6 Aralık 2013 Cuma

O romantikli pencere fotoğrafı buraya gelecek!




Mutfakta pencerenin önünde duruyorum...

(Büyük ihtimale ailemin evindeyim çünkü şimdi mutfağın penceresi baş hizamın üzerinde ve apartman boşluğuna bakıyor. Bu binanın mimarı ile ilgili düşüncelerime girmeyeceğim. Gerçi onlara pek düşünce de denmez. Bölük pörçük küfürler.)

Pencereden amcamların evinin girişi görünüyor incir ağacının yaprakları arasından. Diğer amcamın kapısının girişi ise kiraz ağacının arkasında. Yani bize incir ve kiraz ağacı kadar uzakta sevdiğimiz insanlar.

Bayram günlerinden biri. İçerisi çok kalabalık. Ananem bizde, bayram ya. Kalabalığın başlıca sebebi o aslında. Hayatta kalan tek yaşlımız. Şık giyinmişim, bayram ne de olsa. Biz de öyle bayramlarda geç saatlere kadar uyunmaz ki. O baba, o abi ve evde yatılı kalan misafirler bayram namazından geldiğinde giyinilmiş, kahvatı sofrası hazırlanmaya başlanmış olur. Sanki bir iki saat önce evden çıkanlar onlar değilmiş gibi geldiklerinde herkes çok mutludur.

Ne demiştik. Şık giyinmişim. Kıyafetimin üzerinde de bir banyo önlüğü. Bulaşık yıkıyorum! Biz de öyle romantik pencere önü aktiviteleri olmaz.

Eve gelenler gidenler değişiyor. Ara sıra kuzenler gelip evin nüfusunu bildiriyor. Uzaktan gelen kuzenlerim beni görüp gülmeye başlıyor. "Bayramlar değişiyor senin yerin değişmiyor." Evde bulaşık makinası mı yok? Yoo var. Köy güya ama her evde bulaşık makinası var. Annem beni facebooktan takip ediyor. Ama misafirler o kadar çok ki. Ya da ben o kadar alışmışım ki. Bana yardım eden insanlar değişiyor. Eve gelenler gidenler değişiyor. Ben değişmiyorum.

Küçükken kızardım bu anlarda. "Hep ben neden yıkıyorum bulaşıklarııı yaaa. Pfff, offf." Zaten yaramaz, hatta hatırı sayılır sayıda kişinin "en yaramaz" olarak nitelendirdiği çocukmuşum. Doğal sürekli şikayet etmem ev işlerinden. Ama şimdi büyüdüm. Ananem artık yok. Dolayısıyla gelen giden o kadar fazla da değil. Bulaşık da doğal olarak. Ortalık biraz kalabalıklaştığında yıkadığım bulaşıklar gülümsetiyor artık beni. Keyif veriyor. Sırtım dönük salona yıkarken o pencerenin önünde bulaşıkları, eski günler geliyor aklıma. Sanki herkes içerideymiş gibi hissediyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hadi söyle söyle!