20 Aralık 2010 Pazartesi

gel evladım, bi çocukluğuna dönelim..

Zannediyorsun ki "yaşlanmak" demek kırışmak, buruşmak, “hazır seni bulmuşken anlatiim bi, bak şuram nasıl ağırıyor bi bilsen, nasıl ama nasıl", "romatizmalarıma iyi geliyor diye bizim bey beni Antalya ya götürecek" gibi cümleler kurmak, günde 345 kez tansiyon ölçmek... Yok canım, hiç öyle değil işte... Yaşlandığını, bir mekanda,evde , orada burdaa toplandığında konuştuğun konulardan, seninle ilgili anlatılan anılardan anlarsın... Eğer oturup birileri çocukluk anılarından bahsetmeye başlamışsa özellikle /kuzenin, abin, ablan, anan baban/ geçmiş olsun... Git bastonunu al daha iyi.. Eğer en eğlenceli anıların çocukluğunda kalmışsa , yenilerini katamamışsan, özellikle arkadaşların seninle ilgili eğlenceli bir şeyler anlatmıyorsa artık, ya da anlattıkları şeyler sana "bu ne şimdi , komik mi bu, bi git yaa" dedirtiyorsa...En yakın eczaneden yüksek tansiyon hapını almaya gitsen iyi olur bence..

"Ay sen ne kadar yaramazdın, hatırlasana kızım benim başıma bi kazma indirmiştin, sonra da gidip böyle boynu boyunca uzatmıştın" "hahaha hatırlıyor musun, hamaktan düşmüştün, biz de gülmekten yere düşmüştük", "sen kaç yaşındaydın 5 mi, gizli gizli sigara içiyorduk, sonra annemlere yakalanmıştık, yüzümüzü de yanık odunlarla boyamışız" "hadi bir seferinde hep beraber sessiz sinema oynuyorduk, hadi şen şey demiştin de , o da şey demişti" "yok şuraya gitmiştin, yok buraya gitmiştik" "sen çocukken şöyleydin, sen lisede böyleydin"... Elinin körü...Bi suuuss yaa bi susss... Yok mu bunun 23 sonrası için anılar serisi... Yookkk, peki neden? Çünkü o yaş sonrası nedense herkesin aynıdır, rutindir, gridir, siyahtır, beyazdır, "hayat budur", geçim derdidir, aşksa aşktır, ayrılıksa ayrılıktır... Anılar bir birinin aynıdır... Biri sana sesli anlatsa bile ses havada asılı kalır, olmadı biraz gülümsenir, bir iki ilgili cümledir duyduğun...Sonrası "n’oluyor bana yaa" düşüncesi... Yaşıyor ve yaşlanıyoruz eyvallah ama...Bunun fiziki bir şey olması gerekiyordu...İnsanın hayatı yaşlanır mı? Dur dur, her şey düzelecek, sorunun sorun olduğunu fark etmek tedavinin yarısıdır... (Yok böyle bir söz, ben uydurdum şimdi ama inanıyorum...)

Anılarının kenarlarına gençleştirici kremler sürmek, hatta avokado maskesi yapmak hayatının kaz ayaklarına ... Olmadı bir yumurtanın akına bir kaç damla limon suyu ekleyip karıştırmak sonra günün içine yaymak gibi... Vardır ölmüş anıların yerine yenilerini koyabilmenin çeşitli yöntemleri muhakkak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hadi söyle söyle!