3 Ekim 2009 Cumartesi

"feed me"


Bu aralar FF açılımı yapmak moda. Benim modayla bi ilgim olmadığına göre pislik yapıyorum demektir. Hani açılacak maaadem tam açılsın diyorum.Şimdi ben madalyonun diğer tarafını çeviriyorum, siz bana neler yazdığını okursunuz. Amann , çok tembelsiniz siz, bu yazıyı bile zor okuyorsunuz, onu hiç okumazsınız. Ben okuyoruuum...

Bir kere “iletişim” denen şeyden hoşnut değilseniz, öle ben herkesle iletişim kurmaaaam, kuulumm, benim standartlarım yüksektir, yok öle bik bik biri bişi söylicek, diğeri ordan başka birşey söylicek diyorsanız şimdiden uzak durun./aklı olan uzak duruyor zaten/Bi kere kendinizi kaptırdığınız bu dünya bir tür çoklu msn sohbetlerine döndüğü için, bir süre sonra sosyal ortamlarda karşılaşacağınız her türlü olayla karşılaşmanız mümkün. “Çoklu“ olduğu için de herkesle ilgili herşey gözlerinizin önünde cereyan eder /sizin kişisel msn listenizden farklı olarak/ İnsanlar kısa cümlelerle birbirini tanıdığına kanaat getirerek, profil resminizden, hakkınızda ileri geri sonuçlara varabilir ve bu sonuçlarla hareketlerini şekillendirebilirler anlayacağınız. Hatta bir süre sonra size abayı yaktığını bile ileri sürebilir bazıları. (hay kambur felek, hiç olmadı ki birkaç cümle ve birkaç resimle birine aşık olma lüksümüz) Yani cidden hoşlanma, flört , aşk dönemleri böle ulu orta yaşanır, “okuyabilme” yeteneğine sahip olan için. Şifreli şifreli feed’ler, video ve şarkı paylaşımları, imalı yorumlar filan falan işte. Neyse bunlar özelleri, siz her zaman aşk acısı çekenin like’cısı olun yeter. Yalnız bırakmamak, bol like ve yorumlarla desteklemek gerekir.

Chat çoklu olunca buluşma da çoklu olur. Çokluğun olduğu yerde neyin olduğu daha sonra ortaya çıkar elbette. Önce bluşmaların resimleri paylaşılır, resimler üzerinden toplantıların kritikleri yapılır. Ama asııılllll...Buluşmaların ardından, kamera arkasında konuşulanlar ,buluşma sırasında yaşananlardan çok daha ilgi çekici ve bir o kadar da irrite edicidir. Buluşmalarda arkaşlıklar kurulur ,aynı kadraja girilir. Sonra o arkadaşlar!!! birbirlerine güzel güzel küfürler ederler karşılıklı feed’lerle.

Herkes herkesin yüzüne gülüp arkasından konuşmaya o kadar alışmıştır ki bunu yapmak rahatsızlık bile vermez. DM’ler bunun için değil midir zaten?Kim kiminle nerede , ne zaman ne yapmış muhakkak kulağınıza gelir. Kulağınızı tıkadınız diyelim,gözlerinizi kapatmanız mümkün değil çünkü artık kocaman bir aile olmuşsunuz.Bazen arkadan konuşulanlar, yüze söylenmeyenler o kadar uç yerlere gider ki;sonrasında bunları söyleyenler bile şaşkınlık içinde kalabilir.Birine alenen asılmak, başka bir yerde olsa sözlü tacize girecek şeyler bol kahkahalara neden olur. Kimse nedense “hoop, noluyooo yahu” demez, diyemez. Sosyal medya baskısı mıdır, sürüden kopma korkusu mu. Herkes yuvarlak , en azından köşesiz cümleler kurmaya çalışır. Ee ne de olsa köşeli cümleler engellenmeyi getirir peşin sıra. Herkes çok sevilmek, çok takip edilmek. 300. 500. aboneler ister. Kademe kademe yükselmektir çünkü.İsteğiniz gibi isimsiz profiller açarak istediğiniz değere küfredebilirsiniz mesela. Din , devlet, ahlak, töre, adet…Hiçbirşeye saygı duymadan , istediğinizi söyleyebilirsiniz. Seviyeli olmanıza bile gerek yoktur. Küfürler havada uçuşabilir, her zaman etrafınızda birileri olacaktır sizi pohpohlayan nasılsa. Güvendesiniz!!!Bazen ciddi ve toplumsal olaylara değinilerek bir tür günah çıkartırlar. Ohh misss. Cesetizleri bir yorumunda kurmuş bu cümleyi..” "Bloglarından sevdiğim birçok arkadaşı aslında sevmemem gerektiğini FriendFeed sayesinde öğrendim mesela bu benim için kötü oldu. Öyle işte..” . Bu da bir şeyler anlatır işte. Blog ve FF’in yerinin ayrı kalması gerektiğini anlamanız uzun sürmez bu durumda. Sevdiğinizi “zannettiğiniz!!!” bloggerlarla kaşılaşmanız mümkün çünkü.. “seniii uzaaktaaan sevmeeek aşkların enn güzeeelii”… Gerçi muhakkak geçer içinizden birileri hakkında “aynen yazılarından tanıdığım gibi biri, neyse o işte”

Bunun yanında tabiî ki bağımlılık yapmasının sebepleri var. Doğru insanlarla karşılaşır keyifli sohbetler yaparsınız. Herkes yaş ortalamasını düşürüp tıkladığı için web sitesine tam anlamıyla “çocukluğuna dönelim” aforizması gerçekleşmiş olur.Karnınız doyar mesela. Börek, çörek, mantı, güllaç yersiniz. Bir sürü kahve içebilirsiniz.Ne kadar çok “bilmediğinizi” fark edersiniz. Yeni bir şeyler okumak, yeni bir yerlere gitmek isteyebilirsiniz.Teknolojik gelişmelerden ilk sizin haberiniz olur. İlk çıkan ürünler,sürümler, ne anlama geldiğini bilmediğiniz bir yığın teknolojik terim , gelişmeler..bla bla…Hangi site kapatılmış , ne olmuş ne bitmiş…ühüüü…bi sürü konuda 1-0 öndesinizdir. Farklı farklı insanlar tanır (veya siz öle zannedersiniz) ve o insanlarla iletişim kurarsınız.Ünlü arkadaşlarınız olur, bir tık kadar yakınınızda/bknz; son abonem Elif Dağdeviren/.Ee sonraaa, sonraaaa. Hergün size günaydın diyen insanlar vardır. Biri illa ki sabah sizi gülümseten bir şeyler yazar bi feed’in altına. Zeki birkaç insana denk gelmişsen çok ilginç muhabbetler dönebilir çene kasların ağırır gülmekten. Radyo dinlersin bir iki güzel insanın sohbetinin arasında. Hiç sevmediğin “kedi” cinsine karşı sempatin oluşur mecburen!!!. Aaa bir de orada nazınızın geçtiği insanlara post yazdırabilirsiniz ilhamınızın sizi terk ettiği günlerde: )).Yazılarınız daha çok sayıda insana ulaşır. Bir yazı okuduğunuzda ve ya bir haber gördüğünüzde “ahh keşke herkes okusa” dediyseniz gerçekten herkes okuyabilir. İstediğiniz her şeyi paylaşabilirsiniz. (zaten isteyen istediğini paylaştığı için suyu çıkıyor bazen).Yani kopmamanızın nedenleri vardır aslında. Herkesin derdi aynı gibi son günlerde. “Ne bu ff bağımlılığı, nasıl kurtulabilirim”. Zamanı yutmasa kara delik gibi hiçbir sorun yok aslında.

Ohhh bee, özlemişim yazmayı. Hem övdüm hem yerdim. Tam benim tarzımmmm. Şimdi kimse üzerine tek tek alınmasın yazdıklarımı. Hepimizi anlattım hepimiziiii. Yok ben değilim , yok sen ne uydurukçu bişiysin, ne yalancısıınn, nasııı ikiyüzlü bişiysiin böle diyen beri gelsinnn. Gelll sen gell bi gellll...:))

23 yorum:

  1. ff yi çok güzel anlatmışsınız.Herşeyi ile var.

    YanıtlaSil
  2. uleyn yazacam işte balgibi de muhteem bi yazı olmuş bu..görünce bi tırstım nasıl okuyacam diye ama bi solukta okudum..her cümlesine'' he'' dedim...ama bahsedilen ff kişilerin için de olmadığım için de bi oh çektim çünkü ben ff kişi si değilim sadece blogdaki yazılarım yayınlansın diye üye olmuştum..

    Bir de sen ara verince de pek bi bilmiş yazıyomuşun ya huu...Bu ...tan yerde gerçekten güzel insanlar da var (hatta ben buna iddaya bile girerim:D) diğer hiç bi işe yaramayan insanlaı da kendi haline bırakalım gitsin...

    buranın zaman yutan karadelik olduğuna da katılıyorum...oh bee

    YanıtlaSil
  3. teşekkürler mehbup...

    DBP; ff'de karıştırdın ortalığı "bu ne uzuun yazıııı" diyerek burda paşa paşa okumuşsun...bi feed açıldı be senin yüzündenn...:))

    YanıtlaSil
  4. geldim geldim :)

    bulaşmadım...
    bulaşmıcam...

    ne olduğu hakkında bile bi fikrim yok...


    yahu ben de mi bi gariplik var yesari?
    çevremde ki herkes gerçek hayatlar yaşıyo...


    kafam karıştı bak.

    YanıtlaSil
  5. Uzunda yazı olmuş ha, usul usul başladım hızlıca bitti.
    Okuduklarımı unuttum zaten. Ama arada çok dedim: "uleyn yalnızlığın faydalarını görüyon." Fitne/fesat'ı sevmem, nefretimin en ağır silahlarını yollarım üstlerine..
    Neyse, birden can sıkıntısı çöktü ruhumun gizli köşelerinde süzülen küçük hücrelerime.

    YanıtlaSil
  6. yazı yüzünden mi MİM...noluyoo size beeeaaa...

    YanıtlaSil
  7. ee bana çevreni söle...
    sana kim olduğunu söliyim...
    demiş bi abi...

    tam böle değildi de...
    çıkaramadım bak şimdi :))

    YanıtlaSil
  8. senin hiç sanal yaşadığını düşünmemişim sanırım...o yüzden sordum....yine insanları yanlış tanıma gafletim...kahretsin:))

    YanıtlaSil
  9. Yoo :) Bu kez ben söyliym: Aaa MiiM yine döktürmüşsüüünn acı bombasını salladın yine satır aralarınaaaaa. Üüüü, hiiii bööö :))

    YanıtlaSil
  10. yanlış tanım?

    ne ola ki?

    YanıtlaSil
  11. "gerçek hayatlar "yaşayanlardan biri olduğun düşüncesi...

    YanıtlaSil
  12. ımm...
    yanlış kanaatlere gark etmeyeyim kimseyi...

    asla hor görmem...
    asla küçümsemem...

    gerçek-sanal hayat tanımını pek sık kullanmam...

    şaşırıyorum sadece...
    paylaşıyorum.

    arzederim.

    :)

    YanıtlaSil
  13. rahat de....
    hazırolda bekliyorum valla hahahaaaaaa

    YanıtlaSil
  14. sizin tarafta değil efendimmm..o kısım benim sınırlarım dışında:))

    YanıtlaSil
  15. İnsanlar sanalda pc başında başka, reelde başka biri oluyorsa bence tedavi olmaları gerekiyor. Reelde izin vermeyeceği eylemlere sanalda izin veriyorsa, sevdiği şeyleri sevmezmiş gibi yapıyorsa, çift kişilik sorunu yaşıyor olmasın. Sanal ya da reel farketmez, insan neyse o olmalı.


    Ebru

    YanıtlaSil
  16. Yok yok, ben hiçbir şey anlayamaz oldum bu alemlerden. yaşlılık böyle birşey herhalde..

    YanıtlaSil
  17. Ebru;http://4haziran.blogspot.com/2009/07/mubahm.html

    gereksiz adam; şidmi okudum da..ben de anlamadım:))

    YanıtlaSil
  18. FF de gezinirken denk geldim bu linke. 4 Haziran benim doğum günüm. Tabii bunun sizin açınızdan hiçbir önemi olmadığının da idrakiindeyim :) Hazır bu sayfa açılmışken 4haziran özel defterine günün anlam ve önemini belirten yazı yazayım dedim. Başarılar dilerim. Başaracak ne varsa artık...

    YanıtlaSil
  19. şimdi bütün FF de levent mi arıcaaam benn:))

    hemm bu ne kendine güvensiz yorum...yakışıyor mu senin gibi ikizler burcuna ...hıı??

    insan kaç kez karşılaşır aynı gün doğduğu insanlarla..:):) burası ahkam defteri kesiyorum işte affına sığınarak;)

    YanıtlaSil
  20. ICQ'dan FF'e olan bu dijital evrim teorisi, bilgisayarın icadından bilgi sayamaz insan beynine acınası bir süzülüşün nat-geo belgeseli sanki mübarek. şöyle bir ters orantı var ama ortada ve kafamda; bu geçişte emeği olan tüm yazılımcılar, tasarımcılar ve tabii ki yatırımcılar kendi beyinlerini son derece geliştirirken ve eğitirken, peki bunları kullanan biz insanlar neden salaklaşıyoruz? halbuki akıllı insan moduna bürünüp internet'i fazla büyütmemek lazım gözümüzde. çünkü internet denen olay, birden fazla bilgisayarın popolarına takılan kablolar aracılığıyla birbirleriyle bok alışverişi yapmasıdır sadece. bu bok ama bilgisayar bokudur yani bildiğiniz elektrik ve radyo dalgaları işte. yoksa onu da mı bilmiyorsunuz? a siz gerçekten salaksınız o zaman kuzum :) (lafım meclisten içeri, ve meclis başkanı da bizzat benim)

    YanıtlaSil
  21. ben salağım..hem de görüp görebileceğin en salak insan evladı benim...sorunumu kabul ediyorum...ama asıl sorunum bunun için birşey yapmıyor olmam...
    peki şimdi ne olacak:(((

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!