11 Ocak 2010 Pazartesi

sinir sıkışması..



Aynen “noluyoo bağa yaaa” modundayım birkaç gündür. Her zaman bir sebebi vardır ama bu sefer nedenini ben bile kestiremiyorum. Klasik “yok bir şeyim, iyiyim” /var ama sana söylemeye hiç niyetim yok/ tavrımdan farklı olarak elektrik yüklenmiş vaziyetteyim resmen. Bir süreçtir muhakkak bu noktada bulunmamın sebebi ama o sebepleri bile düşünmek istemiyorum. Yakınım olmayanlardan gizleyebiliyorum sessizlik ve umursamazlık oyunu oynayarak. Ama tammm yanımdakileri yiyorum resmennn, yiyoruuumm.. Agresif ve kaba bir hal aldım. Amma çok kredim varmış onların üzerlerinde ."Deli" gibi idare etmiyorlar da, şefkat gösteriyorlar. Yerlerinde olsam ıslak odunla döverdim ben beni.

Bu sefer “Merkür geri hareketine başlamış” bahanesini bile umursamıyor, kendimi hiiçç kandırmıyorum. Yok yani , eğer sebep gerçekten Merkürse 1 Şubatta bitiyormuş. Bitimmm benn bittimmm.. Etkilerine baktım şu geri hareketinin de (Merkür benim gezegenim bu arada)

* İletişim zorlaşır – telefon konuşmaları, mektuplar, e-postalar, fakslar, konuşmalar ertelenir, yanlış yorumlanır, bloke edilir. Randevu zamanları, imla, söylediğiniz kelimeler gibi her şeyi yeniden kontrol edin. /yani ağzından çıkanı kulağın duysun Yesarinin kibarcası/

1 Şubata kadar mutfakta kırılan bardak sayısı, kırdığım kalp sayısından fazla olmaz umuyorum. Terör estiriyorum resmen evde yaaaa. Allah sonumu hayır etsin... Bir süre iletişimin hem kendinden hem araçlarında uzak duruyorum.. Ne yapıyorsam sizin için..

36 yorum:

  1. demek ki idare edecek kadar değil sefkat gösterecek kadar çok seviliyorsun ne mutlu sana. en kısa zamanda düzene girmen dileğiyle :))
    muharrem atakur

    YanıtlaSil
  2. Çok iyi görüyorum diyebilirim ki: FFsanayaramadı. (nasıl bir cümledir bu ya, ama hoş duruyor)
    Engellemediklerimiz sayesinde aslında kendimize engel koyuyoruz..
    Kötüye gidiyor, kötüye gidiyor. Biiip.
    Siren sesii.

    YanıtlaSil
  3. ben de içimden diyorum, uyz olmuş bu uyz .
    Geçmiş olsun der, uzak dururum, 1 koltukta 2 karpuz olmazzz

    YanıtlaSil
  4. gel güzelim gell..bizimki ümitsizlik kapısı değil kapımızdan içeri aldıklarımızın ümitsizliklerini sıkıntılarını çorba yapıp içiyoruz biz...Bide limon sıkıyoruz ohhh :P

    Ev ahalisinin ALLAH YARDMCISI OLSUN...Canlarım benim kıyamam ben onlara :P Yesari yalın ayak toprağa bas (bulabilirsen artık :P) iyi geliyo diyolar ben delilere uyup bu soğukta yere felan basmam ama sen bi dene zaten dellenmişsin iyi gelir :P heralde sanırsam galiba...

    YanıtlaSil
  5. hatunun gezegeni varmış la..

    YanıtlaSil
  6. gezegeni ağaca bağla.güzellik uykusuna yat. şubatta elbet uyandıran olur:)

    YanıtlaSil
  7. ehueheueheheueh yine güldüümm yaa.. evet benim fevki, istersen seninle paylaşabilrim..küçük prensi okumuş muydun?:))

    herkese çok teşekkür ederim..mümkün olduğunca cümleleri kısa tutuyorum.. uykusuz sen şimdi uyuz mu dedin bana...banaaaaaaaaaaaaa!!!!

    tmm sustumm...MİM; sana hiçbişiy demiyorum..FFinde...........

    YanıtlaSil
  8. bir tatlı huzur almaya geldim kalamıştan, ahh kalamıştaaan, of oooof :)))

    YanıtlaSil
  9. Öncelikle nice yıllara!
    ..
    Bence, bu tür dönemlerde en iyisi, her zamanki rutinin dışına çıkmak. Örneğin haftasonu kent dışına gitmek; iyi filmlere- kitaplara dalmak; hiç dinlememiş olduğunuz CD'leri dinlemek; Bach, Mozart, Stravinski ve Vivaldi yapıtlarını özellikle dinlemek; evinizdeki her dolabı, çekmeceyi baştan düzenlemek; kendinizi şımartacak bir kaç minik armağan; eve birkaç günde bir mutlaka bir demet çiçek alarak dönmek; bu nursuz Ankara'da bu mevsimde dışarılarda yapabilecek fazla birşey olmamasına karşın, olanla idare etmek, örneğin Çıkrıkçılardaki antikacıları, eskicileri gezip, kalenin dar sokaklarında dolaşmak; Medeniyetler Müzesi'ni bir kez daha gezmek; sevdiğiniz insanlara minik sürprizler yapıp, neşeli şaşkınlıklarıyla mutlanmak; Botanik'de yürüyüş yapmak; tüm bir günü bir Spa ve Kuaförde yıkama-yağlama-bakımla geçirmek... vs. vs.. Artık hangisi cezbediyorsa sizi tabii.
    Sakin, içhuzuruyla dolu, sevecen günler diliyorum. Sevgiyle yine.

    YanıtlaSil
  10. bi dakkaaa,

    sinir sikismasinda ziyade bi arkadas resimdeki hanimefendiyi sikistirmis, ne o sag bacaktaki morluklar???

    YanıtlaSil
  11. yanniz ne kotu niyetliyim ulen

    belki de dogum lekesidir olamaz mi ?

    YanıtlaSil
  12. öncelikle; sen bu kadar kısa yazabiliyormuydun?

    daha sonra ise, bi fizikçi olarak şunu söylemek istiyorum ki; bir gezegen nasıl geri gider be kadınnn.. yani merkür yörüngesi itibariyle biraz dünyadan uzaklaştıysa sana noooluyoo.. olan yörüngedeki uydulara olur en fazla o kadar..

    son olarak aycane adlı kullanıcıya sonsuz saygılarımı ve hürmetimi sunarım, dedikleri o kadar doğru ki.. geri kalan laflar fasa fiso oluyor bu durumda..

    YanıtlaSil
  13. hakkatten dimi LA, oh be rahat rahat okuyabildik, sen hep böle kal Yesari :))

    YanıtlaSil
  14. yaw yesarim hep bööle zaten de arada geliyo işte ki kime gelmiyo dimi ama..

    bak bana, bakılacak halde değilim, ki bakmıyoo..

    YanıtlaSil
  15. "Merkür geri giderken tamamı ile özgür değilizdir. Yaşamın her alanında yavaşlama ve gecikme temaları deneyimlenir. Bir gezegenin geri gitme süreci astronomik olarak gerçekleşmeyen bir şeydir. Bu sadece bir gezegenin geri gidiyormuşçasına bir görsellik sergilemesi ile ilgilidir. Fakat bunun gerçekleştiği dönem, astrolojik olarak çok özel bir dönemdir. Gezegenler arasında güncel yaşamımızda geri gidişi ile ilgili çok sık haber aldığımız gezegen Merkür'dür." LA bu senin için... uykusuz bu kısa yazılar sizin eseriniz..siz ikiniz yüzünden yakında kendimi o kadar çok geliştireceğim ki..tek cümlede sizin kafanızı tüm gün meşgul edebileceğim...

    ve LA;

    yorumunda tek noktada haklısın..aycane..akurken bir yorumunu keyif aldım... ben eve gidip kütüphaneyi düzenliyorum.. bi de tv ünitesinin çekmecesi ne durumdadır ki:S

    Sevgili J; sen cidden fesatsın..yazarımız sinirli oluşunun yanında oldukça sakar olduğu için var o morluklar..ayıpppp!!!

    YanıtlaSil
  16. akurken ne demke ki:S bi de ne demek istedin ki..ben sinirliyim tamam da , sen neden alıngansın..sana bakmamak??

    YanıtlaSil
  17. LeaNDer ; üvey kadeşi var, öfke ve cinnet...ister misin:))

    YanıtlaSil
  18. blog yorumlarında "edit" istiyorum...!!!

    YanıtlaSil
  19. haydaa, yine paparayı ben yedim.. ben bilimsel bi açıklama yapmıştım halbuki..

    yaw kim bakabiliyo ki şu sanal ortamda bana, ne alınganlığı...

    edit ne ki la.. edit akbayramdan gibi bişey mi yada edit piaf anlamadım ben yorumlarda bir de parça mı gönderecez sana.. :))

    sen hakkaten sinirlisin papatya çayı iç iyi gelir.. ewet ewet kesinlikle..

    YanıtlaSil
  20. iç sesimi duyabildiğini bildiğim için fazla birşey söylemek istemiyorum..

    edit kelimesini de yorumları tekrar düzenleyebilmek anlamında söylemiştim..sürekli garf hataları yapmışım..

    çay demliimmm bi çayımı içç yook.."iç iyi gelir"..

    YanıtlaSil
  21. buradan tüm blog alemi önünde soruyorum,

    "işyerinin önündeyim çayın varsa bi çayını içmeye gelirim" dediğimde çayım var ama gelme diyen benmiydim?

    bu sorunun cevabına mahsuben son cümlene yanıt verecem..

    YanıtlaSil
  22. Sevgili Yesari, henüz beni yanıtlamamışsınız; dert değil, gözünüzden kaçmıştır; ama ben sizin kanalınızla Sevgili LA78'ers'e teşekkürlerimi ve iyi dileklerimi iletmek istiyorum.
    Size de bir kez daha huzurlu, anlamlı günler diliyorum.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  23. aycane; arada kalmış; LA e hitaben yazmışım gibi görünüyor ama harf hatalarımı düzelterek buraya taşıyorum...
    .aycane..okurken bile yorumunuzu keyif aldım... ben eve gidip kütüphaneyi düzenliyorum.. bi de tv ünitesinin çekmecesi ne durumdadır ki:S

    YanıtlaSil
  24. .. ve ikinci kez; benim gözümden kaçmış, özür dilerim.
    Düzenlenmiş kitaplığınızla mutlu anlar Yesari:-))

    YanıtlaSil
  25. düzletilmiş hali daha güzel oldu ..hem yorumun hem kütüphanenin...ama henüz bitmedi..teşekkür ederim tekrar...sevgiler..

    YanıtlaSil
  26. Kitaplık bitince, diğer çekmecelere geçin... Sonra da, karşılarına geçip, keyifle oturup seyredin!... Arkası da yarın!...
    ( Ben olsam elime iyi bir şarap alıp; fona müthişşş bir Tania Libertad koyup; avaz avaz bağırtıp; mumlarımı da yakıp, seyrine bakardım! .. ve kendimi de kutlardım!... Derken, yarın, ve sonraki gün, iş dönüşü hangi "elde kalmış" işleri bitireceğimi de düşünürdüm ufaktan:-)) )
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  27. benim kitaplığa da bi el atıversene

    YanıtlaSil
  28. Güzel yavrum, yok. Yok. Bizim gibilerin sıkılma bunalma hakkı yok!
    Birincisi, akıllıyız, çok şükür Tanrı'ma; ikincisi, aç değiliz-açık değiliz-savaşta değiliz-eziyette değiliz- sağlıklıyız- eğitimliyiz- en sevdiklerimiz, çok şükür, yaşamımızda....
    Victor Frankyl... ( Yanlış yazmış olabilirim, Alman- Jew).. Freud'un en gözde asistanlarından, hekim, psikiatrist....
    İkinci dünya savaşında, konsantrasyon kampından, bir şekilde ( tabii ki fiziki olarak çok örselenmiş ve sakat) kurtulunca bir kitap yazar. Savaş bitiminde. Okumanızı öneririm.
    Aklımda kalan:
    " Elimizden alamayacakları tek şey onurumuz ve kişiliğimiz... "
    ve zaten bu şekilde direnir önce insanlık dışı eziyete...
    Bizim dertlerimiz çok, çooook lüks sevgili Yesari. Yarınki hedef, gündüz, işimizde, iyi üretip, iyi iletişip; yazıp-çizip, sonra da, evimizde bi başka çekmece:-)))

    YanıtlaSil
  29. decisions; cevabımı duymuş kadar olmuşsundur sanırım..zira buraya yazamıyorum..:))

    sevgili aycane; en çok hissettiğim duygulardan bir sıkılma olmasına rağmen şu sıralar can sıkıntısından çok gereksiz bir öfke ve sinirli ruh hali söz konusu..
    önerdiğiniz kitabı kesinlikle hemen listeme ekliyorum..bu önerileriniz benim açımdan çok değerli...
    güzel cümleleriniz ve rehberliğiniz için teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  30. kulaklarım hafiften çınladı diyelim

    YanıtlaSil
  31. öfke ve cinnet kardeşleri istemem Yesari, sende kalsınlar bir müddet daha :))

    YanıtlaSil
  32. Akşam "düzenli" kitaplığımdan arayıp, doğrusunu yazmaya üşenmiştim :-))
    Viktor Frankl, "Man's Search for Meaning".

    Türkçe'ye "İnsanın anlam arayışı" olarak çevrilip; yayınlanmış.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!