12 Ocak 2010 Salı

geri dönüşüm kutusu'nu boşalt!!!




Dostum ,güneşe bak,toprağa bak,suya bak,buluta bak...
Fakat arkana bakma...
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de...
Unutma!!! Yolcu değişir,yol değişir... ama menzil hiç değişmez....
HALİL CİBRAN

“İnsan biriktirmek lazım bu hayatta” demişti. İnsan kaybetmek kolay, ama onu kaybetmemek zormuş. Ne yapmak gerekir bu noktada peki. O iki bilinmeyenli ayırımda , nasıl bir karar vermek gerekir. Ardında bırakmak mı ,yola birlikte devam etmek mi gerekir. Biri onun hakkında düşünmene neden oluyorsa herhangi biri değildir üstelik.

Gerçi birilerini hayatımızda tutmaya çalışmanın nesi mantıklı? Onlara değer verip, özen gösterilmesinden rahatsız mı oluyor insanlar, yoksa bana mı öyle geliyor? Anlam yüklenmesinden bahsetmiyorum. Ben de rahatsız olurum , olduğumdan fazla anlam yüklenmesinden, kabul. Ama biri sana değer veriyorsa bunun “fazla” olduğunu düşünmek ve korkmak ne demek? Neden "aslında ben senin düşündüğünden daha değersizim, senin gördüğün ben değilim" demek neden?Bunu kaybetmek için gereksiz bir çabaya girmek birtek bana mı saçma geliyor? Senin kendinde gördüğünle , karşındaki insanın sende gördüğü farklı olabilir, kabul. Ama hanginiz bakmayı ve görmeyi bilen. Zaten insanoğlu bi tuhaf, ya kendini göklerde görür ya yerin dibinde. Göreceli kavramlar elbette. Şimdi ben bile karıştırdım. Pfff. Yazdıkça tuhaflaştı. Yumurta mı, tavuk mu konusuna döndü iyice. Bi horoz çıkacak oradan diye korkuyorum…

Çevrenizdeki insanlara değer vermek, beklenti içerisinde olmak değildir. Gösterilen bu özeni kaybetmek için çabalamayı anlamıyorum ama. Hassas duygular elbette. Birileri sınırları geçebilir. İnsan ilişkilerinde sorunların kaynağı  iletişimsizlik. İletişirsin olur biter..İnsan kendisine karşı bile yanılabilir, yine de yanıldığını itiraf etmeli. Sonuçta kendine karşı bile dürüst olamıyorsan kime karşı olabilirsin ki? (bu kadar çok soru olacaksan bu yazıyı neden yazıyorsun yesariiiiiiiiiiii…susss)

Neyse; çözüm bende değil bunu anladım.Soru sorma günümmüş bugün. Kimse menzilinden şaşmasın, ne diyelim..

22 yorum:

  1. Anaam ne diyeyim şimdi. Tıkandım.

    YanıtlaSil
  2. cok cok guzel bır yazı..

    YanıtlaSil
  3. sen tıkandıysannnn MİM...ben sorularıma hiç cevap bulamayacağım demektir:))

    teşekkür ederim Cevdet abi..

    YanıtlaSil
  4. Yok yok sakin ol, ben gezip geleyim. Hallederizzz.. :)

    YanıtlaSil
  5. İki şey önemlidir birincisi insanlara akılları kadar konuşmak. Bu aklı temsil eder.

    İkincisi de küçük çocukların kamyonlarının tekerleği çıktığı zaman onu yerine tekrar küçük çocuğun takması. Bu da duygunun temsilidir.

    Büyükler yani duygusal büyükler çocukların oyuncağın yerine takarken fazla güç kullanırlar istemsiz olarak. Bu oyuncağı korkutur.

    Ya da çocuklar adamlarla konuşurlar adamlar sıkılır.

    Karşımızdakiler akıllar ve kamyonlar. Reflexler zamanla gelişince her şey çok daha kolaylaşır.

    YanıtlaSil
  6. vaayyyy, çocukların kamyonlarının tekerleklerini çocuklar takmalı..muhteşemm valla.. ama ben de o sabır yok o ayrı konu.. :)))

    YanıtlaSil
  7. ne garip insanlar var diyim, her zaman arkadaşlarıma çok özen göstermiş bi sürü de kazık yemişimdir, ama elimde kalan 3-5 i de kardır be

    YanıtlaSil
  8. konuyu sınırlı muhayyilemle doğrudan kadın-erkek ilişkileri boyutunda ele alırsam:

    misâl, sen birine değer veriyor ve bunu belli ediyorsun ama o "bana değer verme, değersizim ben,"mi diyor? (yalnız ben şeyi anlamadım. birine değer verip, beklenti içinde olmamak ne demek oluyor? en azından aynı değeri onun da vermesi beklenmez mi normalde? yok, hiçbir şey beklemiyorsan, sen de verme o zaman değer, farklı kulvarda da olsa daha kolay olacaktır her şey o takdirde.) neyse, soruya döneyim. senaryolar:

    iyimser: hızlı gitmişsin, tırsmış. ('hızlı', göreli bir kavram, sana göre normal hızda olan, onun temposunda hızlı olabilir.) duygusal yoğunlaşmanın yakın olduğunu öngörüp, aynı yoğunlukta karşılık verememekten korkmuş.

    kötümser: başlamanın değil, bitirmenin plânlarını yapıyor. yer yapıyor daha doğrusu.

    yapılacak şey her iki senaryoda aynı. bi geri çekilip, rahat bırakmalı. sakin olunmalı, karşıdan adım beklenmeli. yalnız atacağı adımlarda da biraz ölçüm yapmalı, hemen atlanmamalı, falan filân..

    konu nazik olunca, yorum da uzun oldu. özür.

    YanıtlaSil
  9. DecisionS ; işte o 3-4i kaybetmemek meselesine değindim...ama o üçbeşin hayatında kalması için neler yaptın ,mesele bu..

    YanıtlaSil
  10. anlamaynaadam; teşekkür ederim..(geçiştirilen cevap değil, gerçekten teşekkür ederim:))

    YanıtlaSil
  11. Entel keko bir erk ark edinin. Azdır. dikkat edin.

    YanıtlaSil
  12. "entel koko" burada sıfat tamlaması olarak mı kullanıldı?

    YanıtlaSil
  13. Hayır..İsim tamlaması.

    YanıtlaSil
  14. bak şöle yapalım..." entel keko bir erkek arkadaş"

    sonra iç sesim giriyor devreye...

    hay beeennn o entelinnn de kekonun daa...köküne kibrit suyuuu:))

    YanıtlaSil
  15. Evet evet ama burada o da giriyor devreye bende senin diyerek (çatışma usulu) Ayrılığı masaya koyduğumuz bir poker gibi restleşme.

    YanıtlaSil
  16. JULES: Now this is the situation. Normally both of your asses would be dead as fried chicken.But you happened to pull this shit while I'm in a transitional period. I don't wanna kill ya, I want to help ya.
    (PULP FICTION)
    Her ne kadar dostlara söylenmiş bir cümle olmasa da aslında, nedense yazıyı okuyunca aklıma geldi. Bence, hayatta her dönem farklı dostlarla yürürsün, aynı dostları elinde tutmaya çalışmak yerine yeni dostlarla.. İstisnalar tabi ki vardır. Fakat, en sıkıntılı zamanlar "geçiş dönemleridir" ki alıntıyı yapmamın nedei budur, asıl anlamı o olmasa da varsayalım ki bu sözler dostlara söylenmiştir :)

    YanıtlaSil
  17. sadece şaka falla şaka kızmasın biliyom :)

    http://kararli.blogspot.com/2010/01/bloggerlerin-85-yas-resimleri-2-ve.html

    YanıtlaSil
  18. bu mektubun sahibi maktubu aldı mı ki?

    YanıtlaSil
  19. gönderilmemiş mektuplar:))

    düşündüğün gib değil..biz sadece arkadaşız absalom kardişşş:))

    YanıtlaSil
  20. yesari kalb kalbe karşıdır. bence karşı tarafında senin gibi düşündüğünü sanıyorum. bu sadece kadın-erkek ilişkilerinde değil, tüm insani ilişkilerde geçerli, genelde kalb kalbe ayna oluyor. iletişimsizlik varsa birbirine açık olamamadan kaynaklanyor diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  21. insan, insan olduğunu keşfettiği zaman değerini anlar.
    kendi değerini keşfetmesi için ilim ve bilim dallarına ilgi duymalı ve düşünmelidir.
    o zaman tüm kötü huylar uzaklaşır ve insan medenileşir, değerli olduğunu bilir ve tüm insanlara daha hoşgörülü davranır. Değer bilmeyenleri körler olarak tanımlarsak.
    veya ölü yaşar gezer de denebilir. Kimse bir ölüyü diriltemez. Diri doğulur, diri ölünür. Medeni insanlar sadece ilimle ve okuyarak güzelliklere ulaşmayı başarırlar ama diğerlerini de kınamazlar.

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!