5 Temmuz 2013 Cuma

Neler değişti? #gezihatırası




Gezi eylemleri sürecinde ve sonrasında, benim için neler değişti? (Türkiye genelinde bir değerlendirme bekleyenler şimdi yavaşça uzaklaşıyor.)


Bu sürecin başında apolitik, sıradan haktım. Sonunda çapulcu oldum, “bunlar” oldum, “onlar” oldum, faiz lobisi oldum, marjinal oldum, baş olmaya çalışan ayak oldum.


Hayatımda ilk defa eylemlere katıldım, slogan attım, yürüdüm. Biber gazını tattım.


Bizim evden Kızılay çok uzak değilmiş. Hatta gözümde çok büyüyen meydan ve Bakanlıklar bölümü defalarca yürünebiliyormuş, koşulabiliyormuş bile. Atatürk Bulvarı’ndaki alt geçitten geçerken “canım canım seramikleri” kırık görünce gülümsüyorum.


Ntv, CnnTürk, Habertürk gibi kanalları izlemiyorum. Bazı programları izlerken bile suçluluk duyuyorum. (Tartışma programları izliyorum, mecbuuur) Reklamlarda kesinlikle kanal değiştiriyorum.


Başbakan’ın mitinglerinde verdiği istatistik rakamlarını kafadan 10’da 9 oranında küçültüyorum.


Geriye doğru kafamda Türkiye gündemini tarıyorum. Bize ne konuda yalanlar söylenmiştir daha önce diye sorguluyorum.


TOMA’nın, POMA’nın açılımını biliyor, akrebi gözünden tanıyor, biber gazı ile nasıl mücadele edeceğim konusunda kendimi geliştiriyorum.

Ekose ceketin ve bir Belediye Başkanı'nın twitter hesabının işkence yöntemi olarak kullanılabileceğini öğrendim.

Orantısız şiddete, orantısız mizah ile cevap verilebileceğini, biber gazının ve Toma'dan sıkılan suyun insanları dağıtmaya değil birleştirmeye yaradığını gördüm.


Artık kitap tercihlerimi Türkiye’nin yakın tarihi, siyasi geçmişi, araştırma ve otobiyografi kitaplarından yana yapıyorum.


Arkadaşlarımızla ilk sohbet konumuz ülke gündemi ve Gezi olayları. Geriye kalan konular da bir anda önemini yitiriyor zaten.


Halk tv ve +1’in kanalarda hangi numarada olduğunu biliyorum artık. O hortum kaç metre uzuyor, yaz aylarında kıllarla mücadele falan hep bizim konumuz. En son artık zayıflama ile ilgili reklamlar başladığında “Beni tanıdılar siz kaçın.” dedim.  


Uyanır uyanmaz twitterda ben uyurken neler kaçırmışım diye kontrol ediyorum. Sosyal medyada duyduğum haber için değil, geleneksel medyada duyduğum haberi doğrulamak için sosyal medyaya bakıyorum.


Twitter’da hangi bilgi dezenformasyon, hangisi gerçek, hangi hesap fake, hangisi takipçi çekmek için tweet atıyor gözünden tanıyorum.

Ülke gündemini okuyabiliyor, okuyamadığım yerde farklı görüş ve düşünceleri takip ediyorum.


Antikapitalist marjinal müslümanlar nedir, kimdir, nasıl düşünür, nasıl hareket eder, nelere karşılar, kimlerin yanındalar biliyorum.


Zaten öyleydi ama artık ikinci takımın gönülden Beşiktaş. Çarşı ruhunu zaten seviyordum şimdi hastasıyım.

Son olarak;


Artık insanları daha çok seviyorum. Kesin bilgi.

Hülooooooğğğğğ!