17 Ocak 2011 Pazartesi

Olanaksız..

Yalnızca bazı durumlarda.. bazı kadınlar için.. bazı.. serseri, tehlikeli, “zor” ve “yanlış” erkeklerden hoşlanmak, “kadınlar hep yanlış erkeklere aşık olur” genellemesinin istisnası olarak çıkar karşımıza.

Tahmin edilenin tam aksine, zor erkeklere aşık olmak değildir tercih edilen. Asıl tercih edilen “vazgeçilmesi kolay” erkektir. Göründüğü kadar basittir yani. Yanlış ve zor olan erkek vazgeçildiğinde unutulması en kolay olacak, onu unutmak için bir çok sebep verecek olandır. Düşündüğünüzde, olanaksız olduğunu bildiği ilişkide, ona ıstırap verecek bu adamın tüm davranışları karşısında üzülüyor, acı çekiyor numarasını usta oyunculara taş çıkartacak şekilde yapacaktır. Neticede ayrılık için elinde birikmişi bol olan o “bazı”kadınlar için, geçmişte bırakması en kolay olandır karşısındaki adam.Ve evet, kadın aslında zor olanı değil, vazgeçmesi kolay olanı seçmiştir. Hem akıllı hem korkak kadınların işi işte. Üstelik tüm bunları bilinçsiz bir şekilde yapması içler acısı.

Kolay olanın karşısında ise zor olan yer alır her zaman. Görünürde aşık olunması kolay ama bahsi geçen “bazı kadınlar” için zor olan. Kendini açabileceği, gerçekten arzu ettiği, ihtiyacı olduğu, kartların açık olduğu,hatta kartlara bile gerek olunmadığı, kusursuzluk beklentisinin olmadığı, farklılıkların önemli olmadığı, gerçek iletişimini dibine vurulduğu, olanaklı, mümkün, rahat, huzurlu, bütün o “ruh ikizim, ruh eşim” safsatalarının dışında, gerçekten ruhunuza değen. İşte bu korkulacak bir şeydir gerçekten. Henüz sahip bile olmadan, kaybetme fikrinden deli gibi kaçmanıza sebep olacak ve sizi kolay olana yönlendirecek. Suç ortağı bilinçaltınızın, hiç bir iz ve ipucu bırakmadan gerçekleştirmenize yardımcı olacağı bir cinayet gibi adeta. Her şeye özgür iradeniz ve korkularınızla karar verdiğiniz, dışardan bakıldığında hem katilin hem maktülün siz olduğu. Ama bazen bağlanma ve sonrasında olası kaybetme korkusu inanılmaz bir motive aracı olabilir. Belki de aptal kadınlara aşık olmayı tercih eden erkeklerin karşılığıdır, anlaşılması zor, yanlış olduğu aleni olan, bağlanmayacağını bildiğin, yanlışlarının götüreceği doğruların bile olmadığı erkekleri tercih etmek. Ahh, ne delilik değil mi? Ama zaten aşk akıllı işi sayılmaz pek. Hiç öyle olmadı, bundan sonra da olmayacak gibi görünüyor.

Evet, bir gözüne ışık tutulmuş tavşan hikayesinin hüzünlü sonuna geldik... “Bazı kadınlar” olarak daralttığımız bu bakış açısını kendi iyiliğiniz için genellememenizi ve çoğaltmamanızı öneririm. Bu kadarı bile yeterince karışık ve kafaları karıştırıcı gibi görünüyor..

...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hadi söyle söyle!