısı izliyormuş gibi oluyor insan :) Bölümdeki kötü adamın başına kötü birşeyin geleceğini hissetmek gibi :)
    İkinci kitap önerini inceleyeceğim.

    YanıtlaSil
  10. Bir de birşey dikkatimi çekti.Aylık yazılar 17 ve 21 şeklinde gidiyor özel bir anlamı var mı ?

    YanıtlaSil
  11. Tamer; nedir bu üniversiteye başlayanın kişisel gelişim kitaplarından kusana kadar onlarla haşır neşir olması...yok yani hiç mi gelişmeden geliyoruz anlamadım ki....halbuki ben geldiğimde tiplemeleri görünce "ben bunları lisede bırakmıştım zaten "dediğimi hatırlıyorum...acaba kitaplara gömülerek bu hazin durumu unutmaya mı çalıştık ki...

    kitap çok güzel cidden...yazarının Türk olması ve yaşadığı olayların bizimkilere yakın olması sevmemde etkili oldu...direkt sorunun ne olduğunu görüyorsun yani...

    arşiv konusuna gelince, dikkatine hayran kaldım...bilerek yapılmış değildi...4. ay bi baktım farkında olmadan öle bi düzen oluşmuş...bende bozmadım...ama bu ay konu sıkıntım var...geriye kaldı 10 yazı...bakalım ne olacak...neyse sussam iyi olur...;)

    YanıtlaSil
  12. ewet war tamer, kendisi normal değil, bikaç kere denk geldi diye devam ediyo bööle.. bi çeşit totem yapıyo anlayacağın..

    zaten normal olan insanın burada ne işi var dimi..

    YanıtlaSil
  13. burda derken???

    yok benim blogumda ne işi var diyorsan anlayalım...

    YanıtlaSil
  14. normal olan insan blog yazmaz onu diyorum.. fevrileşme hemen, çatacak yer arıyoo oruç oruç..

    sen çok dolaşma oralarda fazla oksijen alma olur mu.. :P ;)

    YanıtlaSil
  15. heee...tamam o zaman...

    birde bi cümle çınladı da kulağımda...

    "yok yok,sen cidden normal değilsin" gibi bişiyler...

    hem sana ne benim temiz havamda...dalından kopartıp yediğim incirlerimden:))))

    YanıtlaSil
  16. aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa....

    ahada şimdi terk ediyorum bu blogu.. yada dur yok şimdi değil.. bayramdan sonra masamda o incirlerden yemezsem terk edeyim.. ewet ewet bu daha doğru olur.. hıh...
    kopartıp incir yiyomuşşş...

    YanıtlaSil
  17. Ben H.R. Gürpınar'ı çok seviyorumm. Söylemiştim di mi? Aaa bak, tıpkı siminya gibi yazıyor. Nedense onu da çok seviyorum...
    Tamaaam yaa seni de seviyorum :) geldik işte yazıyoruz. (Bunalımdayız belki, aallaam)
    Ayrıcaa o bahçeye çok özendiiimm. Ya hiç anlatma ya da daha detaylı anlat :Pp

    YanıtlaSil
  18. :))) ne anlatıcammm...sana gel bi acı kahvemi iç dedimm...demedim mi...dedimmmmmm

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!