13 Mayıs 2010 Perşembe

yürü de şöyle endamını görelim..



...
Geç kalmış bir yolcuyu 4 dakika beklediğimiz için gereksiz cümleler sarf eden, 4 dakika boyunca hiç durmadan söylenip sonunda olayı “bu ülke işte bu yüzden böyle”ye getiren yaşlı tonton!!! bir teyze...tonton monon değildi ,yalan söylüyorum...neden kara kuru teyzeler böyle asabi ve sivri dillidir de , pofidik olanlar hep sevimlidir genelde... neysee... acaba tüm hayatı böyle midir diye merak etmek zorunda bırakıyor beni o dırdırının sonunda.. yazmaya başlıyorum tabii, “bu çocuklarına da gün yüzü göstermemiştir, hayatı onlara söylenmekler, her saat başı aramakla geçmiştir.. huzur vermemiştir” ...off ne biçim travmanlar yapmışlardır, erkek olanlar varsa kadın denen milletten soğumuştur, kızlar pasif agresif ile şizoitlik arasında gidip geliyorlardır ...Sabır ve hoşgörü ne büyük erdem...

Güzergah üzerine abartılı espriler ve yorumlar yapan ön koltuktaki abiden geçkince kır saçlarına rağmen kendini genç hisseden abi var bir de... Göz ucuyla seni fark edip fak etmediğimi kontrol etmen biraz itici... Hepimizin mi davranışını motive eden tek unsur “farkedilmek” ve “ben varım” çığlıkları atmaları aslında... Hangi anda gerçekten kendimiz olarak davranıp konuşuyoruz diye düşündürdün ya bana helal olsun... Heyy, çok yapay oluyor böyle olunca biliyor musun... Ben ve tüm yolcular o esprileri!! Duymak zorunda değiliz... Görüntüm sadece beni ifade etmeli, ilgi çekmek ve onaylanmak için çırpınan birini değil..

Banka sırasında beklerken arkamda bekleyen uzun boylu kız... Ne uzundun sen öle yaa... Rahat 1.80 vardın... Bana tanıdığım başka bir uzun boylu hatunu hatırlattın... O yüzden o kadar dikkatli baktım... Duruşunu , endamını, tarzını da sevdim ama en çok sadeliğini...Hal ve tavırlarındaki mesafeli ve soğuk duruşunu bile... Kesin çok iyi anlaşırdık arkadaş olsaydık...Dalgınlığımı farkediğ hafifçe omuzuma dokunup gülümsemen değerini katladı... Evett yaa, abartılı olan hiç bir şeyden hoşlanmıyorum kesinlikle...

Alış veriş yaptığım dükkandaki satış elemanı... Bir sıkıntın vardı belli... Ama senden bir kaç dakika önce benimle ilgilenen mesai arkadaşın gibi “ne satabilirim acaba” düşünceleri fışkırmıyordu gözünden... Biraz daha huzurlu bir yapın vardı...Sakin ,sade ve yalın... Neler istediğimi , nasıl yardımcı olabileceğini anlattın... Başın ağarıyormuş, iş yerindeki elemanlar arasındaki ilişkilerden rahatsızmışsın... Dedikoduyu sevmiyormuşsun... Satış işinde abartılmayan, avam ve basit olmayan samimiyet olumlu etki yapar... Sen de ben de biliyoruz ki bir daha gittiğimde seni bulacağım...

Farkında olmak , görebilmek zorlaşacak derken kolaylaştı mı yoksa? Sahteler çoğaldıkça geçek olan her şey daha mı bir belirginleşti... Hayatın hızına yetişmeye çalışırken göremediğimiz ayrıntılar aslında hayatın en önemli kısmı mı? Biri hakkında düşünmekle başlayıp çok fazla sonuca ulaşıyorum kimi zaman... Öğrenmek için yaşamam gerekmiyor... Hatta yaşamamak için öğreniyorum çoğu zaman, konu mankenleri kullanarak...

Gerçi kız arkadaşlarım öğretmişlerdi üniversite boyunca , bir insana baktıklarında neyi nereden aldıklarını, markasını, tarzını okuyabilmeyi... Gerçi o zamanda hayretler içinde bakardım ve “hangi kız, ne zaman , nerde?” derdim... Bu tür ayrıntıları bir türlü aklımda tutamıyorum...:(((

Bu arada, yalnız değilim umarım... Birine baktığında tüm hayatını kafasında yazan ben değilim değil mi?

5 yorum:

  1. Sanırım etrafıyla ilişki içerisinde yaşayan pek çok insan bu dediğin oyunu oynuyor.
    Anlattıkların bana beni hatırlattı, temas ettiğim pek çok insana dair bir izlenim edinip, o izlenimi geliştirip sonrasında da kimliklendiriyorum çoğu zaman...

    Bir mimik, bir ses tonu, bir renk, bir kelime, bir tavır, bir bakış... Kişinin durumu, düşüncesi ve duruşuyla ilgili ipucu veriyor bana, o ipucunun peşi sıra dalıp gidiyorum ben de. Kimini seviyorum, kiminden rahatsız oluyorum, hatta bazılarıyla kan davalı hale bile geliyorum kafamın içinde :)))

    YanıtlaSil
  2. bankadaki uzun boylu kızlan arkadaş olmanı ve beninmle tanıştırmanı rica ediyorum.. o olmaz diyosan tanıdığın diğer uzun boylu kız da olur.. o da olmaz diyosan başka uzun boylu kızlar da olur.. o da olmaz diyosan.. öeaah ama.. sen de her şeye olmaz diyosun la.. ne huysuz bişey çıktın sen böle yeaa..

    YanıtlaSil
  3. Vayy çok iddialı. Madem atış serbest arada senin de beni okumanı istiyorum. Olur mu ki? Okur musun ki? Gelir misin ki? Sıkıldın mı?

    YanıtlaSil
  4. sokak kedisi; beni korkutuyorsun..:///

    fevkiii; :))) sana hala gülüyorum..boşanmakla yanlış mı yaptım acaba.. yapma bunu bana...kararlarımı sorgulatma:((

    neslinnce; her şey gönlünnnce olsun:))

    YanıtlaSil
  5. “neden kara kuru teyzeler böyle asabi ve sivri dillidir de , pofidik olanlar hep sevimlidir genelde...” demişsin! Alemsin! :D

    YanıtlaSil

hadi söyle söyle!