26 Ocak 2010 Salı

Kar sana gelmiyorsa, sen ona gideceksin...


Kış geldi nihayet, ama yaşadığım şehre değil. Yani Ankaranın kışı kış değil bu sene. Donuyorum donuyoruuummmm ama kupkuru hava ve yalancı bir güneş altında. Bugün sınıra dayandı Ankara düşmanlığım. Ankaralılar bilirler soğuk havanın insana nasıl “battığını”. Nefes almak istemez insan. Neyse ki evde yorganın altında yazıyorum bu yazıyı , daha fazla sinirlenmek istemiyorum. Yok yani, kime sinirleniyorsam. Soğuk sinir bozuyor sanırımmm...

Neyse efendim, hafta sonu kuzenimin nikahını bahane ederek doyduğum şehirden doğduğum şehre gittim. Cuma günü hafif kar yağışı vardı Ankarada. Televizyonlar kimse yola çıkmasın diye bas bas bağırsa da ben yola çıktım elbette. Bu hafif kar yağışı Bolu civarında tipiye çevirse de karanlık, endişesiz olarak yolculuğu bitirmemi sağladı. Ben yaz çocuğu olduğumu iddaa ediyorum ama kış dediğin en az yarım metre kar altında bir kaç gün demek yine de benim için. Bir de mümkünse şehir de olmasın. Bu hafta sonu kaçamağı muhteşemdi bu açıdan. Tatil dolayısıyla ablamlarda bizdeydi, ohhh misss. Bol gürültü, kahkaha,çocuk ağlaması, az iç ses, endişe, dünya dertleri, tasa, acı, keder. 3 yaşındaki yeğenimi teyzesi olduğuma ikna etmek zorunda kaldım ama olsun. Yok böle bir canavar. Almış telefonu numaradan teyzesiyle konuşuyor sırıtarak. 3 yaşında insanın espri yeteneği gelişir mi yaa. Kıyamet alametleri bunlarrr...


Cuma gününden, döneceğim Pazartesi sabahına kadar kar hiç durmadan yağdı. Şaka gibi ama içimden sürekli “yürüüü bee, kış dediğin böyle olur işte” diye geçirdim. İlk gün çıkarttığımızda çocukları dışarı, hayatında ilk kez kar gören 2 yaşındaki en küçük yeğenim (topu topu 3 tane var zaten) ağlamaya başladı eline değdiğinde. 2.gün normale döndü neyse ki. Fotoğraflarda put gibi neye uğradığını şaşırmış olan o işte. Ama çocuklar bir yana biz deli gibi eğlendik diğer kuzenlerimle ve ev ahalisiyle. Bi yandan yeğenlerimi bi yandan telefonumu siper ettim kendime ama pek etkili olmadı. 3 kişi üzerime gelince kendimi karın ortasında buldum elbette...

Uzatıp derin konulara girmek istemiyorum. Aile ziyaretleri dönüşü, hissedilen alışıldık burukluk...

21 yorum:

  1. Ankara konusunda aynı fikirdeyim.Dondurur insanı sanırım denizi olmadığından.Şimdi gitmem lazım...sevimli geceler.

    YanıtlaSil
  2. eheheueheuehe..

    mailden ilk entelin yorumunu okudum bütün yazıda "sevimli gece" nerede yazmış olabilirim, yine hangi kelimeyi yanlış yazdım acaba diye arandım durdum... uyandımm neyse ki..

    ahahahahah

    ben hala üşüyorum yalnız..sanırım yüz kaslarım dondu arabaya kadar..iş yerine uzaklık 15 dk zaten..son iki dakikada klima işe yaradı..

    neyse geçecekkk ,güzel günler çok yakınnn!!!

    gecem pek bi sevimliydi...bin tane filan rüya gördüm sanırım..en kabusundan sevgili damdakiadam..bak neden damda olduğunu sormuyorum bile..sabah gevezeliğimi tamamen burada bırakıyorum..ve susuyorum...

    YanıtlaSil
  3. Yesari, kar tatili yaptınız desene :)) Fotoğraflar çok güzel, buraya kar 2 yıldır düşmedi, düşeceğede benzemiyor. Ama çok soğuk sibirya soğuğumu neyse ondan uğramış buralarada :) Yeğenin çok tatlı maşallah yerim ben onu ya.
    Burukluklar herzaman oluyor malesef, aklında sadece güzelliklerin kalmasını dilerim..
    Sevgi ve saygılarımla..

    YanıtlaSil
  4. Yanımda tüneyen karga gözümün önünde donarak can verdi.Ben tavan arasına geçtim şimdi ufomu çalıştırıp idare ediyorum.Arabaların klimaları hep varacağın yerde ısınır.Neyse gidiyorum tamam.

    YanıtlaSil
  5. Çocukluğumdan beri kar yağmaya her başladığında hiç durmasın isterdim, halen de öyleyim :)

    YanıtlaSil
  6. Oncelikle hosgeldin kuzuuuuu!
    Ahhh Ankara sogugu ayridir, bak 1 yildir kuzey ulkesinde yasiyorum, hala Ankara sogugu gittigimde icime isliyor..
    Ama ne cici bi haftasonuymus o oyle? Yegencikin bakisini da yerim minciklarim! Burulma, tez zamanda kavus..

    YanıtlaSil
  7. đerkenαя; o halde yazımın başlığı senin için gelsin:))

    damdakiadam; tamam git..ahahaha..(şaka nan şaka, yine geel)

    Emre; sen kış çocuğusun belli..neyseki duaların kabul olmamış.. ne demek öle hiç durmasın filan..:))

    Elizaaammm; hoşbuldummm bugün dünden daha soğuukkkk dahaaa.. offf.. inşallah iki hafta sonra tekrar buluşacağım.. nikah nişan bitmiyor biz de.. genç nesil.. (hayır benimki yakın değiiiiilll:P)

    YanıtlaSil
  8. Evet, zaten Ocak doğumluyum. Ondandır :)

    YanıtlaSil
  9. Şu mübarek kar neden doğa olayının şu ankara denen katolik memlekete neden yağdığını hiç anlamıyorum.

    YanıtlaSil
  10. kışı güzel yapan karın yağması zaten; eğer kar yoksa, kışın soğuğu hakikaten bir işkence oluyor:\

    YanıtlaSil
  11. MOMOL; şuan ki Ankara havasını tarif ettin:)

    YanıtlaSil
  12. hacivat; yağmıyooorr yapmıyor..sorun orda..yağsa keşke:(( yazıyı okumadan mı yorum yaptın yoksa sen:S

    YanıtlaSil
  13. Dertleri, tasa, acı, kederi okudum ağladım...

    Dayanamadım daha fazla okumaya :p

    YanıtlaSil
  14. ayy sen yine yanlış yazıyı okumuşsun..pffff..:P:p

    YanıtlaSil
  15. 25 satırına bak yazının Allahım kendi yazısını hatırlamıyor. Sen mi yazdın bunu?:)

    YanıtlaSil
  16. puhhahahahahahahhaha...bu yazıda da bunlardan bahsetmiş olamam diye düşündümmm:))))

    YanıtlaSil
  17. Psikanalizasyonunu yapalım bir gün senin...

    YanıtlaSil
  18. çok bilmişşş..benim doktorum var:P

    YanıtlaSil
  19. dua et de yanında sevgilin ya da eşin yokmuş ..sonra kendini kardan adam büyüklüğünde kartopu yağmuruna karşı korumak için kalkan aramak zorunda kalırdın farzı misal beeennnn :P

    ve hacivatın yorumlarına bayıldım okumadan yorum yazmak pek bi eneresan olmuş..

    bu arada seninde karagözden bi farkın yokmuş be yesari :P

    YanıtlaSil
  20. slm yesari sanki senin serüvenin blogta başkası da yaşamış gibi geldi yanılıyomuyum .kar manzarası tıpatıp .çok güzel tatlı yeğenınıde öperim.

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!