22 Mart 2010 Pazartesi

"-Yanıt oralarda bir yerlerde Neo..!!!"

Siz hiç aynı kuzeninizin ikinci nişanına katıldınız mı? Aynı çikolatalar, o aynı akılsız başınızın üzerinde açıldı mı? Siz aradan geçen 10 yılda hiçbirşeyin değişmediğini anladığınız o geceyi yaşamak zorunda kaldınız mı hiç!!! Siz beni anlayamazsınız taam mııı..Benim bas bas bağırmaya hakkım varrr..”Kimse benii anlamıyoooooooo”

Evet evet, şurada yazmıştım zamanında.. Ama gün oldu devran döndü, bu hikayede adı geçen kuzeler ikinci tura başladılar ve ilk adımı attı onlardan biri. O adım attı ama nasıl bir adımdıysa artık ben bittim , benimle birlikte bir tabur asker bitti. Çok kalabalık ve keyifli bir törenli. Sazdı sözdü eğlenceydi tamam da, Pazar günü nişan töreni mi olur aziz dostum. Ertesi gün Pazartesi, bildiğin Pazartesi, en sendromlu olanından. Neyse şuan çok yorgunum , kelimeler bile zor çıkıyor parmaklarımdan. Ama bu deja vu olayı pek bi sinir bozucu, Allah kimseye yaşatmasın dosstlaaar dostlar.

Nişan günü; 21 Mart 2010 (blog tutuyoruz ya, sonra sınava tabii tutacaklar)
Dün ile ilgili hatırlayabildiğin en ilginç şey, yardım etmek için geldiğimde heyecan ve stress duygusu ile ilgili olduğunu düşündüğüm cinnet sonrası kuzenimin tüm gardrobunu odanın ortasına indirmiş olduğuydu. Evet evet, manzara ilginçti, fotoğraflarını da çektim ama keser beni keseer. Bir yığın kıyafetin ortasında , kendi nişanına saatler kalmış biri pek sağlıklı şeyler düşündürmüyor insana. “ahhh canımmm, genç kızsın tabii, heyecan yapman normal, gell canıım gel, herşey çok güzel olacak” dedim. Hızla ortalığı toparladık ve kendimizi sokağa attık. Amaç kuaföre gitmek, neyseki kıyafetler önceden gönderilmiş. Geriye saç , sakal ve makyaja kalmış. Misafirlerin gelmesine 1 saat kalmış ve biz tunalı hilmi caddesinde bacağımızı pürüzsüz gösterecek bronzlaştırıcı krem arıyoruz. Elbisemizi mini seçmişiz çünkü sonbaharın başında..( hayatının değil, sonbahrııınnn, bildiğin mevsimmm)

Kuaföre girene kadar sanki onun değil komşu kızı kezban’ın nişanı. Lay lay lommm vaziyetteyiz.. Henüz saçlar yapılırken damat beyimiz arıyor ve hazır olmadığımızı öğrenince kuzenime “valla ben saat 7’de gelirim, kim hazırsa onu ister giderim” diyor. İçimize su serpiyor adetaaa!!!
Kuaför evimizin karşısında, sürekli gelen araçları kontrol ediyoruz. Eğer misafirlerden sonra girersek eve, bildiğin rezillik. Bu arada kuaför bana soruyor “sizi ünlü birine benzetiyorlar mı hiiç?” “hööö!! Yoooo” diyorum.“şeyyy, ben matrix hastasıyım da, çok severim.. siz oradaki trinity’e çok benziyorsunuz.. göz bölümü aynıı..daha önce benzeten oldu mu?”diyor. Elimde olmadan “hadii canııımmmm” diye bir tepki çıkıyor ağzımdan. Benzeten olmuştu tabii daha önce ama unutmuşum ve bu kadar telaşın arasında şaşırtıyor beni. Bu benzerlikten dolayı benim saçlarımın işi, nişanı olan kuzeniminkinden biraz daha fazla sürüyor elbette. Neyse benim ayaklar kıçıma vura vura çıkıyorum merdivenleri. Makyajımızı yapıp, akrabalarımızın “çook güzel oldunuuuz” iltifarlarının bile tadını çıkaramadan misafirlere hoşgeldiniz derken buluyoruz kendimizi... Ev NBA maçına dönüyor bir anda. Çünkü damat ve ailesi Avatar filminden fırlamış gibi. En kısası 1.95 cm.

Bu noktadan sonra hatırladıklarım adet üzerine kızımızın istenmesi ve keyifli saatler. İşte böleee..

2. tur devam edecek.. bekleyin..

4 yorum:

  1. Kremi bulabildiniz mi??
    Çok güzel başlamış:)
    Mutlulukları daim olsun.

    YanıtlaSil
  2. elbette kremi bulduk..peki sor kullandık mı? hayıııırrr:))

    amin canım amiinn..inş'Allah..

    YanıtlaSil
  3. Yesari'nin Aplası23/3/10 15:25

    Heyecanla bekliyoruz...ya yazının devamını tabiki..ve ben o 2. tura başlayan kuzenin telefon numarasını istiyorum tebrik edecem ..kızın babasını aramayayım şimdi tebrik etmek için ...eğlendiniz demek :S üüüühüüüü Allah bilir ananem bile vardı dimi :S

    YanıtlaSil
  4. olmaz mııı..baş tacıydı:))) ama sürekli damada gidip "gelin nerde" diye soruyorduu..sanki damadın anannesi:)))

    telefon numarası mail adresinde:))

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!